3 Ocak 2014 Cuma

Yaþlý Kocadan Sonra Genç Sevgili Yaraðý!

Selam sex hikayeleri okurlarý. Adým Funda. 27 yaþýndayým, konutliyim, çocuðum hayir. Benden 15 yaþ büyük kocamla, ben üniversite sýnavlarýna hazýrlanmak için dersaneye giderken tanýþtým. Despot baba konutinin baskýsýndan nihayetra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranýþlarýna kandým. Bana ve konut halkýna aldýðý güzel armaganler, iltifatlar, varlikliliði, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planlarým çöpe atýldý, kýsa sürede konutleniverdik.



Ve gerdek gecesinden itibaren, benim anlayýþlý olgun erkeðim kayboldu, daha doðrusu maskesini çýkardý, yerine cahil, kaba, hödük, aþýrý kýskanç bir koca tipi geldi oturdu. Niþanlýlýk döneminde (Prensesim! Yavrum!) diye etrafýmda dolanan adam, daha ilk gece, benim korkularýma, kendimi kasmama, çýrpýnmalarýma hiç aldýrmadan, üstümdeki gelinliði parçalayarak soydu beni. Çýplak, körpe, el deðmemiþ bedenime sapýk bir tecavüzcü gibi parlayan gözlerle bakarken kendisi de soyundu. Ortaya çýkan, týknaz, aþýrý kýllý vücuduyla, romantik bir gerdek gecesi bekleyen saf kýzýn üstüne adeta saldýrýp debelenmeye baþladý...

Muradýna erip, ter su içersinde, öküz gibi soluya soluya yan tarafa devrildiðinde, ben bacak fasilamdan yataða süzülen bekaret kanýmla, yanaklarýmdan yastýða süzülen göz yaþýmla, kasýklarýmdaki acý ve korkunç piþmanlýðýmla tavaný seyrediyordum. Baþýmý yan tarafa çevirdiðimde yerde paramparça edilmiþ gelinliðime iliþti gözüm. Ýçimdeki piþmanlýk kasýklarýmdaki sancýyý bastýrdý, (Tanrým, ben ne yaptým?) dedim kendi kendime. Ve bugüne kadar, nerdeyse 10 yildir bu cümleyle yaþadým, (Ben ne yaptým?).

Geriye dönmek hayir, babam kapýyý bile açmaz. Ýleriye gitmek hayir, lise diplomasýyla hiçbir becerim olmadan ne yapabilirim, kendime nasýl bir yaþam kurabilirim? Bunca yil bir bitki gibi bu adamla konutlilik yaþadým. Akþamlarý içki sigara kokularýyla, genelde alkollü konute geliþi. Üç beþ, kendi ilgi alanýndan, benim umursamadýðým konuþmalarý. Yataða giriþi. Kýllý göbekli, iðrenç gövdesiyle üstüme çýkýþý. Ve öpüþmesiz okþamasýz, kýsa süren bir seks. Kendisi boþalýr, yana devrilip horlamaya baþlar. Ya aþýrý derecede kýskançlýðýna ne demeli? Suçum genç ve güzel olmak. Dýþarý çýkmak hayir, arkadaþ aile görüþmesi hayir, perdeler kapalý, alt kattaki kiracýlarla sýnýrlý iliþki, tam bir esir hayatý. Çocuðumun olmamasýný da baþýma kaktý her fýrsatta. Bense hiç üzülmedim buna. Dünyaya kocam gibi bir yaratýk daha getirmektense, çocuksuz yaþamak daha iyidir diye düþündüm.

Bunlarý neden anlattým? Tolga ile, alt kattaki kiracýlarýn 20 yaþýndaki genç oðluyla yaþadýðým iliþkiye mazeret fasilamak için mi? Evet! Fakat gerçek bunlar, mazeret deðil. Kocamla fasilamýzda bu kadar yaþ ayrim – nüans – baskaliký olmasaydý, beni anlasaydý, gerçek anlamda sevseydi, beni yatakta doyursaydý, bunlarý, bu iliþkiyi yaþar mýydým? Sanmýyorum!

Peki piþman mýyým? Kesinlikle hayýr! Piþman deðilim! Tolga, bu genç, yakýþýklý, kuvvetlü adam, bana hayatý, yaþamayý, seksi, doyumu, tatmin olmayý, orgazmý, sevgiyi, sevilmeyi, gülmeyi öðretti çünkü. Hiç de piþman deðilim. Aksine çok mutluyum!

Her þey bundan 2 yýl önce baþladý. Kocam iþ için üç günlüðüne baþka nir þehire giderken, binbir tembihle beni koca konutde yalnýz baþýma býrakmýþtý. Can sýkýntýsýndan ölmek üzereydim. Her zaman gidip sohbet ettiðim alt kattaki kiracýlarýmýz da köye gitmiþlerdi... Akþamýn geç saatinde kapý çalýndý. Çekinerek gözetleme deliðinden baktým, alt katta oturan ailenin genç oðlu Tolga kapýnýn önünde duruyordu. Yakýþýklý güleç simaünü gördüðümde içim cýz etti. Çok seviyordum onu. Hoþ sohbeti, güleryüzü, candan tavýrlarý etkiliyordu beni. Merakla kapýyý açtým.

Tolga çekingen bir tavýrla, “Ýyi akþamlar Funda abla, rahatsýz ettim, ama bizimkiler hayirlar, bu saate kadar gelmediler. Nerede olduklarýndan haberin var mý acaba?” dedi. Ailesi sabahtan apar topar köye gitmiþti, bir akrabalarý vefat etmiþti. Anlattým, “Sana not býrakmýþlardý, görmedin herhalde?” dedim. “Görmedim Funda abla. Rahatsýz ettim, iyi akþamlar...” dedi. Gitmesini istemiyordum, caným korkunç sýkýlýyordu. Atýldým, “Gel Tolga, ben de çay demlemiþtim. Bir bardak çay iç, öyle git!” dedim. “Yok Funda abla, rahatsýz etmeyeyim, ben gideyim. Bilgisayarda iþim vardý. Teþekkür ederim!” dedi, gitti.

Kös kös ardýndan baka kaldým. Sonra kapýyý kapatýp içeriye salona, yalnýzlýðýma döndüm. Amaçsýzca odalarda seyahatndim. Ruhum sýkýlýyor, duvarlar üstüme üstüme geliyorlardý sanki. Soyundum, kendimi yataða attým. Her zaman yaptýðým þeyi yapmaya, fantaziler kurarak kendimi okþamaya baþladým. Gözlerim kapalý, bir elim külodumun içinde, diðer elim göðsümde, meme ucumu ovalarken hayaller kurdum...

Bu akþam hayal kurmak da basitdý. Fantazilerimin her zamanki kahramaný Tolga az önce kapýmdaydý. Onun gitmediðini, içeriye girdiðini, öpüþtüðümüzü, seviþtiðimizi hayal ettim. Tolga bana sarýlýrken, ben de kollarýmý sýmsýký kendime sardým. O hayalimde meme uçlarýmý emerken, ben iki meme ucumu da lisanimle ýslattýðým parmaklarýmýn fasilasýnda sýkýþtýrýp ovaladým. O hayalimde genç irisi gövdesiyle bacaklarýmýn fasilasýna girip beni becerirken, benim iki elim de külodumun içine daldý, am dudaklarýmý sýkýþtýrýp orta parmaðýmý içeriye saldým. Kendimi okþaya okþaya, amýmý parmaklayarak kývrandým soðuk yataðýmýn içinde. Ýnleye inleye boþaldým.

Üzerimde bir tek ýslak külotla, çýplak vaziyette, soluk soluða sýrt üstü yatýp tavana bakarken (Hayat mý bu?) diye düþündüm. Ömrüm böyle mi geçecek benim? Kendimi okþaya okþaya. Yalnýz. Kimsesiz. Yaþlý, anlayýþsýz, kýskanç, despot kocayla. Yine dört duvar üstüme kapanmaya baþladý. Kendimi mezarýn dibinde hissedip bunalýyordum. Nefes alamýyordum.

Aklýma Tolga geldi nihayetra. O da alt katta benim gibi yalnýzdý. Çay. Öyle ya. Çay demlediðimi söylemiþtim ona. Ýçeri gelmemiþti. Ben gidip kapýsýný çalsam? Çayý ona götürsem? Seks falan aklýmda deðil, zaten az önce hayalimde onunla seviþip boþalmýþým. Ýnsan gibi iki sohbet etsem? Yalnýzlýðýmý gidersem?

Sonunda dayanamadým. Kalktým, üzerime temiz bir külot, sütyen, dolaptan bir esbap geçiriverdim. Makyaj aynasýnda kendime biraz çeki düzen verdim aceleyle. Gardrobun boy aynasýnda kendime bir baktým. Güzel olmuþtu. Kocamýn dýþarýda giymeme izin vermediði, konut içinde kullandýðým, eteði diz üstünde, yakasý biraz dekolte esbapyi seçmiþim nedense. Mutfaða gittim telaþlý adýmlarla, demliði ve bardaklarý bir tepsiye koyup, doðru aþaðýya indim. Zile bastým. Tolga açtý.

Çekine çekine, “Çay demledim, ama konutde hiç þeker kalmamýþ Tolga. Sizde vardýr, beraber içelim diye geldim, tabii rahatsýz etmezsem?” dedim. Üzerinde eþofmanlar vardý, beni içeriye davet etti, “Gel abla, rahatsýzlýk ne demek? Ben üzerimi deðiþeyim sen çayý koyana kadar...” dedi. “Gerek hayir caným, akþam saati giyimin önemli deðil, rahatsýz olma!” dedim. Ýçeriye girdim. Salonda sehpanýn üzerine tepsiyi koyarak çaylarý hazýrladým. Tolga da þekeri getirdi. Televizyonu açýp çayýmýzý içmeye, sohbet etmeye baþladýk.

Söz dolandý, yalnýzlýðýmýza geldi, “Ahmet abi hayir galiba konutde?” dedi. Adýný duymak bile keyfimi kaçýrmaya yetmiþti. “Yok, o da iþ için gitti, birkaç gün gelmeyecek...” dedim. Sonra dayanamayýp ekledim, “Zaten olsaydý da ayrim – nüans – baskalik etmezdi, sürekli içkili oluyor, sýzýp kalýyor. Ben de yalnýz kalýyorum hep böyle...” dedim.

Sözcükler aðzýmdan çýkar çýkmaz kendime geldim, neler söylüyordum ben? Yanaklarým kýzararak Tolga’ya baktým, anlayýþlý sevecen bakýþlarla bakýyordu bana. Baþýný iki yana sallayýp duruyordu, gözlerinde bana acýyan bir ifade vardý. Köþede duran bilgisayar dikkatimi çekmiþti. Konuyu deðiþtirmek, tehlikeli sulardan iraklaþmak için bilgisayarý bahane ettim. Bir iki sual sordum, bilmediðim birkaç þeyi açýp gösterdi bana. Öyle hoþuma gidiyordu ki bilgiç bilgiç bana anlatmalarý, saatlerce dinleyebilirdim onu...

Ýnterneti açýp bir iki site gösterirken, yanlýþlýkla daha önce açtýðý porno sitesi beliriverdi ekranda. Çýplak kadýnlar, erkekler, her þeyleri meydanda sikiþ fotografleri kaplayývermiþti ekraný. Telaþla simaü kýzararak kapatmaya çalýþtý açýlan fotografleri. “Þey, virüs girdi galiba abla...” diye kekeliyordu bir yandan. Ben de utanýp baþýmý çevirdim. Evliydim ama en az Tolga kadar bilgisizdim bu konularda ve genç kýz gibi utanmýþtým en az onun kadar. Kalkýp gitsem mi diye düþündüm bir an, nihayetra vazgeçtim, Kukumav kuþu gibi tek baþýma oturamazdým konutde. Bilgisayarý kapatýp geniþ kanepede sessizce, yanyana oturduk.

Neden nihayetra sessizliði Tolga bozdu, “Funda abla, özür lisanerim. Ýnan bilerek yapmadým...” dedi. Tüzüne baktým. Yakýþýklý, güzel simaüne. Mavi gözleri yalan söylemiyorum diyordu bana. Elimi uzatýp elinin üzerine koydum, teselli etmek isteyerek, “Üzme kendini Tolga’cým. Gençsin, bekarsýn. Normal böyle þeyler!” dedim. Sanki ben çok tecrübeliymiþim, çok þey biliyormuþum gibi. Bunu söylerken elinin sýcaklýðý elimi yaktý adeta, hýzla çektim elimi. Ne yapacaðýmý þaþýrmýþtým. O elektrikli hava bir türlü daðýlmýyordu. Bir þeyler yapmalýydým.

Kalktým, çaylarý tazeledim. Titreyen ellerimle Tolga’ya çay bardaðýný uzatýrken, o da elini uzatýnca elime çarptý, sýcak çay bardaðý olduðu gibi kucaðýna devrildi. Caný yanarak ayaða fýrladý. Eþofmanýn önü çay olmuþ, duman tütüyordu. Aceleyle banyoya koþturdu. Ben de üzülmüþtüm çocuðun caný yandý diye. Ýlk þaþkýnlýðýmýn ardýndan hemen arkasýndan seðirttim yardým amacýyla. Banyonun kapýsýný açýp içeriye daldým. “Tolga, canýn yandý mý, nasýl oldun?” diye sorarken, eþofmanýn altýný çýkardýðýný ve küvetin içinde duþ hortumuyla kasýklarýna su tuttuðunu gördüm...

Aðzým açýk, donup kalmýþ onu izliyordum. Kaslý bacaklarýnýn fasilasýnda kalýn ve uzun bir yaraðý vardý. Tabi insan ister istemez, konutde kocamýn yýllardýr içime sokup durduðu þeyle bu güzel yarak fasilasýnda karþýlaþtýrma yapýyor. Ben de yaptým. Kocamýn minik, kara kuru sikini bunca yildir yarak niyetine içime almýþtým. Ama þu anda karþýmda pespembe, kocaman baþýyla, çatiarlý gövdesiyle bakýlasý, öpülesi, içime sokulasý bir yarak, beni kýþkýrtýrcasýna bana bakýyordu. Tolga da donup kalmýþtý. Yaraðýný gizlemeyi, örtmeyi akýl bile edememiþti. Malý meydanda, elindeki ucundan su fýþkýran duþ hortumunu unutmuþtu zavallým, sular yerlere akýyordu.

Ne yapacaðýmý bilemedim ilk anda. Donup kaldým ben de. Ama nihayetra içimdeki kadýnlýk hormonlarý dürttü. Hipnotize olmuþ gibi birkaç adým attým gözümü yaraðýndan ayýrmadan. Ýkimiz de konuþmuyor, birbirimize bakýyorduk. Yanýna yaklaþtým. O da küvetten çýkýp bana geldi ayný þekilde. Aramýzda bir karýþ mesafe vardý sadece. Gözlerimiz birbirine kenetlenmiþti. Dudaklarým titriyordu. Gözlerimi, onun uzun kirpikli mavi gözlerinden, etli dudaklarýndan ayýramýyordum. Nefes alamýyordum. Dudaklarýmý fasilaladým soluk almak için. Tolga titrek bir sesle, “Funda abla...” dedi...

Gözleri dudaklarýmdaydý. Ýstekle fasilalanan, arzuyla titreyen ýslak dudaklarýmda. Eðildi, öptü dudaklarýmdan. Bir anda birbirimize sarýlýverdik, vahþice öpüþmeye baþladýk. Sýmsýký kucaklamýþtý beni, altý çýplak vaziyette, sertleþmiþ yaraðý ince etekliðimin fasilasýndan kasýklarýma batýyordu. Dakikalarca öpüþtük. Dili dudaklarýmý okþuyor, soluk almak için açýlan aðzýmdan içeriye sokup lisanimle buluþuyor, beni delirtiyordu.

Bana sarýlmayý býraktý. Dudaklarýný ayýrmadan eþofmanýn üzerini çýkardý. Tekrar sarýldý. Ayakta, kollarýnda eriyordum adeta. Çýrýlçýplaktý. Kaslý vücuduna sýmsýký bastýrýyor, ince kumaþlý esbapmin üzerinden yaraðýnýn sertliðini kasýklarýmda duyumsuyordum.

Dizlerim titremeye baþladý. Ayakta duramýyordum. Anladý ne halde olduðumu, kollarýyla tüy gibi tutup kaldýrdý beni, kucaklayýp içeriye, salona götürdü. Öpüþmeye devam ediyorduk. Üçlü koltuðun üzerine yavaþça býraktý beni. Býrakýrken de çýplak vücuduyla üzerime çýktý. Elbisemin incecik kumaþýndan onun çýplak gövdesinin aðýrlýðýný, yaraðýnýn sertliðini, yakan sýcaklýðýný hissediyordum. Bir kolunu boynumun altýndan geçirmiþ, yastýk yapýp, vahþice dudaklarýmý emerken, diðer elini esbapmin eteðine götürdü...

Bacaklarýmý yavaþ yavaþ, okþaya okþaya eteðimin altýnda ilerlemeye baþladý eli. Baldýrlarýmý, bacaklarýmýn içlerini, külodumun üzerinden amýmý okþadý uzun uzun. Ýçimde volkan kaynýyordu sanki. Lavlar boþalýyordu, külodumun ýslandýðýný hissediyordum. Ateþ gibi parmaklarýný fasiladan sokup amýmý avuçladýðýnda, dudaklarýnýn içinde zevkle inledim. Nefes alamýyordum, “Ohhh! Tolga! Tolga...” diyebildim.

“Funda abla çok güzelsin. Harikasýn. Seninle seviþiyorum, hep hayallerimde olduðu gibi. Ýnanamýyorum buna!” deyip, aç dudaklarý her yerimde, dudaklarýmda, yanaklarýmda, kulak memelerimde, gerdanýmda dolaþýyordu. Bir yandan dudaklarý, bir yandan klitorisimi ve amýmý okþayan parmaklarý bitiriyordu beni. Yað gibi eriyordum kollarýnda...

Öpmeyi býraktý. Doðruldu. Ne yapacak diye beklerken, esbapmin önündeki düðmeleri çözmeye baþladý. Sabýrsýz parmaklarý titreyerek düðmeleri tek tek açtý. Elbisemin önü tamamen açýlmýþ, dantel sütyenim ve külodum meydana çýkmýþtý. Sütyenimi zorlayan memelerimi aç bakýþlarla süzdü bir an. Dayanamadým, kalkýp koltuðun üstünde diz çökerek esbapmin kollarýný sýyýrdým, çýkarýp kenara attým. Sütyen külot kalmýþtým. Hýzla atýldý, dudaklarýma yumulurken, ellerini arkama, sütyenin kopçasýna götürdü. Sabýrsýzca, koparýrcasýna açtý sütyenimi, memelerimi meydana çýkardý.

Sütyenin baskýsýndan kurtulan memelerim, sertleþmiþ uçlarýyla onu davet ediyordu sanki. Hayran bakýþlarýnýn altýnda mutlulukla kývrandým. Kocamýn pek ellemediði memelerim halen genç kýz sertliðinde ve dikliðindeydiler. Eðilip önce birini, nihayetra diðerini ucundan öptü. Ürperdim. Dudaklarý birinin ucunu kavrayýp emmeye baþladýðýnda kendimden geçtim adeta, baþýný tutup arkaya devrildim. Genç erkeðimi kendime çektim. Þimdi süt emen bir bebek gibi mememi emiyordu.

Beynimde þimþekler çakýyordu sanki. Meme ucumdan tüm vücuduma bir zevk ürpertisi yayýlýyor, kendimden geçiyordum. Bir bacaðý benim üstümdeydi. Yaraðý kalçalarýma deðiyor, ben buradayým dercesine bedenime batýyordu. Bir mememi býrakýp diðerine saldýrýyor, emiyor, avuçluyor, parmaklarýnýn fasilasýnda sýkarken vantuz gibi aðzýnýn içine tamamýný almaya çalýþýyordu. Bense altýnda kývranýp duruyordum deli gibi...

Göðsümü emen dudaklar aþaðýya indi. Karnýmý, göbeðimi tavaf etti. Dudaklarýnýn yaný sýra lisaniyle ýslak bir iz býrakýp aþaðýya yöneldi. Hiç yaþamadýðým þeylerdi hissettiklerim. Gözümün önünde yýldýzlar uçuþuyordu. Üzerimde kalan tek giysi olan külodumu okþarcasýna sýyýrdý bacaklarýmdan. Ve dudaklarýný ellenmemiþ amýmýn üzerinde hissettim. Sýcacýk. Islak. Amýmý yeni temizlemiþtim. Sanki onu bekler gibi pýrýl pýrýl, kaymak gibi yapmýþtým. Ve þimdi Tolga kaymaðýmý asle meþguldü.

Amýmýn dýþ dudaklarýný fasilalayýp lisaniyle boydan boya seyahatndi amýmda. Dilinin ucu býzýrýma deðdi, ben yerimden zýpladým. Ýnanýlmaz bir zevk, bir þehvet dalgasý sardý her yanýmý. Býzýrýmý yaladý, emdi uzun uzun. Sonra lisanini aþaðýya indirdi, parmaklarýyla amýmýn dýþ dudaklarýný fasilalayýp içime soktu. Islak ve sýcak lisanini olabildiðince içime gömdü. Hava almaksýzýn dudaklarýný kapattý amýma. Amýmý emerken lisanini içeride oynata oynata içimi okþuyordu. Bu fasilada ýslak parmaðýyla klitorisimi okþarken, diðer elinin bir parmaðý arka deliðimi hayirlamaya baþladý.

Ýþte o anda kendimi kaybettim. Böyle bir zevk yaþamamýþtým ömrümde. Tüm vücudum kasýlmaya, dalgalanmaya baþladý. Halen sýcak lisani amýmdaydý. Parmaklarýný kalçalarýma geçirmiþ, kaçýp kurtulmamý engellemek istercesine sýkýyor, beni kinetiksiz býrakmaya, lisaninin verdiði zevki devam ettirmeye çalýþýyordu. Öyle bir orgazm yaþýyordum ki, kendimi ölmüþ, bulutlarýn üzerine çýkmýþ gibi hissediyordum adeta. Kalçalarým yataðý dövmeye baþlarken, amýmý emmeyi býraktý, yukarýya çýktý. Elleri memelerimi sýkarken, dudaklarýný benim soluk almaya çalýþan açýk dudaklarýma kapattý. Ölüyordum zevkten. Durmaksýzýn inliyor, kýsýk çýðlýklar atýyordum, “Oohhhh Tolga! Dayanamýyorum Tolga! Ölüyorummm! Ne yaptýn bana sen? Nasýl zevk bu? Erkeðimm! Aþkýmm! Ooohhhh!” diye.

Neden nihayetra sarsýntýlar hafifledi, azaldý, nihayeta erdi. Kendimi halsiz, yorgun bir halde Tolga’nýn kollarýna býraktým. Hiç böyle bir zevk yaþamamýþtým ömrümde. Halen, su içinde kalmýþ ýslak amýmý okþayan elinin üzerine elimi koydum minnetle. Gülümsedim. O da, “Öyle güzelsin ki Funda abla!” dedi hayranlýkla. “Teþekkür ederim! Hiç böyle bir zevk yaþamamýþtým. Hayatýmda bir erkekle yaþadýðým ilk gerçek orgazmým bu benim!” dedim. Gözleri açýldý, bana baktý, “Nasýl? Ýnanmýyorum sana, Ahmet abi hiç...?” dedi.

“Ahmet abin hiç böyle yapmamýþtý. Böyle sevmedi beni hiç. Ahmet abin her zaman içime girer, birkaç git gel yapar ve nihayetra kendi boþalýr, beni düþünmeden uyur sýzar kalýr!” dedim. Sonra elimi uzatýp yarý kalkmýþ durumdaki sikini okþadým ve utanarak ilave ettim, “Deðil senin yaptýðýn gibi amýmý yalamak emmek, adamakýllý seviþmedi bile!” dedim. Okþamalarým yarý kalkýk sikini sertleþtirmiþ, dimdik olmuþtu. Kývrandý, “Sen de yalamak ister misin Funda abla?” dedi çekingen bir tavýrla. Ýstediðini yapmayacaðýmdan, tersleyeceðimden korkar gibiydi.

Gülümsedim, “Hiç yapmadým bunu Tolga. Ama madem sen beni bu kadar mutlu ettin, sana bunu borçluyum aþkým! Ne istersen yaparým senin için!” dedim. Doðrulup dudaklarýndan öpmeye baþladým, seyahatne seyahatne boynuna, göðsüne, sert karnýna kadar indim. Kasýklarýna baþýmý eðdim, güzel sikini elimle tutup hayran hayran baktým. “Ýlk defa yapýyorum bunu! Beceremezsem sen yönlendir beni!” diyerek, lisanimi çýkarýp ucuyla boydan boya yaladým sikini...

Ýyice sertleþmiþ, çatiarlarý parmak gibi kabarmýþtý ellerimin fasilasýnda. Dilimin ucunu kabarmýþ kan çatiarlarýnda, yumruk gibi baþýnda, þapkasýnýn kenarlarýnda gezdiriyordum ýslak ýslak. Eðildim, aþaðýya indim, taþaklarýný dudaklarýmýn fasilasýna alýp emer gibi yaptým. Kývranýyordu ben bunlarý yaptýkça, inliyordu. Yukarýya çýktým. Aðzýmý kocaman açýp sikinin iri baþýný aðzýmýn içine almaya çalýþtým. Diþlerim canýný yaktý sanýrým, inledi. Ona kýsýk sesle, “Özür lisanerim aþkým, ilk defa bir erkeðin sikini aðzýma alýyorum. Kusura bakma.” dedim. “Önemli deðil Funda abla. Ben de þimdiye kadar birkaç orospuyla, parayla seviþtim sadece. Hiçbir kadýn da bunu yapmamýþtý bana. Sikimi aðzýna alýp emen olmadý þimdiye kadar. Ilaç m et sen!” derken parmaklarý saçlarýmýn fasilasýnda dolaþýyordu.

Bu beni daha da ateþledi. Dudaklarýmý daha da açýp aðzýma aldým sikinin baþýný. Þapýr þupur bebek emziði gibi emmeye, lisanimle içimde yalamaya baþladým. Tolga da baþýmdan tutup kendine bastýrýyordu. Böylece koca siki aðzýmýn içinde kaybolmaya, yavaþ yavaþ aðzýmýn derinliklerine kadar girmeye baþladý. Gözleriyle beni izliyordu. Ben de onun zevkten kýsýlmýþ gözlerinden gözlerimi ayýrmadan iþimi yapýyor, onun yönlendirmesiyle sikini nihayetuna kadar aðzýmýn içinde kaybetmeye, onu zevkten eritmeye çabalýyordum.

Belki bir 10 dakika böyle emdikten nihayetra kasýlmaya baþlamýþtý ki, birden kalktý yerinden, beni sýrtüstü yatýrýp üzerime çýktý, sikini tekrar aðzýma soktu. Baþým iki siranin fasilasýndaydý. Saçlarýmdan tutup nihayetuna kadar kendine çekti. Dudaklarým kasýklarýna deðdi. Nefessiz kalmýþtým. Baþýmý sallayýp kurtulmaya çalýþtým. Sikinin bassý bademciklerime deðiyordu, boðazýmdan içeriye girmiþti sanki. Saçýmdan tuttuðu parmaklarýyla baþýmý geriye çekti, soluk almamý saðladý, nihayetra tekrar gömdü. Kalçalarýný ileri geri oynatýyor, aðzýmý siker gibi gidip geliyordu. “Ohhh Funda ablaaa! Harika emiyorsun! Delirtiyorsun beni! Aaahhhh! Harikaaa!” diye feryat ediyordu bir yandan da.

Benimse yanit verecek halim hayirtu. Aðzýmýn içinde kocaman bir yarakla soluk alamadan aðzýmdan sikiliyordum. Tam boðulacak gibi olduðum anda sikini aðzýmdan çýkarýyor, bir parça soluk almamý saðlýyor, nihayetra tekrar sikini aðzýma gömüyordu. Kendimi kurtarmak için ellerimi kalçalarýna sarmýþ, týrnaklarýmý kabalarýna geçiriyordum. Ama týrnaklarýmýn acýsý bile engel olmuyordu erkeðime ve beni aðzýmdan sikmeye devam ediyordu...

Sonunda kasýlmaya, döllerini aðzýmýn içine püskürtmeye baþladý. Kaçmak istedim, býrakmadý. Döllerinin nihayet zerresine kadar aðzýma, boðazýmdan içeriye boþalttý titreye titreye. Baskýyý hafifletmiþti. Ben de olan oldu diyerek tadý pek hoþuma gitmese de yaraðýný emdim, nihayet çatilasýna kadar döllerini boþalttým. Aðzýma boþalmaktan mest olmuþtu. Koltuðun üzerine devrildik ikimiz de. Nefes soluke kalmýþtýk. Kenarda duran esbapmi alýp aðzýmýn kenarýndan taþan dölleri temizledim bir güzel. Çýrýlçýplak uzandýk öylece.

Elini uzatýp elimi tuttu, “Hiç böyle bir an yaþamamýþtým!” dedi. Elini sýktým minnetle, “Ben de aþkým. Ben de!” dedim. Kesik kesik konuþmaya baþladýk kendimize geldiðimizde. “Tolga, lütfen bundan kimseye bahsetme olur mu? Yalvarýrým sana! Eðer bahsetmezsen erkeðim olursun, her zaman yaþarýz bu zevkleri! Kocamla bunca yildir yaþadýðým seks deðilmiþ meðer, beni sen doyurursun bundan nihayetra! Ben de seni doyururum!” dedim. Eðilip öptü beni, “Deli misin Funda abla? Bu zevki yaþamak için ne istersen yaparým. Baþkasýna anlatýr mýyým hiç?” dedi.

Sýmsýký sarýldým ona, “Keþke daha önce yaþasaydýk bu zevkleri! Nelerden mahrum kalmýþým meðer! Becerikli erkeðim! Tatmadýðým zevkleri tattýran erkeðim! Bundan nihayetra kocam sensin! Erkeðim benim!” dedim. Yine sertleþmiþti siki, bacaklarýma deðiyordu taþ gibi. Dudaklarýmdan öptü, “Ama daha sikmedim Funda abla! Amýný yaladým sadece! Artýk seni sikmek istiyorum! Döllerimi amýna boþaltmak istiyorum! Hadi yukarýya, sizin konute çýkalým. Seni kocanýn yataðýnda sikmek istiyorum!” dedi.

“A-aa Tolga, konuþma böyle Sikli Amlý falan! Terbiyesiz!” dedim gülerek. Ama hoþuma gitmiþti böyle konuþmasý. Elimi fasiladan uzatýp sertleþen sikini kavradým. Taþ gibiydi. “Hýmmm, demek beni kocamýn yataðýnda sikmek istiyorsun ha? Kocamýn beni becerdiði yatakta? Ahlaksýz seni! Hadi o zaman yukarýya çýkalým, sik beni güzel güzel! Bu koca sikini sok amýma!” dedim. Ýkimiz de heyecanlanmýþtýk. Ateþimiz tekrar yükselmiþti. Kalktým, külot sütyenimi alýp giymek için davrandým. Elimi tuttu, “Hayýr, giyme Funda abla. Öyle gel, çýrýlçýplak!” dedi.

Binada ikimizden baþkasý hayirtu. Üçüncü kat boþ duruyordu. Kýkýrdadým, “Delisin sen Tolga! Çýlgýnsýn! Hadi o zaman, gidelim!” dedim. Beni kolumdan tuttuðu gibi, elimizde giysilerimizle dýþarýya çýktýk. Daha merdivenlerden çýkarken oramý buramý ellemeye, öpmeye baþlamýþtý bile. Kahkahalarla gülüyor, çocuklar gibi oynaþýyorduk. Ýyice sertleþen siki bacaklarýnýn fasilasýnda sallanýp duruyordu. Deli gibi tahrik oluyordum onun çýlgýn kinetiklerinden.

Bizim dairenin kapýsýna geldik. Heyecanla esashtarýmý esashtar deliðine sokmaya çalýþýrken, Tolga arkamdan yaklaþýp yaraðýný bacak fasilamdan sokmuþ, beni belimden tutup kendine çekiyordu. Kapýyý zar zor açtýðýmda hemen içeriye girmedi, sýrtýmý kapýya dayayýp üzerime abandý kaslý gövdesiyle. Öpmeye baþladý. Ellerimi yukarýda birleþtirmiþ vücudunu vücuduma bastýrýyor, kinetik etmeme, kurtulmama izin vermiyordu. Siki kasýklarýma dayanmýþ baský yapýyordu. Hoþ, zaten pek kaçmak istediðim de hayirtu ya! Uzun uzun öpüþtük. Önümde onun kaslý bedeninin ateþ gibi sýcaklýðý, sýrtýmda çelik kapýnýn soðuk serinliði. Deli oluyordum zevkten...

Ve neden nihayetra kapýyý kapatýp içeriye girdik. Bu sefer hakimiyet bendeydi. Onu kolundan tutup yatak odamýza götürdüm. Yatak odam herzamanki gibi gayet düzenliydi. Oldukça geniþ bir yataðýmýz vardý. Etrafýna bakýnýp duran Tolga’ya sarýlýp dudaklarýna yapýþtým. Karþýlýk verdi. Öpüþürken solukimiz kesiliyordu. Bir eli saçlarýmý çekerken, diðer eli sýrtýmda, kalçalarýmda dolaþýyor, kendine sýmsýký bastýrýyordu beni. Az önceki ihtiras yine tüm vücudumu sarmýþtý. Alevler içinde yanýyordum. Dudaklarýmý çekip inledim, “Tolga, bu gece seninim! Bu gece kadýnlýðýmý yaþat bana!” diye.

Beni öpe öpe yataðýn kenarýna kadar götürdü. Öpmeyi býrakmadan üzerime eðildi, beni yataða uzattý boylu boyunca. Bunca yildir kocam yanýmda horlarken aðladýðým, kendimi tatmin ettiðim yataðýmda, genç bir erkeðin altýna yatmak üzereydim. Heyecandan, zevkten ölüyordum. Tolga’nýn tüm bedenimde dolaþan dudaklarý elleri bitiriyordu beni. “Hadi Tolga, içime gir artýk! Dayanamýyorum, seni içimde istiyorum!” diye inledim. Bacaklarýmý fasilaladý, dizlerinin üstünde yaklaþtý. Sikini tutup baþýný ýslak amýmýn kapýsýnda, dudaklarý üzerinde dolaþtýrdý. Ýnledim. Kalçalarýmý oynatarak kývrandým, “Hadii, sok artýk!” dedim.

Kýrmadý beni. Yavaþça yüklendi. Ama girmedi hemen. Tüm ýslaklýðýna karþý amýmýn giriþi güçlük çýkarýyordu kocaman yaraðýna. Biraz daha ýslaklýðýmý okþadý, yaraðýnýn baþýný ýslattý sularýmda. Sonra tekrar bastýrdý. Baþý girmiþti içime. Durdu. Bekledi. Tekrar ittirdi. Yavaþ yavaþ koca sikini gömüyordu amýma. Ýnanýlmaz bir zevkti yaþadýðým. Kendimi kaybediyordum zevkten. “Aaahhh!” diye inledim. “Beðendin mi Funda abla? Sikim zevk veriyor mu?” diye sordu. “Deli misin? Zevk de laf mý Tolga? Çok güzelll! Kocamýn pipisine alýþtý amým, senin koca sikin kudurtuyor beni, zevkten ölmek üzereyim!” dedim.

Bütün bedeniyle üstüme yüklendi. Siki dibine kadar amýma girdi bir anda. Boynuna sarýlýp tüm vücudumla yapýþtým ona. Bacaklarýmý beline sardým. Bacaklarýmýn fasilasýnda koca bir et parçasý vardý ve beni zevkten, þehvetten öldürüyordu bu kalýnlýk. Kýpýrdanmaya, amýmýn içinde gidip gelmeye baþladý yavaþ yavaþ. Nefesim kesiliyordu zevkten. Boynuna diþlerimi geçirip týsladým, “Ohhhh! Harikaaa! Mmmm! Çok güzel! Hadi hýzlan aþkým! Sik beni!” diye. “Hemen deðil Funda abla... Seni yavaþ yavaþ sikecem! Kocanýn yaptýðý gibi sikimi sokup çýkarýp boþalmayacaðým sana! Tadýný çýkaracaksýn yaraðýmýn! Sikilmenin, seks yapmanýn ne demek olduðunu öðreneceksin bu gece Funda abla!” dedi soluk soluke kulaðýma.

Biraz hýzlanýyor, biraz yavaþlýyor, gelecek gibi olduðunda durup bekliyordu. Böyle yapýnca da ben zevkten kuduruyor, deliriyordum. Yavaþ yavaþ kendini geriye çekiyor, nihayetra hýzla, bir anda köküne kadar yaraðýný içime sokuyordu. Sikinin baþýnýn ta diplerime deðdiðini, koç baþý gibi zorladýðýný hissediyordum. Amýmýn diplerinde hissettiðim sertliðinin okþamalarý beni benden alýyor, kývranýyor, kendimi saða sola atýyordum. Kalçalarýmý çalkalayýnca da daha kötü oluyor, koca siki amýmýn içinde her yerime deðiyor, çýldýrtýyordu. Amýma her vuruþunda zevkin yanýnda acýyla inliyordum. Kocamýn hiç deðmediði yerlerime deðiyordu yaraðý...

Ve bir yarak içimdeyken hayatýmýn ilk orgazmýný yaþadým, kendimden geçtim. Bacaklarýmý sýmsýký kalçalarýna sarmýþ, indirip kaldýrýyor, kalçalarým yataðý dövüyor, haykýrýyordum. Ýnanýlmazdý yaþadýðým þey. Dakikalarca sürdü bu zevk. Kendimden geçtim bir süre. Neden nihayetra kendime geldiðimde Tolga halen içimde, bacaklarýmýn fasilasýndaydý ve gidip geliyordu yavaþ yavaþ. Tekrar inlemeye baþladým. O volkan tekrar kaynamaya, zirveye yükselmeye baþladým. Tolga da nihayeta yaklaþmak üzereydi...

Tam bu esnada telefon çaldý. Ýkimiz de durup yataðýn yanýndaki telefona baktýk. Hemen açmadým. Telefon birkaç defa çalana kadar soluðumun düzelmesini bekledim. Konuþabilecek hale gelince elimi uzattým, ahizeyi kaldýrdým. Telefonun diðer ucunda kocam vardý. Sorun var mý, her þey yolunda mý diye fasilamýþ. Bu fasilada Tolga da içimden çýkmamýþ, üzerime uzanmýþtý. Bacaklarýmýn fasilasýnda genç bir erkek, yaraðýný amýmýn dibine kadar sokmuþ vaziyette, uykudan uyanmýþ sesimle kocama yanit verdim, “Aloo?” diye ve konuþmaya baþladýk. “Erkenden uykum geldi kocacým. Uyuyordum...” dedim.

Ben kocamla konuþurken, Tolga içimde milim milim sikini oynatýyor, yavaþ kinetiklerle gidip geliyordu amýmda. Aðzýmý kapatýp zevk inlemelerime engel olmaya çalýþtým kocama yanit verirken. Garibim, benim baþka bir erkeðin altýnda sikiþtiðimden habersiz, beni sualyordu. Buysa daha çok tahrik ediyordu beni. Kocamla konuþurken beni sikmekte olan Tolga ile göz göze bakýþýyorduk. Zevkten gözlerimiz kýsýlmýþtý. Dudaklarýmýzda bir gülümseme. Kocam uzun uzun bir þeyler anlatýrken telefonun ahizesini elimle kapatýp, Tolga’ya fýsýldadým, “Memnun musun aþkým? Telefonda kocam var. Ve sen karýsýný sikiyorsun!” diye.

Tolga inledi sessizce, “Ohhh! Evet Funda abla. Öyle güzel ki, Ahmet abinin karýsýný sikiyorum yataðýnda! Altýmda zevkten inletiyorum! Haberi hayir pezevengin!” diye fýsýldadý. Boynuna sarýlýp, omuzunu diþledim. “Erkeðim benim! Sikemeyenin karýsýný sikerler! Hadi sik beni! Güzel güzel sik! O koca yaraðýnla sik Ahmet abinin karýsýný! Ohhh! Sok yarraðýný bana!” diye fýsýldadým.

Kocam halen anlatýyordu telefonda. Arada ahizeyi kapatan parmaklarýmý kaldýrýp, (Hý… hý… konutet… hayýr…) diye yanitlýyordum onu. Özlediðini söyledi nihayetunda. “Ben de seni çok özledim kocacým! Yalnýzlýk zormuþ! Bir an önce gelsen keþke! Burda, yataðýmýzda yalnýz yatýyorum, sensiz! Gelsen de seviþsek!” dedim cilveli cilveli. Sanki gelse yapacaðýmýz þeyin adý seksmiþ gibi. Vedalaþtýk, “Ýyi geceler karýcým, kendine iyi bak!” dedi, kapattý telefonu. Bense ahizeyi elimden fýrlatýp attým, içimde gidip gelen Tolga’ya sýmsýký sarýlýp kalçalarýmý çalkalamaya baþladým, amýmda kinetik edip duran sikini daha çok hissetmeye çalýþtým.

Tolga’ya, soluk soluða, “Duydun mu? Kendime iyi bakacakmýþým!” dedim. Tolga da bütün gövdesiyle üstüme yüklenerek amýma abanýrken yanýtladý beni, “Merak etme Funda abla, ben sana iyi bakarým!” dedi.

Demin telefonda konuþurken biraz yavaþlatmýþtýk hýzýmýzý. Ama konuþtuðumuz hayasýz, ar çatiarý çatlamýþ kelimelerin etkisiyle delirmiþtim. Tolga da benden daha çok heyecanlanmýþ ve zevke gelmiþti. Sona yaklaþmýþtýk ve üzerime uzanmýþ, nihayet darbeleri vuruyordu. Boþalmak üzereydim. O da geleceðimi hissetmiþ, hýzlanmýþtý iyice. Ve nihayet hamlede öyle bir yüklendi ki, kendini kastý, odanýn içini dolduran inlemelerle ayný anda ben de kasýldým. Birbirimizi öylesine sýmsýký sarmýþtýk ki, ikimiz de birbirimizin kollarý fasilasýnda titreye titreye boþalýyorduk. Döllerinin sýcaklýðýný amýmýn diplerinde hissediyordum. Hayatým boyunca böyle bir þey yaþamamýþtým.

Bir süre içimde öylece kaldý. Amým sikini sarýyor, içimde yeni yeni küçüldüðünü hissediyordum. Ýçimden çýkmak istemiyor gibiydi. Bacaklarýmýn fasilasýnda boylu boyunca uzanýyordu üstümde. Nefeslerimiz nihayetunda düzene girdi, sakinleþtik. Ýçimden çýktý, kendini yan tarafýma býraktý ve “Sigaran var mý aþkým?” diye sordu.

Ýçim titriyordu o aþkým dedikçe. Kalkýp kocamýn sigara paketini çýkardým çekmeceden, iki sigara çýkarýp çakmakla ikisini de yaktým. Çýplaklýðýmdan utanmak aklýma bile gelmiyordu, öylesine doðaldý ki çýplaklýðýmýz. Tekrar yataða, sevgilimin koynuna girdim. Kollarýnýn fasilasýna uzanýp onun sigarasýný dudaklarýnýn fasilasýna kýstýrdým. Pek kullanmadýðým halde onunla beraber orgazm sigarasý tüttürdük birlikte. Göbeðinin üstüne koyduðumuz Fondöten kutusunu küllük olarak kullanýyorduk.

“Tolga, bundan nihayetra bana abla demeni istemiyorum!” dedim. “Peki aþkým! Bu geceden nihayetra kadýnýmsýn sen benim. Ablam deðilsin!” dedi. Uzanýp sigara dumaný çýkan etli dudaklarýný öptüm ve “Ýlk defa seviþmekten zevk aldým. Senin sayende aþkým! Senin kollarýnda kadýn olduðumu anladým ilk kez!” diyerek içimi döktüm. Kulaðýmdan öperek, “Daha gece nihayeta ermedi aþkým! Sabaha kadar benimsin! Altýmda inletecem seni! Halsiz kalýncaya kadar sikecem seni!” dedi. Sýmsýký sarýldým, “Ne istersen yap! Yýllarýn acýsýný çýkarmak istiyorum. Ne zaman, nasýl, ne kadar istersen seviþirim seninle!” dedim.

Tolga, “Ýçine boþaldým... Hamile kalýrsan?” dedi tereddütle. “Olsun, senin çocuðun, doðururum!” dedim. Endiþeyle simaüme bakýyordu. Gülerek yanaðýný okþadým, “Merak etme, çocuðum olmuyormuþ benim. Korunmamýza gerek hayir. Ýstediðimiz gibi seviþebiliriz yani!” dedim. Elimi uzatýp sikini okþadým, hemen baþýný kaldýrdý yaramaz. “Hatta þimdi baþlayabiliriz seviþmeye, gücün varsa?” dedim.

Belimden tutup bir anda üstüne çýkardý beni. Bacaklarýmý fasilalayýp, üstüne yerleþtiðimde, çoktan sertleþmiþ siki amýma baský yapmaya baþlamýþtý. Ne yapmak istediðini kadýnlýk sezgilerimle anlamýþ, sikinin üzerine oturmaya baþlamýþtým bile. Dudaklarýmý ýsýra ýsýra yaraðýný içime aldým. Belimden tutup kendine çekiyordu. Sonunda dibine kadar girdi.

Biraz bekleyip üstünde kinetik etmeye baþladým. Yukarý aþaðý inip kalkýyor, ucuna kadar çýkýp, dibime kadar içime alýyordum. Giderek hýzlandým, ýslak amýmýn içinde yað gibi kaymaya baþladý yraðý. Baþýný kaldýrýp memelerimi yalýyor, uçlarýný emiyordu ben üstünde gidip gelirken. Zevkten deliriyordum yine. Bir kez daha sarsýlmaya, orgazm olmaya baþladým. Sonunda üstüne yýðýlýp kaldým. Yana devrilip iki büklüm oldum. Bacaklarýmý kasýyor, halen devam eden orgazm kasýlmalarýnýn zevkini çýkarýyordum.

Sabaha kadar seviþtik. Duþ yaptýk. Banyoda bir kez de arkadan, minik deliðimden becerdi. Çýðlýklarýma aldýrmadan götümün kýzlýðýný bozdu. Onun zevkini de yaþattý bana. Duþtan çýktýk, yataðýn üstünde domalttý beni, kalçalarýmdan tutup amýma girdi. Bu kez deðiþik açýdan amýma giren yaraðý zevkten delirtti beni... Sabaha kadar seviþtik kýsacasý. Uzun uzun seviþtik. Durduk, dinlendik, sikiþtik. Ben erkeksiz, o kadýnsýz geçen yýllarýn acýsýný çýkarýrcasýna seviþtik. Sabah güneþ doðarken sýzýp kaldýk yatakta.

Öðlene kadar ölü gibi uyuduk. Uyandýk. Çýrýlçýplak konutin içinde dolaþtýk, oturduk, kalktýk, mutfakta as yedik. Evin her köþesinde, her odasýnda seviþtik. Ýki gün boyunca yeni konutli balayý çiftleri gibiydik. Hiç durmadýk. Öpüþüp koklaþtýk, seviþtik, sikiþtik. Ertesi gün, kocam gelecek diye zorla ayrýldýk birbirimizden.

Ýki yýla yakýn bir zaman boyunca sürdü Tolga ile bu iliþkimiz. Fýrsatýný bulduðumuz, canýmýzýn çektiði her anda birbirimizin kollarýna koþtuk. Fakat nihayetunda taþýndýlar, birbirimizi kaybettik. Þimdi hayata küsmüþ gibiyim. Bir kenara çekilip saatlerce Tolga ile yaþadýðýmýz seviþmeleri anýyorum. Mutfakta as yerken, o as masasýnda Tolga’nýn bana yaptýklarý. Kocamla yatarken, o yatakta Tolga ile yaþadýðýmýz orgazmlar. Kocamýn çükü içimde gidip gelirken, Tolga’nýn içimi dolduran yaraðýnýn kalýnlýðý. Kocamýn leþ gibi içki kokusundan iðrenirken, burun deliklerimde Tolga’nýn erkek vücudunun salgýladýðý beni tahrik eden erkek kokusu...

Fakat yapacak bir þeyim hayir. Ya böyle yaþamaya devam edeceðim, ya da kendime geleceðim, çýkýp kendime bir þekilde yeni bir Tolga bulacaðým. Onun gibi bir erkek. Beni doyuran, beni yaþatan, beni kadýn yapan bir erkek. Bekliyorum henüz. Bir gün karþýnýza, genç ve güzel bir kadýn çýkarsa, gözleriyle sizi süzen, tartan, fasilanan... O benim iþte!

Ateþli sohbet için 0088 189 61 962 numaralý telefonu fasilayarak ulaþabilirsiniz <3

[Funda]

Amcamýn Kýzýný Sikerken Yengeme Yakalandým!

Merhaba sex hikayeleri severler. Sizlere baþýmdan geçen olayý anlatacaðým. Sýradan bir Cumartesi günüydü. Ögleye doðruamcamýn kýzý Zeynep geldi, annemin konutde olup olmadýðýný sordu. Ben de konutdeolmadýðýný, ama geleceðini söyledim. Zeynep de, “Tamam ozaman beklerim!” dedi. Aradan 10 dakika falan geçti, Zeynep bana durup dururken, “Senden akýyor mu?” diye bir sual sordu. Ben anlamadým ne demek istediðini, “Ne akýyor mu?” dedim. Gülerek, “Sikinden döl akýyor mu?” dedi. Þaþýrmýþtým, birkaç saniye duraksadým, nihayetra bu konulara toy olmadýðýný düþündüm ve “Evet akýyor, niye sordun ki?” dedim. “Hiiiççç!” diye bir yanit verdi. Sonra bana çok tipsiz olduðumu, kendime bakmadýðýmý falan söyledi. Ben de sinirlendim ve “Bak sikecem þimdi, defol git baþýmdan orospu!” dedim ve daha cümlemi bitirir bitirmez geldi þortuma yapýþtý, “Hadi ozaman sik beni!” dedi ve þortumu asýlarak aþaðý indirdi. Ben hem sinirden, hemde heyecandan titriyordum. Birden sikimi donumdan çýkardý, eline aldý ve daha nihayetra aðzýna götürdü, yalamaya, emmeye baþladý. Ben halen titriyor, sýk sýk soluk alýyordum. O yalamaya devam ediyor ve bana zevk alýp almadýðýmý sualyordu. Ben biranda volkan gibi aðzýna patladým...



Zeynep ise hiçbir tepki vermeden yalamaya devam etti. Benim yarak inmiþti ve tekrar kaldýrmak için yaklaþýk 10 dakika kadar yalamaya devam etti. Bu arda ben de kendime geldim ve vahþi bir erkek gibi Zeynebin tiþörtünü çýkarttým, ardýnda da sütyenini çýkardým ve memelerini yalamaya baþladým. Zeynep inlemeye baþladý. Daha nihayetra yatýrdým, þortunu çýkardým, daha nihayetra da külodunu. Kýldan neredeyse amý görünmüyordu, ama výcýk výcýk amýndan sular akýyordu. Ben hiç yalamadan falan, tam sikimi amýna sokacaktým ki, “Hayýr, orasý olmaz, anlarlar!” dedi. Ben birkaç saniye düþündükten nihayetra ona hak verdim. Sonuçta ikimiz de 18-19 yaþlarýnda idik ve baþýmýzýn yanmasýný istemezdik...

Hemen Zeynebin arkasýna geçtim ve ona götünü sikeceðimi söyledim. Gayet relax bir þekilde, “Siikkk!” dedi ve iyice domalarak götünü kaldýrdý. Götünün deliðini ve sikimi güzelce tükürükledim ve yavaþca götüne yerleþtirmeye baþladým. Ama Zeynep çok baðýrýyordu, hemen aðzýný kapattým, çünkü hemen alt katta öbür yengemler oturuyordu. Ben 5 dakika kadar hafif hafif Zeynebin götüne gidip geliyordum. Elimle aðzýný kapamama raðmen elimi ýsýrýp yine baðýrýyordu. Ve nihayetunda korktuðum baþýma geldi, kapý bir anda açýldý ve yengem içeri girdi. Üzerimizi giymeye bile fýrsatýmýz olmadan, yengem o halde bizi gördü. Zeynep hemen kýyafetlerini alýp amýnýn üzerine koydu, ben de elimle sikimi kapatmaya çalýþtým. Yengem þaþkýnlýkla öylece bakýyordu bize. Ama biz de çok korkmuþtuk ve yengeme, “Ne olur kimseye söyleme!” diye yalvarmaya baþladýk. Yengem bize bakarak güldü ve “Hepimiz genç olduk, olur böyle þeyler! Bir þartla söylemem, devam edeceksiniz!” dedi. Biz daha da þaþýrmýþtýk, Zeyneple birbirimize baktýktan nihayetra tekrar seviþmeye baþladýk...

Yengem yanýmýza iyice yaklaþtý ve Zeynebe bakire olup olmadýðýný sordu. O da bakire olduðunu söyledi. Bunun üzerine yengem bana, “Sakýn kýzýn amýna yerleþme!” dedi. Ben de, “Tamam yenge!” dedim. Sonra yengem bana yere yatmamý söyledi. Yattým. Yengem sikimi eline aldý ve baþýna bir öpücük kondurdu. “Yenge ne yapýyorsun?” dedim. “Senin yarraðýnýn bu kadar büyük olduðunu bilsem Zeynebe býrakmaz, daha önce içime alýrdým!” dedi. Sonra Zeynebi üzerime çýkardý ve sikimi Zeynebin götüne soktu. Ama Zeynep nasýl baðýrýyordu. Yengem sinirlendi ve Zeynebi üzerimden attý, “Madem acýya katlanamýyorsun, ne diye sikiþmeye kalkýþýyorsun orospu!” diyerek azarladý. Sonra da sikimi aðzýna aldý ve yalamaya baþladý...

Yengem daha nihayetra sýrtüstü yatarak eteðini kaldýrdý, külodunu hafif kývýrdý ve amýna yerleþmemi istedi. Yengemin bacak fasilasýna yanaþtým ve amýna hafifçe sokup, girip çýkmaya baþladým. Ben yengemi sikerken, yengem bana, yaþýma göre çok büyük bir yarraða sahip olduðumu ve bu aleti her kadýnýn içine almak için bana yalvarabileceðini söyledi. “Bas aslaným, iyi bas yengene!” diyordu. Yengemin amýna gidip gelmelerim yaklaþýk 10 dakika sürdü ve benim aletin baþý artýk iyice kýzardý ve þiþti. Gelmek üzereydim. Yengem de bunu anladý ve “Sakýn içime boþalma! dedi. Hemen sikimi amýndan çýkarttým ve bir volkan gibi patladým. Döllerim taa suratýna kadar fýþkýrmýþ, yengemin simaü dölden görünmüyordu...

Yengem simaünü yýkadý, Zeyneple ben de birlikte 2 dakika içinde bir duþ aldýk ve ikisi birlikte konutden ayrýldýlar. Yengem konutden çýkarken kulaðýma, “Haftaya Cumartesi adam gibi sikiþelim, ama yalnýz ikimiz!” dedi. Cumartesiyi sabýrsýzlýkla bekliyorum :)

Ateþli sohbet için 0088 189 61 962 numaralý telefonu fasilayarak ulaþabilirsiniz <3

[Onur]

2 Ocak 2014 Perşembe

Yaþlý Kocadan Sonra Genç Sevgili Yarraðý!

Selam. Adým Funda. 27 yaþýndayým, konutliyim, çocuðum hayir. Benden 15 yaþ büyük kocamla, ben üniversite sýnavlarýna hazýrlanmak için dersaneye giderken tanýþtým. Despot baba konutinin baskýsýndan nihayetra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranýþlarýna kandým. Bana ve konut halkýna aldýðý güzel armaganler, iltifatlar, varlikliliði, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planlarým çöpe atýldý, kýsa sürede konutleniverdik. 

Ve gerdek gecesinden itibaren, benim anlayýþlý olgun erkeðim kayboldu, daha doðrusu maskesini çýkardý, yerine cahil, kaba, hödük, aþýrý kýskanç bir koca tipi geldi oturdu. Niþanlýlýk döneminde (Prensesim! Yavrum!) diye etrafýmda dolanan adam, daha ilk gece, benim korkularýma, kendimi kasmama, çýrpýnmalarýma hiç aldýrmadan, üstümdeki gelinliði parçalayarak soydu beni. Çýplak, körpe, el deðmemiþ bedenime sapýk bir tecavüzcü gibi parlayan gözlerle bakarken kendisi de soyundu. Ortaya çýkan, týknaz, aþýrý kýllý vücuduyla, romantik bir gerdek gecesi bekleyen saf kýzýn üstüne adeta saldýrýp debelenmeye baþladý... 

Muradýna erip, ter su içersinde, öküz gibi soluya soluya yan tarafa devrildiðinde, ben bacak fasilamdan yataða süzülen bekaret kanýmla, yanaklarýmdan yastýða süzülen göz yaþýmla, kasýklarýmdaki acý ve korkunç piþmanlýðýmla tavaný seyrediyordum. Baþýmý yan tarafa çevirdiðimde yerde paramparça edilmiþ gelinliðime iliþti gözüm. Ýçimdeki piþmanlýk kasýklarýmdaki sancýyý bastýrdý, (Tanrým, ben ne yaptým?) dedim kendi kendime. Ve bugüne kadar, nerdeyse 10 yildir bu cümleyle yaþadým, (Ben ne yaptým?). 

Geriye dönmek hayir, babam kapýyý bile açmaz. Ýleriye gitmek hayir, lise diplomasýyla hiçbir becerim olmadan ne yapabilirim, kendime nasýl bir yaþam kurabilirim? Bunca yil bir bitki gibi bu adamla konutlilik yaþadým. Akþamlarý içki sigara kokularýyla, genelde alkollü konute geliþi. Üç beþ, kendi ilgi alanýndan, benim umursamadýðým konuþmalarý. Yataða giriþi. Kýllý göbekli, iðrenç gövdesiyle üstüme çýkýþý. Ve öpüþmesiz okþamasýz, kýsa süren bir seks. Kendisi boþalýr, yana devrilip horlamaya baþlar. Ya aþýrý derecede kýskançlýðýna ne demeli? Suçum genç ve güzel olmak. Dýþarý çýkmak hayir, arkadaþ aile görüþmesi hayir, perdeler kapalý, alt kattaki kiracýlarla sýnýrlý iliþki, tam bir esir hayatý. Çocuðumun olmamasýný da baþýma kaktý her fýrsatta. Bense hiç üzülmedim buna. Dünyaya kocam gibi bir yaratýk daha getirmektense, çocuksuz yaþamak daha iyidir diye düþündüm. 

Bunlarý neden anlattým? Tolga ile, alt kattaki kiracýlarýn 20 yaþýndaki genç oðluyla yaþadýðým iliþkiye mazeret fasilamak için mi? Evet! Fakat gerçek bunlar, mazeret deðil. Kocamla fasilamýzda bu kadar yaþ ayrim – nüans – baskaliký olmasaydý, beni anlasaydý, gerçek anlamda sevseydi, beni yatakta doyursaydý, bunlarý, bu iliþkiyi yaþar mýydým? Sanmýyorum! 

Peki piþman mýyým? Kesinlikle hayýr! Piþman deðilim! Tolga, bu genç, yakýþýklý, kuvvetlü adam, bana hayatý, yaþamayý, seksi, doyumu, tatmin olmayý, orgazmý, sevgiyi, sevilmeyi, gülmeyi öðretti çünkü. Hiç de piþman deðilim. Aksine çok mutluyum! 

Her þey bundan 2 yýl önce baþladý. Kocam iþ için üç günlüðüne baþka bir þehire giderken, binbir tembihle beni koca konutde yalnýz baþýma býrakmýþtý. Can sýkýntýsýndan ölmek üzereydim. Her zaman gidip sohbet ettiðim alt kattaki kiracýlarýmýz da köye gitmiþlerdi... Akþamýn geç saatinde kapý çalýndý. Çekinerek gözetleme deliðinden baktým, alt katta oturan ailenin genç oðlu Tolga kapýnýn önünde duruyordu. Yakýþýklý güleç simaünü gördüðümde içim cýz etti. Çok seviyordum onu. Hoþ sohbeti, güler simaü, candan tavýrlarý etkiliyordu beni. Merakla kapýyý açtým. 

Tolga çekingen bir tavýrla, “Ýyi akþamlar Funda abla, rahatsýz ettim, ama bizimkiler hayirlar, bu saate kadar gelmediler. Nerede olduklarýndan haberin var mý acaba?” dedi. Ailesi sabahtan apar topar köye gitmiþti, bir akrabalarý vefat etmiþti. Anlattým, “Sana not býrakmýþlardý, görmedin herhalde?” dedim. “Görmedim Funda abla. Rahatsýz ettim, iyi akþamlar...” dedi. Gitmesini istemiyordum, caným korkunç sýkýlýyordu. Atýldým, “Gel Tolga, ben de çay demlemiþtim. Bir bardak çay iç, öyle git!” dedim. “Yok Funda abla, rahatsýz etmeyeyim, ben gideyim. Bilgisayarda iþim vardý. Teþekkür ederim!” dedi, gitti. 

Kös kös ardýndan baka kaldým. Sonra kapýyý kapatýp içeriye salona, yalnýzlýðýma döndüm. Amaçsýzca odalarda seyahatndim. Ruhum sýkýlýyor, duvarlar üstüme üstüme geliyorlardý sanki. Soyundum, kendimi yataða attým. Her zaman yaptýðým þeyi yapmaya, fantaziler kurarak kendimi okþamaya baþladým. Gözlerim kapalý, bir elim külodumun içinde, diðer elim göðsümde, meme ucumu ovalarken hayaller kurdum... 

Bu akþam hayal kurmak da basitdý. Fantazilerimin her zamanki kahramaný Tolga az önce kapýmdaydý. Onun gitmediðini, içeriye girdiðini, öpüþtüðümüzü, seviþtiðimizi hayal ettim. Tolga bana sarýlýrken, ben de kollarýmý sýmsýký kendime sardým. O hayalimde meme uçlarýmý emerken, ben iki meme ucumu da lisanimle ýslattýðým parmaklarýmýn fasilasýnda sýkýþtýrýp ovaladým. O hayalimde genç irisi gövdesiyle bacaklarýmýn fasilasýna girip beni becerirken, benim iki elim de külodumun içine daldý, am dudaklarýmý sýkýþtýrýp orta parmaðýmý içeriye saldým. Kendimi okþaya okþaya, amýmý parmaklayarak kývrandým soðuk yataðýmýn içinde. Ýnleye inleye boþaldým. 

Üzerimde bir tek ýslak külotla, çýplak vaziyette, soluk soluða sýrt üstü yatýp tavana bakarken (Hayat mý bu?) diye düþündüm. Ömrüm böyle mi geçecek benim? Kendimi okþaya okþaya. Yalnýz. Kimsesiz. Yaþlý, anlayýþsýz, kýskanç, despot kocayla. Yine dört duvar üstüme kapanmaya baþladý. Kendimi mezarýn dibinde hissedip bunalýyordum. Nefes alamýyordum. 

Aklýma Tolga geldi nihayetra. O da alt katta benim gibi yalnýzdý. Çay. Öyle ya. Çay demlediðimi söylemiþtim ona. Ýçeri gelmemiþti. Ben gidip kapýsýný çalsam? Çayý ona götürsem? Seks falan aklýmda deðil, zaten az önce hayalimde onunla seviþip boþalmýþým. Ýnsan gibi iki sohbet etsem? Yalnýzlýðýmý gidersem? 

Sonunda dayanamadým. Kalktým, üzerime temiz bir külot, sütyen, dolaptan bir esbap geçiriverdim. Makyaj aynasýnda kendime biraz çeki düzen verdim aceleyle. Gardrobun boy aynasýnda kendime bir baktým. Güzel olmuþtu. Kocamýn dýþarýda giymeme izin vermediði, konut içinde kullandýðým, eteði diz üstünde, yakasý biraz dekolte esbapyi seçmiþim nedense. Mutfaða gittim telaþlý adýmlarla, demliði ve bardaklarý bir tepsiye koyup, doðru aþaðýya indim. Zile bastým. Tolga açtý. 

Çekine çekine, “Çay demledim, ama konutde hiç þeker kalmamýþ Tolga. Sizde vardýr, beraber içelim diye geldim, tabii rahatsýz etmezsem?” dedim. Üzerinde eþofmanlar vardý, beni içeriye davet etti, “Gel abla, rahatsýzlýk ne demek? Ben üzerimi deðiþeyim sen çayý koyana kadar...” dedi. “Gerek hayir caným, akþam saati giyimin önemli deðil, rahatsýz olma!” dedim. Ýçeriye girdim. Salonda sehpanýn üzerine tepsiyi koyarak çaylarý hazýrladým. Tolga da þekeri getirdi. Televizyonu açýp çayýmýzý içmeye, sohbet etmeye baþladýk. 

Söz dolandý, yalnýzlýðýmýza geldi, “Ahmet abi hayir galiba konutde?” dedi. Adýný duymak bile keyfimi kaçýrmaya yetmiþti. “Yok, o da iþ için gitti, birkaç gün gelmeyecek...” dedim. Sonra dayanamayýp ekledim, “Zaten olsaydý da ayrim – nüans – baskalik etmezdi, sürekli içkili oluyor, sýzýp kalýyor. Ben de yalnýz kalýyorum hep böyle...” dedim. 

Sözcükler aðzýmdan çýkar çýkmaz kendime geldim, neler söylüyordum ben? Yanaklarým kýzararak Tolga’ya baktým, anlayýþlý sevecen bakýþlarla bakýyordu bana. Baþýný iki yana sallayýp duruyordu, gözlerinde bana acýyan bir ifade vardý. Köþede duran bilgisayar dikkatimi çekmiþti. Konuyu deðiþtirmek, tehlikeli sulardan iraklaþmak için bilgisayarý bahane ettim. Bir iki sual sordum, bilmediðim birkaç þeyi açýp gösterdi bana. Öyle hoþuma gidiyordu ki bilgiç bilgiç bana anlatmalarý, saatlerce dinleyebilirdim onu... 

Ýnterneti açýp bir iki site gösterirken, yanlýþlýkla daha önce açtýðý porno sitesi beliriverdi ekranda. Çýplak kadýnlar, erkekler, her þeyleri meydanda sikiþ fotografleri kaplayývermiþti ekraný. Telaþla simaü kýzararak kapatmaya çalýþtý açýlan fotografleri. “Þey, virüs girdi galiba abla...” diye kekeliyordu bir yandan. Ben de utanýp baþýmý çevirdim. Evliydim ama en az Tolga kadar bilgisizdim bu konularda ve genç kýz gibi utanmýþtým en az onun kadar. Kalkýp gitsem mi diye düþündüm bir an, nihayetra vazgeçtim, Kukumav kuþu gibi tek baþýma oturamazdým konutde. Bilgisayarý kapatýp geniþ kanepede sessizce, yanyana oturduk. 

Neden nihayetra sessizliði Tolga bozdu, “Funda abla, özür lisanerim. Ýnan bilerek yapmadým...” dedi. Tüzüne baktým. Yakýþýklý, güzel simaüne. Mavi gözleri yalan söylemiyorum diyordu bana. Elimi uzatýp elinin üzerine koydum, teselli etmek isteyerek, “Üzme kendini Tolga’cým. Gençsin, bekarsýn. Normal böyle þeyler!” dedim. Sanki ben çok tecrübeliymiþim, çok þey biliyormuþum gibi. Bunu söylerken elinin sýcaklýðý elimi yaktý adeta, hýzla çektim elimi. Ne yapacaðýmý þaþýrmýþtým. O elektrikli hava bir türlü daðýlmýyordu. Bir þeyler yapmalýydým. 

Kalktým, çaylarý tazeledim. Titreyen ellerimle Tolga’ya çay bardaðýný uzatýrken, o da elini uzatýnca elime çarptý, sýcak çay bardaðý olduðu gibi kucaðýna devrildi. Caný yanarak ayaða fýrladý. Eþofmanýn önü çay olmuþ, duman tütüyordu. Aceleyle banyoya koþturdu. Ben de üzülmüþtüm çocuðun caný yandý diye. Ýlk þaþkýnlýðýmýn ardýndan hemen arkasýndan seðirttim yardým amacýyla. Banyonun kapýsýný açýp içeriye daldým. “Tolga, canýn yandý mý, nasýl oldun?” diye sorarken, eþofmanýn altýný çýkardýðýný ve küvetin içinde duþ hortumuyla kasýklarýna su tuttuðunu gördüm... 

Aðzým açýk, donup kalmýþ onu izliyordum. Kaslý bacaklarýnýn fasilasýnda kalýn ve uzun bir yaraðý vardý. Tabi insan ister istemez, konutde kocamýn yýllardýr içime sokup durduðu þeyle bu güzel yarak fasilasýnda karþýlaþtýrma yapýyor. Ben de yaptým. Kocamýn minik, kara kuru sikini bunca yildir yarak niyetine içime almýþtým. Ama þu anda karþýmda pespembe, kocaman baþýyla, çatiarlý gövdesiyle bakýlasý, öpülesi, içime sokulasý bir yarak, beni kýþkýrtýrcasýna bana bakýyordu. Tolga da donup kalmýþtý. Yaraðýný gizlemeyi, örtmeyi akýl bile edememiþti. Malý meydanda, elindeki ucundan su fýþkýran duþ hortumunu unutmuþtu zavallým, sular yerlere akýyordu. 

Ne yapacaðýmý bilemedim ilk anda. Donup kaldým ben de. Ama nihayetra içimdeki kadýnlýk hormonlarý dürttü. Hipnotize olmuþ gibi birkaç adým attým gözümü yaraðýndan ayýrmadan. Ýkimiz de konuþmuyor, birbirimize bakýyorduk. Yanýna yaklaþtým. O da küvetten çýkýp bana geldi ayný þekilde. Aramýzda bir karýþ mesafe vardý sadece. Gözlerimiz birbirine kenetlenmiþti. Dudaklarým titriyordu. Gözlerimi, onun uzun kirpikli mavi gözlerinden, etli dudaklarýndan ayýramýyordum. Nefes alamýyordum. Dudaklarýmý fasilaladým soluk almak için. Tolga titrek bir sesle, “Funda abla...” dedi... 

Gözleri dudaklarýmdaydý. Ýstekle fasilalanan, arzuyla titreyen ýslak dudaklarýmda. Eðildi, öptü dudaklarýmdan. Bir anda birbirimize sarýlýverdik, vahþice öpüþmeye baþladýk. Sýmsýký kucaklamýþtý beni, altý çýplak vaziyette, sertleþmiþ yaraðý ince etekliðimin fasilasýndan kasýklarýma batýyordu. Dakikalarca öpüþtük. Dili dudaklarýmý okþuyor, soluk almak için açýlan aðzýmdan içeriye sokup lisanimle buluþuyor, beni delirtiyordu. 

Bana sarýlmayý býraktý. Dudaklarýný ayýrmadan eþofmanýn üzerini çýkardý. Tekrar sarýldý. Ayakta, kollarýnda eriyordum adeta. Çýrýlçýplaktý. Kaslý vücuduna sýmsýký bastýrýyor, ince kumaþlý esbapmin üzerinden yaraðýnýn sertliðini kasýklarýmda duyumsuyordum. 

Dizlerim titremeye baþladý. Ayakta duramýyordum. Anladý ne halde olduðumu, kollarýyla tüy gibi tutup kaldýrdý beni, kucaklayýp içeriye, salona götürdü. Öpüþmeye devam ediyorduk. Üçlü koltuðun üzerine yavaþça býraktý beni. Býrakýrken de çýplak vücuduyla üzerime çýktý. Elbisemin incecik kumaþýndan onun çýplak gövdesinin aðýrlýðýný, yaraðýnýn sertliðini, yakan sýcaklýðýný hissediyordum. Bir kolunu boynumun altýndan geçirmiþ, yastýk yapýp, vahþice dudaklarýmý emerken, diðer elini esbapmin eteðine götürdü... 

Bacaklarýmý yavaþ yavaþ, okþaya okþaya eteðimin altýnda ilerlemeye baþladý eli. Baldýrlarýmý, bacaklarýmýn içlerini, külodumun üzerinden amýmý okþadý uzun uzun. Ýçimde volkan kaynýyordu sanki. Lavlar boþalýyordu, külodumun ýslandýðýný hissediyordum. Ateþ gibi parmaklarýný fasiladan sokup amýmý avuçladýðýnda, dudaklarýnýn içinde zevkle inledim. Nefes alamýyordum, “Ohhh! Tolga! Tolga...” diyebildim. 

“Funda abla çok güzelsin. Harikasýn. Seninle seviþiyorum, hep hayallerimde olduðu gibi. Ýnanamýyorum buna!” deyip, aç dudaklarý her yerimde, dudaklarýmda, yanaklarýmda, kulak memelerimde, gerdanýmda dolaþýyordu. Bir yandan dudaklarý, bir yandan klitorisimi ve amýmý okþayan parmaklarý bitiriyordu beni. Yað gibi eriyordum kollarýnda... 

Öpmeyi býraktý. Doðruldu. Ne yapacak diye beklerken, esbapmin önündeki düðmeleri çözmeye baþladý. Sabýrsýz parmaklarý titreyerek düðmeleri tek tek açtý. Elbisemin önü tamamen açýlmýþ, dantel sütyenim ve külodum meydana çýkmýþtý. Sütyenimi zorlayan memelerimi aç bakýþlarla süzdü bir an. Dayanamadým, kalkýp koltuðun üstünde diz çökerek esbapmin kollarýný sýyýrdým, çýkarýp kenara attým. Sütyen külot kalmýþtým. Hýzla atýldý, dudaklarýma yumulurken, ellerini arkama, sütyenin kopçasýna götürdü. Sabýrsýzca, koparýrcasýna açtý sütyenimi, memelerimi meydana çýkardý. 

Sütyenin baskýsýndan kurtulan memelerim, sertleþmiþ uçlarýyla onu davet ediyordu sanki. Hayran bakýþlarýnýn altýnda mutlulukla kývrandým. Kocamýn pek ellemediði memelerim halen genç kýz sertliðinde ve dikliðindeydiler. Eðilip önce birini, nihayetra diðerini ucundan öptü. Ürperdim. Dudaklarý birinin ucunu kavrayýp emmeye baþladýðýnda kendimden geçtim adeta, baþýný tutup arkaya devrildim. Genç erkeðimi kendime çektim. Þimdi süt emen bir bebek gibi mememi emiyordu. 

Beynimde þimþekler çakýyordu sanki. Meme ucumdan tüm vücuduma bir zevk ürpertisi yayýlýyor, kendimden geçiyordum. Bir bacaðý benim üstümdeydi. Yaraðý kalçalarýma deðiyor, ben buradayým dercesine bedenime batýyordu. Bir mememi býrakýp diðerine saldýrýyor, emiyor, avuçluyor, parmaklarýnýn fasilasýnda sýkarken vantuz gibi aðzýnýn içine tamamýný almaya çalýþýyordu. Bense altýnda kývranýp duruyordum deli gibi... 

Göðsümü emen dudaklar aþaðýya indi. Karnýmý, göbeðimi tavaf etti. Dudaklarýnýn yaný sýra lisaniyle ýslak bir iz býrakýp aþaðýya yöneldi. Hiç yaþamadýðým þeylerdi hissettiklerim. Gözümün önünde yýldýzlar uçuþuyordu. Üzerimde kalan tek giysi olan külodumu okþarcasýna sýyýrdý bacaklarýmdan. Ve dudaklarýný ellenmemiþ amýmýn üzerinde hissettim. Sýcacýk. Islak. Amýmý yeni temizlemiþtim. Sanki onu bekler gibi pýrýl pýrýl, kaymak gibi yapmýþtým. Ve þimdi Tolga kaymaðýmý asle meþguldü. 

Amýmýn dýþ dudaklarýný fasilalayýp lisaniyle boydan boya seyahatndi amýmda. Dilinin ucu býzýrýma deðdi, ben yerimden zýpladým. Ýnanýlmaz bir zevk, bir þehvet dalgasý sardý her yanýmý. Býzýrýmý yaladý, emdi uzun uzun. Sonra lisanini aþaðýya indirdi, parmaklarýyla amýmýn dýþ dudaklarýný fasilalayýp içime soktu. Islak ve sýcak lisanini olabildiðince içime gömdü. Hava almaksýzýn dudaklarýný kapattý amýma. Amýmý emerken lisanini içeride oynata oynata içimi okþuyordu. Bu fasilada ýslak parmaðýyla klitorisimi okþarken, diðer elinin bir parmaðý arka deliðimi hayirlamaya baþladý. 

Ýþte o anda kendimi kaybettim. Böyle bir zevk yaþamamýþtým ömrümde. Tüm vücudum kasýlmaya, dalgalanmaya baþladý. Halen sýcak lisani amýmdaydý. Parmaklarýný kalçalarýma geçirmiþ, kaçýp kurtulmamý engellemek istercesine sýkýyor, beni kinetiksiz býrakmaya, lisaninin verdiði zevki devam ettirmeye çalýþýyordu. Öyle bir orgazm yaþýyordum ki, kendimi ölmüþ, bulutlarýn üzerine çýkmýþ gibi hissediyordum adeta. Kalçalarým yataðý dövmeye baþlarken, amýmý emmeyi býraktý, yukarýya çýktý. Elleri memelerimi sýkarken, dudaklarýný benim soluk almaya çalýþan açýk dudaklarýma kapattý. Ölüyordum zevkten. Durmaksýzýn inliyor, kýsýk çýðlýklar atýyordum, “Oohhhh Tolga! Dayanamýyorum Tolga! Ölüyorummm! Ne yaptýn bana sen? Nasýl zevk bu? Erkeðimm! Aþkýmm! Ooohhhh!” diye. 

Neden nihayetra sarsýntýlar hafifledi, azaldý, nihayeta erdi. Kendimi halsiz, yorgun bir halde Tolga’nýn kollarýna býraktým. Hiç böyle bir zevk yaþamamýþtým ömrümde. Halen, su içinde kalmýþ ýslak amýmý okþayan elinin üzerine elimi koydum minnetle. Gülümsedim. O da, “Öyle güzelsin ki Funda abla!” dedi hayranlýkla. “Teþekkür ederim! Hiç böyle bir zevk yaþamamýþtým. Hayatýmda bir erkekle yaþadýðým ilk gerçek orgazmým bu benim!” dedim. Gözleri açýldý, bana baktý, “Nasýl? Ýnanmýyorum sana, Ahmet abi hiç...?” dedi. 

“Ahmet abin hiç böyle yapmamýþtý. Böyle sevmedi beni hiç. Ahmet abin her zaman içime girer, birkaç git gel yapar ve nihayetra kendi boþalýr, beni düþünmeden uyur sýzar kalýr!” dedim. Sonra elimi uzatýp yarý kalkmýþ durumdaki sikini okþadým ve utanarak ilave ettim, “Deðil senin yaptýðýn gibi amýmý yalamak emmek, adamakýllý seviþmedi bile!” dedim. Okþamalarým yarý kalkýk sikini sertleþtirmiþ, dimdik olmuþtu. Kývrandý, “Sen de yalamak ister misin Funda abla?” dedi çekingen bir tavýrla. Ýstediðini yapmayacaðýmdan, tersleyeceðimden korkar gibiydi. 

Gülümsedim, “Hiç yapmadým bunu Tolga. Ama madem sen beni bu kadar mutlu ettin, sana bunu borçluyum aþkým! Ne istersen yaparým senin için!” dedim. Doðrulup dudaklarýndan öpmeye baþladým, seyahatne seyahatne boynuna, göðsüne, sert karnýna kadar indim. Kasýklarýna baþýmý eðdim, güzel sikini elimle tutup hayran hayran baktým. “Ýlk defa yapýyorum bunu! Beceremezsem sen yönlendir beni!” diyerek, lisanimi çýkarýp ucuyla boydan boya yaladým sikini... 

Ýyice sertleþmiþ, çatiarlarý parmak gibi kabarmýþtý ellerimin fasilasýnda. Dilimin ucunu kabarmýþ kan çatiarlarýnda, yumruk gibi baþýnda, þapkasýnýn kenarlarýnda gezdiriyordum ýslak ýslak. Eðildim, aþaðýya indim, taþaklarýný dudaklarýmýn fasilasýna alýp emer gibi yaptým. Kývranýyordu ben bunlarý yaptýkça, inliyordu. Yukarýya çýktým. Aðzýmý kocaman açýp sikinin iri baþýný aðzýmýn içine almaya çalýþtým. Diþlerim canýný yaktý sanýrým, inledi. Ona kýsýk sesle, “Özür lisanerim aþkým, ilk defa bir erkeðin sikini aðzýma alýyorum. Kusura bakma.” dedim. “Önemli deðil Funda abla. Ben de þimdiye kadar birkaç orospuyla, parayla seviþtim sadece. Hiçbir kadýn da bunu yapmamýþtý bana. Sikimi aðzýna alýp emen olmadý þimdiye kadar. Ilaç m et sen!” derken parmaklarý saçlarýmýn fasilasýnda dolaþýyordu. 

Bu beni daha da ateþledi. Dudaklarýmý daha da açýp aðzýma aldým sikinin baþýný. Þapýr þupur bebek emziði gibi emmeye, lisanimle içimde yalamaya baþladým. Tolga da baþýmdan tutup kendine bastýrýyordu. Böylece koca siki aðzýmýn içinde kaybolmaya, yavaþ yavaþ aðzýmýn derinliklerine kadar girmeye baþladý. Gözleriyle beni izliyordu. Ben de onun zevkten kýsýlmýþ gözlerinden gözlerimi ayýrmadan iþimi yapýyor, onun yönlendirmesiyle sikini nihayetuna kadar aðzýmýn içinde kaybetmeye, onu zevkten eritmeye çabalýyordum. 

Belki bir 10 dakika böyle emdikten nihayetra kasýlmaya baþlamýþtý ki, birden kalktý yerinden, beni sýrtüstü yatýrýp üzerime çýktý, sikini tekrar aðzýma soktu. Baþým iki siranin fasilasýndaydý. Saçlarýmdan tutup nihayetuna kadar kendine çekti. Dudaklarým kasýklarýna deðdi. Nefessiz kalmýþtým. Baþýmý sallayýp kurtulmaya çalýþtým. Sikinin bassý bademciklerime deðiyordu, boðazýmdan içeriye girmiþti sanki. Saçýmdan tuttuðu parmaklarýyla baþýmý geriye çekti, soluk almamý saðladý, nihayetra tekrar gömdü. Kalçalarýný ileri geri oynatýyor, aðzýmý siker gibi gidip geliyordu. “Ohhh Funda ablaaa! Harika emiyorsun! Delirtiyorsun beni! Aaahhhh! Harikaaa!” diye feryat ediyordu bir yandan da. 

Benimse yanit verecek halim hayirtu. Aðzýmýn içinde kocaman bir yarakla soluk alamadan aðzýmdan sikiliyordum. Tam boðulacak gibi olduðum anda sikini aðzýmdan çýkarýyor, bir parça soluk almamý saðlýyor, nihayetra tekrar sikini aðzýma gömüyordu. Kendimi kurtarmak için ellerimi kalçalarýna sarmýþ, týrnaklarýmý kabalarýna geçiriyordum. Ama týrnaklarýmýn acýsý bile engel olmuyordu erkeðime ve beni aðzýmdan sikmeye devam ediyordu... 

Sonunda kasýlmaya, döllerini aðzýmýn içine püskürtmeye baþladý. Kaçmak istedim, býrakmadý. Döllerinin nihayet zerresine kadar aðzýma, boðazýmdan içeriye boþalttý titreye titreye. Baskýyý hafifletmiþti. Ben de olan oldu diyerek tadý pek hoþuma gitmese de yaraðýný emdim, nihayet çatilasýna kadar döllerini boþalttým. Aðzýma boþalmaktan mest olmuþtu. Koltuðun üzerine devrildik ikimiz de. Nefes soluke kalmýþtýk. Kenarda duran esbapmi alýp aðzýmýn kenarýndan taþan dölleri temizledim bir güzel. Çýrýlçýplak uzandýk öylece. 

Elini uzatýp elimi tuttu, “Hiç böyle bir an yaþamamýþtým!” dedi. Elini sýktým minnetle, “Ben de aþkým. Ben de!” dedim. Kesik kesik konuþmaya baþladýk kendimize geldiðimizde. “Tolga, lütfen bundan kimseye bahsetme olur mu? Yalvarýrým sana! Eðer bahsetmezsen erkeðim olursun, her zaman yaþarýz bu zevkleri! Kocamla bunca yildir yaþadýðým seks deðilmiþ meðer, beni sen doyurursun bundan nihayetra! Ben de seni doyururum!” dedim. Eðilip öptü beni, “Deli misin Funda abla? Bu zevki yaþamak için ne istersen yaparým. Baþkasýna anlatýr mýyým hiç?” dedi. 

Sýmsýký sarýldým ona, “Keþke daha önce yaþasaydýk bu zevkleri! Nelerden mahrum kalmýþým meðer! Becerikli erkeðim! Tatmadýðým zevkleri tattýran erkeðim! Bundan nihayetra kocam sensin! Erkeðim benim!” dedim. Yine sertleþmiþti siki, bacaklarýma deðiyordu taþ gibi. Dudaklarýmdan öptü, “Ama daha sikmedim Funda abla! Amýný yaladým sadece! Artýk seni sikmek istiyorum! Döllerimi amýna boþaltmak istiyorum! Hadi yukarýya, sizin konute çýkalým. Seni kocanýn yataðýnda sikmek istiyorum!” dedi. 

“A-aa Tolga, konuþma böyle Sikli Amlý falan! Terbiyesiz!” dedim gülerek. Ama hoþuma gitmiþti böyle konuþmasý. Elimi fasiladan uzatýp sertleþen sikini kavradým. Taþ gibiydi. “Hýmmm, demek beni kocamýn yataðýnda sikmek istiyorsun ha? Kocamýn beni becerdiði yatakta? Ahlaksýz seni! Hadi o zaman yukarýya çýkalým, sik beni güzel güzel! Bu koca sikini sok amýma!” dedim. Ýkimiz de heyecanlanmýþtýk. Ateþimiz tekrar yükselmiþti. Kalktým, külot sütyenimi alýp giymek için davrandým. Elimi tuttu, “Hayýr, giyme Funda abla. Öyle gel, çýrýlçýplak!” dedi. 

Binada ikimizden baþkasý hayirtu. Üçüncü kat boþ duruyordu. Kýkýrdadým, “Delisin sen Tolga! Çýlgýnsýn! Hadi o zaman, gidelim!” dedim. Beni kolumdan tuttuðu gibi, elimizde giysilerimizle dýþarýya çýktýk. Daha merdivenlerden çýkarken oramý buramý ellemeye, öpmeye baþlamýþtý bile. Kahkahalarla gülüyor, çocuklar gibi oynaþýyorduk. Ýyice sertleþen siki bacaklarýnýn fasilasýnda sallanýp duruyordu. Deli gibi tahrik oluyordum onun çýlgýn kinetiklerinden. 

Bizim dairenin kapýsýna geldik. Heyecanla esashtarýmý esashtar deliðine sokmaya çalýþýrken, Tolga arkamdan yaklaþýp yaraðýný bacak fasilamdan sokmuþ, beni belimden tutup kendine çekiyordu. Kapýyý zar zor açtýðýmda hemen içeriye girmedi, sýrtýmý kapýya dayayýp üzerime abandý kaslý gövdesiyle. Öpmeye baþladý. Ellerimi yukarýda birleþtirmiþ vücudunu vücuduma bastýrýyor, kinetik etmeme, kurtulmama izin vermiyordu. Siki kasýklarýma dayanmýþ baský yapýyordu. Hoþ, zaten pek kaçmak istediðim de hayirtu ya! Uzun uzun öpüþtük. Önümde onun kaslý bedeninin ateþ gibi sýcaklýðý, sýrtýmda çelik kapýnýn soðuk serinliði. Deli oluyordum zevkten... 

Ve neden nihayetra kapýyý kapatýp içeriye girdik. Bu sefer hakimiyet bendeydi. Onu kolundan tutup yatak odamýza götürdüm. Yatak odam herzamanki gibi gayet düzenliydi. Oldukça geniþ bir yataðýmýz vardý. Etrafýna bakýnýp duran Tolga’ya sarýlýp dudaklarýna yapýþtým. Karþýlýk verdi. Öpüþürken solukimiz kesiliyordu. Bir eli saçlarýmý çekerken, diðer eli sýrtýmda, kalçalarýmda dolaþýyor, kendine sýmsýký bastýrýyordu beni. Az önceki ihtiras yine tüm vücudumu sarmýþtý. Alevler içinde yanýyordum. Dudaklarýmý çekip inledim, “Tolga, bu gece seninim! Bu gece kadýnlýðýmý yaþat bana!” diye. 

Beni öpe öpe yataðýn kenarýna kadar götürdü. Öpmeyi býrakmadan üzerime eðildi, beni yataða uzattý boylu boyunca. Bunca yildir kocam yanýmda horlarken aðladýðým, kendimi tatmin ettiðim yataðýmda, genç bir erkeðin altýna yatmak üzereydim. Heyecandan, zevkten ölüyordum. Tolga’nýn tüm bedenimde dolaþan dudaklarý elleri bitiriyordu beni. “Hadi Tolga, içime gir artýk! Dayanamýyorum, seni içimde istiyorum!” diye inledim. Bacaklarýmý fasilaladý, dizlerinin üstünde yaklaþtý. Sikini tutup baþýný ýslak amýmýn kapýsýnda, dudaklarý üzerinde dolaþtýrdý. Ýnledim. Kalçalarýmý oynatarak kývrandým, “Hadii, sok artýk!” dedim. 

Kýrmadý beni. Yavaþça yüklendi. Ama girmedi hemen. Tüm ýslaklýðýna karþý amýmýn giriþi güçlük çýkarýyordu kocaman yaraðýna. Biraz daha ýslaklýðýmý okþadý, yaraðýnýn baþýný ýslattý sularýmda. Sonra tekrar bastýrdý. Baþý girmiþti içime. Durdu. Bekledi. Tekrar ittirdi. Yavaþ yavaþ koca sikini gömüyordu amýma. Ýnanýlmaz bir zevkti yaþadýðým. Kendimi kaybediyordum zevkten. “Aaahhh!” diye inledim. “Beðendin mi Funda abla? Sikim zevk veriyor mu?” diye sordu. “Deli misin? Zevk de laf mý Tolga? Çok güzelll! Kocamýn pipisine alýþtý amým, senin koca sikin kudurtuyor beni, zevkten ölmek üzereyim!” dedim. 

Bütün bedeniyle üstüme yüklendi. Siki dibine kadar amýma girdi bir anda. Boynuna sarýlýp tüm vücudumla yapýþtým ona. Bacaklarýmý beline sardým. Bacaklarýmýn fasilasýnda koca bir et parçasý vardý ve beni zevkten, þehvetten öldürüyordu bu kalýnlýk. Kýpýrdanmaya, amýmýn içinde gidip gelmeye baþladý yavaþ yavaþ. Nefesim kesiliyordu zevkten. Boynuna diþlerimi geçirip týsladým, “Ohhhh! Harikaaa! Mmmm! Çok güzel! Hadi hýzlan aþkým! Sik beni!” diye. “Hemen deðil Funda abla... Seni yavaþ yavaþ sikecem! Kocanýn yaptýðý gibi sikimi sokup çýkarýp boþalmayacaðým sana! Tadýný çýkaracaksýn yaraðýmýn! Sikilmenin, seks yapmanýn ne demek olduðunu öðreneceksin bu gece Funda abla!” dedi soluk soluke kulaðýma. 

Biraz hýzlanýyor, biraz yavaþlýyor, gelecek gibi olduðunda durup bekliyordu. Böyle yapýnca da ben zevkten kuduruyor, deliriyordum. Yavaþ yavaþ kendini geriye çekiyor, nihayetra hýzla, bir anda köküne kadar yaraðýný içime sokuyordu. Sikinin baþýnýn ta diplerime deðdiðini, koç baþý gibi zorladýðýný hissediyordum. Amýmýn diplerinde hissettiðim sertliðinin okþamalarý beni benden alýyor, kývranýyor, kendimi saða sola atýyordum. Kalçalarýmý çalkalayýnca da daha kötü oluyor, koca siki amýmýn içinde her yerime deðiyor, çýldýrtýyordu. Amýma her vuruþunda zevkin yanýnda acýyla inliyordum. Kocamýn hiç deðmediði yerlerime deðiyordu yaraðý... 

Ve bir yarak içimdeyken hayatýmýn ilk orgazmýný yaþadým, kendimden geçtim. Bacaklarýmý sýmsýký kalçalarýna sarmýþ, indirip kaldýrýyor, kalçalarým yataðý dövüyor, haykýrýyordum. Ýnanýlmazdý yaþadýðým þey. Dakikalarca sürdü bu zevk. Kendimden geçtim bir süre. Neden nihayetra kendime geldiðimde Tolga halen içimde, bacaklarýmýn fasilasýndaydý ve gidip geliyordu yavaþ yavaþ. Tekrar inlemeye baþladým. O volkan tekrar kaynamaya, zirveye yükselmeye baþladým. Tolga da nihayeta yaklaþmak üzereydi... 

Tam bu esnada telefon çaldý. Ýkimiz de durup yataðýn yanýndaki telefona baktýk. Hemen açmadým. Telefon birkaç defa çalana kadar soluðumun düzelmesini bekledim. Konuþabilecek hale gelince elimi uzattým, ahizeyi kaldýrdým. Telefonun diðer ucunda kocam vardý. Sorun var mý, her þey yolunda mý diye fasilamýþ. Bu fasilada Tolga da içimden çýkmamýþ, üzerime uzanmýþtý. Bacaklarýmýn fasilasýnda genç bir erkek, yaraðýný amýmýn dibine kadar sokmuþ vaziyette, uykudan uyanmýþ sesimle kocama yanit verdim, “Aloo?” diye ve konuþmaya baþladýk. “Erkenden uykum geldi kocacým. Uyuyordum...” dedim. 

Ben kocamla konuþurken, Tolga içimde milim milim sikini oynatýyor, yavaþ kinetiklerle gidip geliyordu amýmda. Aðzýmý kapatýp zevk inlemelerime engel olmaya çalýþtým kocama yanit verirken. Garibim, benim baþka bir erkeðin altýnda sikiþtiðimden habersiz, beni sualyordu. Buysa daha çok tahrik ediyordu beni. Kocamla konuþurken beni sikmekte olan Tolga ile göz göze bakýþýyorduk. Zevkten gözlerimiz kýsýlmýþtý. Dudaklarýmýzda bir gülümseme. Kocam uzun uzun bir þeyler anlatýrken telefonun ahizesini elimle kapatýp, Tolga’ya fýsýldadým, “Memnun musun aþkým? Telefonda kocam var. Ve sen karýsýný sikiyorsun!” diye. 

Tolga inledi sessizce, “Ohhh! Evet Funda abla. Öyle güzel ki, Ahmet abinin karýsýný sikiyorum yataðýnda! Altýmda zevkten inletiyorum! Haberi hayir pezevengin!” diye fýsýldadý. Boynuna sarýlýp, omuzunu diþledim. “Erkeðim benim! Sikemeyenin karýsýný sikerler! Hadi sik beni! Güzel güzel sik! O koca yaraðýnla sik Ahmet abinin karýsýný! Ohhh! Sok yarraðýný bana!” diye fýsýldadým. 

Kocam halen anlatýyordu telefonda. Arada ahizeyi kapatan parmaklarýmý kaldýrýp, (Hý… hý… konutet… hayýr…) diye yanitlýyordum onu. Özlediðini söyledi nihayetunda. “Ben de seni çok özledim kocacým! Yalnýzlýk zormuþ! Bir an önce gelsen keþke! Burda, yataðýmýzda yalnýz yatýyorum, sensiz! Gelsen de seviþsek!” dedim cilveli cilveli. Sanki gelse yapacaðýmýz þeyin adý seksmiþ gibi. Vedalaþtýk, “Ýyi geceler karýcým, kendine iyi bak!” dedi, kapattý telefonu. Bense ahizeyi elimden fýrlatýp attým, içimde gidip gelen Tolga’ya sýmsýký sarýlýp kalçalarýmý çalkalamaya baþladým, amýmda kinetik edip duran sikini daha çok hissetmeye çalýþtým. 

Tolga’ya, soluk soluða, “Duydun mu? Kendime iyi bakacakmýþým!” dedim. Tolga da bütün gövdesiyle üstüme yüklenerek amýma abanýrken yanýtladý beni, “Merak etme Funda abla, ben sana iyi bakarým!” dedi. 

Demin telefonda konuþurken biraz yavaþlatmýþtýk hýzýmýzý. Ama konuþtuðumuz hayasýz, ar çatiarý çatlamýþ kelimelerin etkisiyle delirmiþtim. Tolga da benden daha çok heyecanlanmýþ ve zevke gelmiþti. Sona yaklaþmýþtýk ve üzerime uzanmýþ, nihayet darbeleri vuruyordu. Boþalmak üzereydim. O da geleceðimi hissetmiþ, hýzlanmýþtý iyice. Ve nihayet hamlede öyle bir yüklendi ki, kendini kastý, odanýn içini dolduran inlemelerle ayný anda ben de kasýldým. Birbirimizi öylesine sýmsýký sarmýþtýk ki, ikimiz de birbirimizin kollarý fasilasýnda titreye titreye boþalýyorduk. Döllerinin sýcaklýðýný amýmýn diplerinde hissediyordum. Hayatým boyunca böyle bir þey yaþamamýþtým. 

Bir süre içimde öylece kaldý. Amým sikini sarýyor, içimde yeni yeni küçüldüðünü hissediyordum. Ýçimden çýkmak istemiyor gibiydi. Bacaklarýmýn fasilasýnda boylu boyunca uzanýyordu üstümde. Nefeslerimiz nihayetunda düzene girdi, sakinleþtik. Ýçimden çýktý, kendini yan tarafýma býraktý ve “Sigaran var mý aþkým?” diye sordu. 

Ýçim titriyordu o aþkým dedikçe. Kalkýp kocamýn sigara paketini çýkardým çekmeceden, iki sigara çýkarýp çakmakla ikisini de yaktým. Çýplaklýðýmdan utanmak aklýma bile gelmiyordu, öylesine doðaldý ki çýplaklýðýmýz. Tekrar yataða, sevgilimin koynuna girdim. Kollarýnýn fasilasýna uzanýp onun sigarasýný dudaklarýnýn fasilasýna kýstýrdým. Pek kullanmadýðým halde onunla beraber orgazm sigarasý tüttürdük birlikte. Göbeðinin üstüne koyduðumuz Fondöten kutusunu küllük olarak kullanýyorduk. 

“Tolga, bundan nihayetra bana abla demeni istemiyorum!” dedim. “Peki aþkým! Bu geceden nihayetra kadýnýmsýn sen benim. Ablam deðilsin!” dedi. Uzanýp sigara dumaný çýkan etli dudaklarýný öptüm ve “Ýlk defa seviþmekten zevk aldým. Senin sayende aþkým! Senin kollarýnda kadýn olduðumu anladým ilk kez!” diyerek içimi döktüm. Kulaðýmdan öperek, “Daha gece nihayeta ermedi aþkým! Sabaha kadar benimsin! Altýmda inletecem seni! Halsiz kalýncaya kadar sikecem seni!” dedi. Sýmsýký sarýldým, “Ne istersen yap! Yýllarýn acýsýný çýkarmak istiyorum. Ne zaman, nasýl, ne kadar istersen seviþirim seninle!” dedim. 

Tolga, “Ýçine boþaldým... Hamile kalýrsan?” dedi tereddütle. “Olsun, senin çocuðun, doðururum!” dedim. Endiþeyle simaüme bakýyordu. Gülerek yanaðýný okþadým, “Merak etme, çocuðum olmuyormuþ benim. Korunmamýza gerek hayir. Ýstediðimiz gibi seviþebiliriz yani!” dedim. Elimi uzatýp sikini okþadým, hemen baþýný kaldýrdý yaramaz. “Hatta þimdi baþlayabiliriz seviþmeye, gücün varsa?” dedim. 

Belimden tutup bir anda üstüne çýkardý beni. Bacaklarýmý fasilalayýp, üstüne yerleþtiðimde, çoktan sertleþmiþ siki amýma baský yapmaya baþlamýþtý. Ne yapmak istediðini kadýnlýk sezgilerimle anlamýþ, sikinin üzerine oturmaya baþlamýþtým bile. Dudaklarýmý ýsýra ýsýra yaraðýný içime aldým. Belimden tutup kendine çekiyordu. Sonunda dibine kadar girdi. 

Biraz bekleyip üstünde kinetik etmeye baþladým. Yukarý aþaðý inip kalkýyor, ucuna kadar çýkýp, dibime kadar içime alýyordum. Giderek hýzlandým, ýslak amýmýn içinde yað gibi kaymaya baþladý yraðý. Baþýný kaldýrýp memelerimi yalýyor, uçlarýný emiyordu ben üstünde gidip gelirken. Zevkten deliriyordum yine. Bir kez daha sarsýlmaya, orgazm olmaya baþladým. Sonunda üstüne yýðýlýp kaldým. Yana devrilip iki büklüm oldum. Bacaklarýmý kasýyor, halen devam eden orgazm kasýlmalarýnýn zevkini çýkarýyordum. 

Sabaha kadar seviþtik. Duþ yaptýk. Banyoda bir kez de arkadan, minik deliðimden becerdi. Çýðlýklarýma aldýrmadan götümün kýzlýðýný bozdu. Onun zevkini de yaþattý bana. Duþtan çýktýk, yataðýn üstünde domalttý beni, kalçalarýmdan tutup amýma girdi. Bu kez deðiþik açýdan amýma giren yaraðý zevkten delirtti beni... Sabaha kadar seviþtik kýsacasý. Uzun uzun seviþtik. Durduk, dinlendik, sikiþtik. Ben erkeksiz, o kadýnsýz geçen yýllarýn acýsýný çýkarýrcasýna seviþtik. Sabah güneþ doðarken sýzýp kaldýk yatakta. 

Öðlene kadar ölü gibi uyuduk. Uyandýk. Çýrýlçýplak konutin içinde dolaþtýk, oturduk, kalktýk, mutfakta as yedik. Evin her köþesinde, her odasýnda seviþtik. Ýki gün boyunca yeni konutli balayý çiftleri gibiydik. Hiç durmadýk. Öpüþüp koklaþtýk, seviþtik, sikiþtik. Ertesi gün, kocam gelecek diye zorla ayrýldýk birbirimizden. 

Ýki yýla yakýn bir zaman boyunca sürdü Tolga ile bu iliþkimiz. Fýrsatýný bulduðumuz, canýmýzýn çektiði her anda birbirimizin kollarýna koþtuk. Fakat nihayetunda taþýndýlar, birbirimizi kaybettik. Þimdi hayata küsmüþ gibiyim. Bir kenara çekilip saatlerce Tolga ile yaþadýðýmýz seviþmeleri anýyorum. Mutfakta as yerken, o as masasýnda Tolga’nýn bana yaptýklarý. Kocamla yatarken, o yatakta Tolga ile yaþadýðýmýz orgazmlar. Kocamýn çükü içimde gidip gelirken, Tolga’nýn içimi dolduran yaraðýnýn kalýnlýðý. Kocamýn leþ gibi içki kokusundan iðrenirken, burun deliklerimde Tolga’nýn erkek vücudunun salgýladýðý beni tahrik eden erkek kokusu... 

Fakat yapacak bir þeyim hayir. Ya böyle yaþamaya devam edeceðim, ya da kendime geleceðim, çýkýp kendime bir þekilde yeni bir Tolga bulacaðým. Onun gibi bir erkek. Beni doyuran, beni yaþatan, beni kadýn yapan bir erkek. Bekliyorum henüz. Bir gün karþýnýza, genç ve güzel bir kadýn çýkarsa, gözleriyle sizi süzen, tartan, fasilanan... O benim iþte! 

[Funda] 

Karýmýn Metres Olmasýna Sesim Çýkmadý!

Evlilik yýl dönümümüzde, karým Pelin’e sürpriz yapmak istiyordum. Hep istediði, ama bütçemizin çok üstünde, yeni açýlmýþ ünlü bir bara götürdüm. Maddi durumum elvermediði için, bunun için karýmdan habersiz bankadan gereksinim kredisi çekmiþtim. Ama o gece barýn özel bir parti için kapalý olduðunu öðrenince üzülmüþ, kapýdaki görevliyi ikna edip girmeye çalýþýyorduk. O sýrada yanýmýzda beliren iyi giyimli orta yaþlý bir adam, kapýdaki görevliye, “Onlar benimle beraberler!” deyince, görevli elindeki listeye bile bakmadan yana çekildi... 


Adamla birlikte içeri giriverdik. Çok sevinmiþtik. Ýltimaslý bir durumda olmak da çok hoþumuza gitmiþti. Pelin’le birbirimize bakýp gülüyorduk. Karým Pelin varlýklý bir ortamda, oldukça þýmarýk büyümüþtü. 4 yýl önce babasýnýn iflasýndan nihayetraki hayatýna halen alýþamamýþtý. O varlikli rahat hayatý doðal hakký olarak görüyordu. Ben de Pelin’in hak ettiði hayatý yaþamasýný istiyordum. Onun için buraya girmiþ olmak bizi özellikle mutlu etmiþti. Kalabalýðýn çok seçkin olduðu belliydi... 

Ýçerde adama gülümseyerek elimizi uzattýk. “Ben Kerem!” dedim. Karým da, “Ben de Pelin!” dedi. Adam da kendini tanýttý. Ýsmi Nusret imiþ. Benimle el sýkýþtý. Sonra da karýmýn gözlerinin içine bakarak, iki eliyle tuttuðu elini öptü. Pelin’in ürperdiðini gözlerimle gördüm... 

Bardaki parti, yayýna yeni baþlayan bir derginin tanýtýmý içinmiþ. Nusret beyle sohbete baþladýk. Eski bir Ýstanbul ailesinden geldiði belliydi. Yakýþýklý deðildi, ama baþka bir çekiciliði vardý. Ýçkiler su gibi içildikce samimiyet artýyor, ama iliþkinin dengesi hiç deðiþmiyordu. Biz ona hep Nusret bey diyorduk, o da bize Pelin ve Kerem. Nusret beyin 45 yaþýnda ve konutli olduðunu, bizim yaþlarýmýzda bir oðluyla bir kýzýnýn olduðunu öðrendik. Biz de ona üniversiteyi bitirir bitirmez konutlendiðimizi ve þimdi 2 yýllýk konutli olduðumuzu söyledik. 

Nusret bey anlattýðý hikayelerde çapkýnlýðý konusunda hiç çekingen deðildi. Ama direkt olarak da Pelin’e asýlmýyordu. Sakin ve aðýr tavrý ona gittikçe daha çok saygý duymamýzý saðlýyordu. Karým bu tür erkeklere her zaman ilgi duyardý. Nusret beyin esprilerine gittikçe daha çok gülüyor, anlattýðý hikayelere gereðinden fazla olumlu tepki gösteriyordu. Her halinden onu etkilemeye çalýþtýðý belliydi. Nusret bey garsona sürekli içkilerimizi tazelemesini söylerken, bize gösterdiði ilginin benim de hoþuma gittiðini hissettim... 

Nusret bey bir fasila bize, “Siz keyfinize bakýn, ben biraz ayrýlacaðým!” dedi. Yakýnýmýzdaki bir grubun yanýna gitti. Onlar konuþurken iraktan seyretmeye baþladýk. Herkes ne kadar saygý gösteriyor, önem veriyordu Nusret beye. Karým gözlerini ona dikmiþ, “Ne kadar etkileyici biri. Deli gibi istiyorum onu!” dedi. O anda artýk benim engelleyebileceðim bir þey olmadýðýný biliyordum. Karým kývýrtarak benden iraklaþtý. Dans eden kalabalýðýn fasilasýna karýþtý. Herkesin ilgisini çekmesi fazla zaman almadý. 

Pelin’in üstündeki mavi dar mini esbap sütun gibi bacaklarýný cömertçe sergiliyordu. Etrafta baþka çekici kýzlar olmasýna raðmen, bütün erkeklerin ilgisi ondaydý. Dans ederken incecik kumaþýn altýnda titreyen diri göðüslerinin sütyensiz olduðu belliydi. Etrafýndaki erkeklerin sayýsý kýsa zamanda üç olmuþtu. Uzun dalgalý sarý saçlarý daðýlýrken ýþýkta parlýyordu. Yuvarlacýk çýkýk poposu her salýnýþýnda baþka bir güzel görünüyordu. Pelin etrafýndaki erkeklere pas verirken, fasila sýra da Nusret beye çapkýn bakýþlar atýyordu. Ýstediðinin Nusret bey olduðu aþikardý. 

Nusret bey bir süre nihayetra icinde olduðu gruptan ayrýlýp yanýma geldi. Benimle beraber karýmý seyretmeye baþladý. Bana dönüp, “Karýn tam bir felaket. Çok seksi. Lolita gibi!” dedi kendinden emin bir gülümsemeyle. Sanki karýmdan deðil de, satýþa çýkardýðým bir fahiþeden bahsediyordu. Çocukça bir mutlulukle gülümseyerek, “Teþekkür ederim. Öyledir benim karým!” dedim. Sevincim karýmýn istediði oluyor diye miydi, hayirsa benim de saygý duyduðum biri ondan hoþlandý diye miydi bilemedim. 

15-20 dakika nihayetra Nusret bey gözünü ayýrmadan izlediði karýma eliyle gel iþareti yaptý. Karým dans etmeye devam ederek diðer erkeklerin fasilasýndan süzülüp yanýmýza geldi. Yüksek sesli müzikten sesini duyurabilmek için karýmý belinden tutup kulaðýna baðýrarak, “Ne kadar güzel dans ediyorsun sen!” dedi. Pelin müziðin ritmiyle halen oynatýp durduðu kalçalarýnda okþarcasýna dolaþan ele aldýrmadan, “Güzel dans ederim. Özellikle hoþuma giden bir erkeðin önünde olursam!” diyerek yanýtladý. Nusret bey sanki anlamamýþ gibi, “Kimmiþ o þanslý erkek?” diye sordu. Pelin elini uzatýp Nusret beyin kalçasýný okþayan kürek gibi elini tuttu, sýmsýký poposuna bastýrdý ve gözlerinin içine bakarak, “Sizin!” dedi. 

Nusret bey zaten görebildiði þeyi karýmýn aðzýndan duymaktan mutlu gülümsedi. Ne benden, ne de etraftakilerden çekiniyorlardý. Pelin artýk konuþurken ona dokunuyor, gözlerinin içine bakýyor, genç kýz gülücükleriyle ve fasilada isterik kahkahalar ile süslüyordu sözlerini. Bu hale geldiðinde karýmýn karþýsýndaki erkeðe teslim olduðunu biliyordum. Yaþlý kurdun da bunu benden çok daha iyi bildiðinden hiç þüphem hayirtu. 

Nusret beyin arkadaþý olduðunu tahmin ettiðim bir yaþýtý bir erkek yaklaþýp, “Nasýlsýn Nusret?” diyene kadar bir birlerine kur yapmaya devam etiler. Nusret bey arkadaþýný baþýndan acele savmasýný bildi. Sonra da karýmýn elinden tutup, “Gelin çocuklar, daha sakin bir yere gidelim!” dedi. Nusret bey Pelin ile el ele, ben de yanlarýnda, çýkýþa doðru yürüdük. Þef garson yanýmýza gelince, Nusret bey karýmýn elini býraktý, cebinden kalýn bir cüzdan çýkardý. Nerdeyse benim 2 aylýk maaþým kadar olan hesabý ödedi. Sonra da garsonundan vestiyerine kadar Yüzlük banknotlar halinde bahþiþler daðýta daðýta mekanýn kapýsýna kadar geldik. Sanýrým bizim için bu nihayet darbe oldu. Karýmla göz göze geldik bir an, kocaman kocaman açýlmýþtý gözleri, adamýn daðýttýðý paralarý gördükten nihayetra. 

Nusret beyin fasilabasý hemen geldi. Son model, kocaman, kara bir fasilabaydý. Þöför arka kapýyý açtý. Nusret bey Pelin’i nazikçe fasilabaya bindirdi. Karým nihayet derece hoþnut, mini eteðinin kasýklarýna kadar açýlmasýna, þoför dahil hepimizin küloduna kadar görmemize aldýrmadan rahat kinetiklerle geçti, oturdu. Nusret bey kendisi de bindi. Ben de arkalarýndan binmeye rüzgartendim, ama þöför kibarca beni ön koltuða yöneltti, “Burada daha rahat edersiniz beyefendi!” dedi. Biraz bozularak, “Ha, tabii...” dedim. Ön koltuða oturdum. Araba yeni deri kokuyordu. 

Þöför kapýmý kapattý. Kendisi de bindi, “Villaya mý beyefendi?” diye sordu. Evet cevabýný alýrken kinetik etmiþtik bile. Arabanýn sessizliðine raðmen Nusret beyin kalýn boðuk sesini duyuyor, ama çoðu zaman ne dediðini anlamýyordum. Karýmýn fasila sýra (Evet, Hayýr) dediðini ve gülüþlerini duyuyordum. 

Sesleri kesildiðinde öpüþtüklerini anladým. Yan gözle þoföre baktým, simaünde pis bir sýrýtmayla dikiz aynasýndan arkada olanlarý izliyordu. Kendimi kötü hissettim. Benim azgýn fingirdek karým, ucuz bir fahiþe gibi, þoföre ve bana aldýrmadan baþka bir erkekle arka koltukta fingirdiyor, seviþiyordu. Sonra gözümün önüne Nusret beyin barda daðýttýðý banknotlar, kalýn cüzdanýnýn görüntüsü geldi. Boþ verdim herþeye, kendimi deri koltuðun rahatlýðýna býraktým. 

Yol fazla sürmedi. 15 dakika nihayetra demir bir kapýdan girip, güzel bir villanýn önünde durduk. Þöför hemen inip arka kapýyý açtý. Önce Nusret bey indi, elini uzattý ve Pelin’in inmesine yardým etti. Ben de indim fasilabadan. Ne yapmam gerektiðini bilmiyordum. Bekçi olduðunu tahmin ettiðim bir adam konutin yan tarafýndan koþarak geldi, “Hoþ geldiniz Nusret bey!” dedi, villanýn gösteriþli ön kapýsýný açtý. Nusret bey Pelin’in beline sarýlýp içeri girdiler. Ben de arkalarýndan girmeye rüzgartenirken, Nusret bey, “Seni ben nihayetra çaðýracaðým. Þimdilik burada bekle!” dedi. 

Bir þey söylemeden aptal aptal durdum, arkalarýndan baktým. Kapý kapandý. Þimdi geriye dönmem gerekiyordu, ama þöförle sima simae gelecegimi düþünerek utandým. Onun da bekleyeceði belliydi. Þöförün, “Gel koçum fasilabada otur!” diyen sesiyle kendime geldim. Artýk bana beyefendi demiyordu. Patronu hayirtu ortalýkta. Bu duruma aþina olduðu besbelliydi. Pek fazla göz göze gelmemeye çalýþarak fasilabaya girdim. Onunla muhattap olmak istemiyordum. Süklüm püklüm, konuþmadan oturdum. 

Sessizliði o bozdu, “Yenge de pek hoþmuþ. Karýn mý?” dedi. Ýsteksizce, “Evet...” dedim. Þöför, “Nusret bey böyle ufak tefek genç kýzlara bayýlýr. Çoðu zaman böylesi çýkmýyor. Onun için keyifli görünüyor bu akþam...” dedi. Karýmýn güzelliði, seksiliði onun da hoþuna gitmiþti sanki. Hoþ, Pelin’in, ayný anda hem masum bakire, hem seksi fahiþe olabilen görüntüsünü görüp de iç geçirmeyen, siki kalkmayan erkeðe rastlamamýþtým ya... 

Þöför, “Zor geliyor mu sana?” diye sordu. Sesinde samimiyet ve sýcaklýk vardý. Biraz daha yakýn hissettim kendimi ona. Birinin yakýnlýðýna ihtiyacým vardý açýkcasý. “Eh, tabii aðýr geliyor...” dedim. Þöför babacan bir gülüþle, “Alýþýrsýn oðlum, zevk de alýrsýn. Sen öyle birine benziyorsun. Buraya gelinceye kadar aðzýný açýp bir þey diyemediðine göre...” dedi. Sonra ayný gülümsemeyle, “Nusret bey senin hatundan hoþlanýrsa seni de ihya eder!” dedi. 

Zevk alacaðýmý söylemesine gerek olmadýðýný, zaten o utanç verici zevki aldýðýmý ona itiraf edemedim. Ama anlamýþ olacak ki, “Sessiz olursan seni onlarý duyabileceðimiz yere götürürüm.” dedi. “Peki...” dedim uysalca. Eliyle gel iþareti yaparak yürümeye baþladý. Arkasýna takýldým. Evin arkasýna doðru yürüdük. Etrafta baþka bir konut olmadýðý için sessizliðin içinde karýmýn haykýrmalarý duyulmaya baþladý. Hafif bir ýþýðýn geldiði ikinci kattaki pencerenin altýndaydýk. Ne acele baþlamýþlardý. Nasýl hemen karým böyle bas bas baðýrýr hale gelmiþti? 

Karým normalde sikilirken inlerdi, ama böyle baðýrdýðý pek nadirdi. Zevk haykýrýþlarý yükseldikçe sikimin kalktýðýný, sertleþtiðini hissettim. Þöförün de eli de apýþ fasilasýna gitmiþti. Pantolonunun üzerinden sikini düzeltti. Sonra da sessizce, “Üff... Ulan senin orospu iyi baðýrýyor!” dedi ve pantolonunun üstünden yaraðýný avuçlayýp oynamaya baþladý. Gayri ihtiyari ben de ayný þeyi yaptýðýmý ayrim – nüans – baskalik ettim. O daha fazla beklemedi, pantolonunun kemerini çözdü, donuyla birlikte aþaðý indirdi. Elini tükrükleyip, dýþarý çýkan yaraðýna asýlmaya baþladý. 

Artýk kendimi engelleyemiyordum, ben de aynýsýný yaptým. Yemekýlmaya baþladým. Öyle garip, anlatýlmaz bir durumdu ki! Kendimi tanýyamýyordum. Bugüne kadar hiç tanýmadýðým bu adamla yan yana, pencerenin altýnda karýmýn sikilirken çýkardýðý seslere 31 çekiyordum. Þoför kulaðýma yaklaþýp, “Acele etme... Nusret bey boþalmadan uzun uzun siker senin karýyý! Tadýný çýkar!” dedi. Bir þey söylemeden baþýmý salladým. Kulaklarýmda karýmýn çýðlýðý ve vücutlarýnýn birbirine çarpmasýnýn sesiyle kendimden geçiyordum... 

Birazdan karýmýn haykýrmalarý arttý. “Aahhh! Nusret’im! Erkeðimmm! Sik beni!” diye baðýrdý. Artýk sadece çýðlýk atýyordu. Karým geliyordu. Bir kaç dakika sürdü gelmesi. Onun böyle kendini kaybetmiþ bir halde boþaldýðýný hiç duymamýþtým. Nusret bey, “Offff... Amýna koduðumun ufak orospusu!” diye soluya soluya basýyordu karýma. “Daracýksýn amcýk! Þimdi beni de getireceksin...” dedi, hemen ardýndan da böðürürcesine sesler çýkartarak boþaldý. Sonra sesleri duruldu. 

Þöför hýzla pantolonunu toparlamaya baþladý. “Hassiktir! Senin orospu karýn patronu acele getirdi! Toparlan, gitmemiz lazým hemen!” dedi. Þöförün paniðini anlamadým, ama ben de telaþlandým. Pantolunumu çektim aceleyle. Sessizce kaçtýk ordan. Evin önüne geldiðimizde, “Nusret bey asla bu kadar acele gelmezdi, senin karýnýn muamelesi çok iyi olmalý! Nusret bey bir þey istemek için telefon eder bazen, onun için korktum. Pencerenin altýndayken benim telefon çalsaydý boku yemiþtim!” dedi. 

Nusret beyden telefon gelecek diye bekleyerek bir daha arkaya gitmedik. Ýki saate yakýn konuþtuk. Þöförün adý Kemal imiþ. Nusret bey çok güvenirmiþ kendisine. Ben de kendimden bahsettim. Karýmýn erkeklerden ne kadar hoþlandýðýný ve benim bunu bilerek konutlendiðimi anlattým. Aklý almadý, ama dinlerken eðlendiðini hissettim. Benden 5-6 daha büyüktü. Bekardý. Þimdi gönlünü eðlendiriyordu. Ama, temiz bakire bir kýz bulup konutlenmeye niyetliydi. “Ben namusuma düþkünüm! Karý dediðin konutinin, erkeðinin kadýný olur. Bir erkeðe yan gözle baksýn öldürürüm valla. Nusret bey de öyledir. Bakma, önüne gelene kayar, ama karýsýnýn yeri baþkadýr. Sen de biraz karýna sahip çýk diyeceðim, ama geç kaldýn galiba!” deyip gülmeye baþladý. “Senin karý meta caným... Sen ona sahip çýkamazsýn zaten! O yolun yolcusu o!” derken, ben sadece dinliyordum. 

Sonunda Kemal’in telefonu çaldý. Hemen açtý. “Tabii Nusret bey!” dedi. Birkaç defa daha, “Tabii... Tabii...” dedi. Telefonu kapatýnca, bana, “Gel bakalým!” deyip kapýya doðru yürüdü. Ýçeriye girdik. Gösteriþli bir antrenin ardýndan loþ aydýnlatýlmýþ büyük ve etkileyici salona girdik. Zenginlik konutin her köþesinde hissediliyordu. Modern, ak aðýrlýklý dekorasyon çok hoþuma gitmiþti. 

Merdivenin ardýndaki bölümü göstererek, “Bak burasý bar...” dedi. Ýçkileri, bardaklarýn yerlerini gösterdi. “Ben bir þey istemiyorum!” dedim. Güldü, “Senin için deðil salak! Nusret bey talimat verdi. O istediði zaman götüreceksin!” dedi. Bunu düþünemediðim için kendime kýzdým. Mutfaðý ve diðer yerleri gösterdikten nihayetra üst kata çýktýk. Heyecanlanmaya baþlamýþtým. Yanlarýna gidiyorduk galiba. Nasýl davranacaktým? Ne yapacaktým? Nasýl konuþacaktým? Aðzým kurumuþtu heyecandan. Holün nihayetunda, hafif ýþýk gelen odaya yaklaþtýkça kalbim yeriden çýkacak gibiydi. Az önce altýnda karýmýn sikiþme seslerini dinleyerek 31 çektiðim oda olmalýydý bu. 

Kemal öksürerek geldiðimizi belli etti. Ýçeriden, “Gelin, gelin!” diyen Nusret beyin sesini duyduk. Kemal önde ben arkada içeri girdik. Kocaman yatak odasýnýn ortasýnda onunla orantýlý büyüklükte bir yatak vardý. Odanýn içinde yoðun bir seks kokusu vardý. Yarý oturmuþ vaziyetteki Nusret beyin göðsüne baþýný dayamýþ olan karým çok mutlu görünüyordu. Narin elleri onun kýllý göðsünü okþuyordu. Ýkisi de gögüslerinin üstüne kadar örtülüydü. Herhalde biz gelmeden örtmüþlerdi üstlerini. Saçý baþý daðýnýktý karýmýn. Dudaklarýnda ruj kalmamýþ, bulaþmýþtý. Bana bakýp yorgun yorgun gülümsedi. Nusret beye ayýp olmasýn diye karþýlýk veremedim. 

Nusret bey bir eliyle karýma sarýlmýþtý, diðeriyle omuzunu okþuyordu. Muhabbetlerini kesmiþ gibi suçluluk duydum, ama kendisi çaðýrmýþtý bizi. Nusret bey kendinden emin, ama artýk daha sevecen sesiyle bana, “Kemal sana her þeyin yerini gösterdi mi?” dedi. “Evet, Nusret bey.” dedim. “Hadi bakalým o zaman bana bir buzlu Viski getir!” dedi. Karýma da birþey içmek istiyor mu diye soracaktým ki, “Pelin’e de aynýsýndan getir!” dedi. Sonra da karýma döndü, “Seni istediðim gibi yeniden yaratacaðým!” dedi gülümseyerek. Karým da kýkýrdayarak kýllý göðsüne öpücük kondurdu ve “Ben bilmem, beyim bilir!” dedi. 

Nusret bey bana, “Hadi bakalým, git getir þimdi!” deyip, Kemal’e de, “Kerem içkileri hazýrlayýncaya kadar bekle, bir yanlýþ yapmasýn, nihayetra konutine gidebilirsin!” dedi. Kemal, “Tabii Nusret bey!” dedi. Ýkimiz tam odadan çýkýyorduk ki, “Dur bak, seninle biraz oyun oynayalým. Aþaðýda soyun ve Pelin’in külodunu giy, öyle gel!” dedi. Etrafa bakýnýp karýmýn külodunu fasiladý. Bulamayýnca, “Durmayýn orada! Arasýnýza!” diye kýzdý. Kemal’le ben yataðýn etrafýnda dolaþýp karýmýn külodunu fasilamaya baþladýk. Sonunda Kemal yataðýn dibinde buldu, “Buldum Nusret bey!” dedi. 

Karýmýn minik pembe külodu Kemal’in elinde, beraberce odadan çýktýk. Aþaðýya ininceye kadar Kemal karýmýn külodunu koklayýp, “Off, çok güzel kokuyor yaa!! Halen sýrýlsýksam!” deyip durdu. Aþaðýdaki bara indiðimizde, “Hadi Kerem, giy bakalým karýnýn külodunu!” dedi. “Sen gittikten nihayetra giyerim...” dedim. Ama ýsrarlarýna nihayetunda daha fazla karþý koyamadým. Kemal þu anda bana burada destek olabilecek tek kiþiydi. Soyunmaya baþladým. Gömleðimi, pantolonumu, külodumu, çoraplarýmý tek tek çýkardým. Çýrýlçýplak Kemal’in önünde duruyordum. Sikim kalkmaya baþlamýþtý. Elimi uzatýp, “Ver de giyeyim bari...” dedim. 

“Dur bekle!” dedi, kemerini çözdü. Pantolonunun önünü açtý. Yaraðýný çýkarttý, karýmýn küloduna sürtmeye baþladý. Dýþarýda azýp da boþalamamanýn acýsýný çýkartacaktý belli ki. Ara sýra da bana bakarak, “Ohhh, Kerem karýn tam sikilecek bir karý! Tam bir orospu!” diye fýsýldýya fýsýldýya 31 çekmeye baþladý. Çok sürmeden karýmýn külotuna fýþkýrttý döllerini ve “Ooohhhhh!” çekti. Sonra da dölleriyle výcýk výcýk olmuþ külotu elime verdi ve pantolonunu toplamaya baþladý. Gülerek, “Giy hadi!” dedi. Öylece durduðumu görünce, “Giysene lan gavat!” dedi. 

Tek ayaðýmla mermer zemin üstünde dengemi saðlayarak bir bacaðýmý geçirdim. Sonra da ötekini. Külodu belime kadar çektiðimde, Kemal’in ýlýk dölü sikime, taþaklarýma bulaþtý. Bu nedense sikimin daha da kalkmasýna neden oldu. Kemal’in bunu ayrim – nüans – baskaliketmesi ihtimalinden rahatsýz oldum. Kalkmýþ sikimin ucu karýmýn külodundan dýþarý taþýyordu. Arkasýndaki ip ise popumun fasilasýna girmiþti. Kemal’in karþýsýnda gerçekten utandýðýmý ayrim – nüans – baskalikettim. O ise bana bakýp eðleniyordu, “Dön þöyle bir de arkadan bakayým!” dedi. Gayri ihtiyari dediðini yaptým. “Ohhh yavrum, göte bak!” deyip kýçýma bir þaplak attý. Hafifçe yana kaçtým. “Genç kýz gibi cilvelisin valla! Hadi içkileri götür gecikmeden, hayirsa kýzacak Nusret bey sana!” dedi. 

Haklýydý. Ellerim titreyerek bardaklara Viskiyi, buzlarýný koydum. Bardaklarý Kemal’in verdiði tepsiye yerleþtirdim, ona bir þey demeden arkamý dönüp, üstümde sadece karýmýn minik pembe külodu olduðu halde, yalýn ayak, serin mermerin üstünde yürümeye baþladým. Kemal’in arkamdan halen baktýðýný biliyordum. Merdiveni çýkarken külodun sürtünmesiyle Kemal’in dölü iyice bulaþýyordu. Hole geldiðimde kalbim tekrar hýzlý hýzlý çarpmaya baþladý. Odalarýna yaklaþýyordum. Ýçerden seslerini duymaya baþladým. Seks sesleri deðildi. Konuþuyorlardý. 

Odanýn açýk kapýsýna geldiðimde durdum. Onlarýn odasýna giriyordum, izin almam gerektiðini düþündüm. Beni hemen ayrim – nüans – baskalik ettiler. Nusret bey, “Gel Keremciðim!” dedi. Geç kaldýðýma kýzmadýðý için sevindim. Yanlarýna gittim, tepsiyi uzattým. Ama Nusret bey kendi eline daha yakýn olduðumu ayrim – nüans – baskalik etti ve “Önce kadinlara sunulur!” dedi. “Haklýsýnýz, özür lisanerim!” deyip tepsiyi karýma uzattým. Pelin bardaðý alýrken beni süzerek, sevimli bir tavýrla, “Kocacým, çok yakýþmýþ külodum sana!” dedi. Ardýndan Nusret bey aldý içkisini. Bardaklarýný tokuþturup birer yudum aldýlar. 

Nusret bey bana, sandalye çekip yataðýn yanýna oturmamý söyledi. Dediðini yaptým. Diken üstünde, dimdik sandalyeye oturdum. Yatakta biraz daha doðruldular. Artýk biz bize olduðumuz için üstlerini örtmeye çalýþmýyorlardý. Karýmýn güzel göðüsleri ortaya çýkmýþtý bile. Onlara bakmak istiyordum, ama Nusret Bey’den çekiniyordum. 

Nusret bey, “Kerem’ciðim...” diye söze baþladý ve “Durum þöyle... Pelin’den çok hoþlandým. Çok güzel, taþ gibi, iþveli, cilveli...” deyip, beni tartmak ister gibi simaüme baktý. Tepki göstermediðimi, can kulaðýyla dinlediðimi görünce devam etti, “Hadi daha açýk konuþayým. Karýn seviþmesini, sikiþmesini de çok iyi biliyor. Daracýk amcýðý var karýnýn... Bitirdi beni... Metresim olmasýný istedim, karýn da bunu severek kabul etti!” dedi. 

Bana sormadan kabul ettiði için karýma kýzmama raðmen, karýmýn bu kuvvetlü varlikli erkeðin metresi olacaðý düþüncesi hoþuma gitmiþti. Bir yandan da bunun hayatýmýzý nasýl deðiþtireceðini, ne güçlüklarý olacaðýný bilemediðim için korkuyordum. Yine de olumsuz bir þey demeye cesaret edemedim, “Siz nasýl uygun bulursanýz...” dedim. Karým hislarýmý biraz ayrim – nüans – baskalik etmiþ olmalý ki, “Güzelim, ben senin karýn olarak kalacaðým. Çekineceðin bir þey hayir. Sadece Nusret beyin de kadýný olacaðým. Tabii bazen seninle olamayacaðým. Ama onun karþýlýðýnda lüks, rahat bir hayatýmýz olacak!” dedi. 

Nusret bey, “Sikinin haline bakýlýrsa hoþuna da gidiyor zaten!” deyip güldü ve “Hadi itiraf et Keremcim, karýnýn pembe külodunu giyip yanýmýza gelmeyi kabul ettiðine göre, karýný becermeme, metres yapmama hiç bir itirazýn hayir senin!” dedi. Adam doðru söylüyordu. Karýmýn pembe külodundan fýrlamýþ sikimle orada öylece oturmuþ, baþýmý sallayarak, az önce karýmý siken adamýn dediklerini onaylýyordum. Kekeleyerek, “Þeyy... Pelin ilk konutlendiðimizden beri böyle davranýyor. Ben de onu kaybetmek istemiyorum. Alýþtým artýk. Bir yerden nihayetra hoþuma gitmeye baþladý diyebilirim. Haklýsýnýz, baþka erkeklerin karýmý sikmesinden, karýmý baþkalarýyla seviþirken izlemekten zevk alýyorum, ne yalan söyleyeyim...” diye içinde bulunduðum durumu anlatmaya çalýþtým. 

Bu sýrada Pelin, örtünün altýnda kalan elini kinetik ettirerek, “Aaaaa! Bu kocaman olmuþ yine!” diye kýkýrdadý. Eliyle o kocaman olmuþ siki okþadýðýný, kavradýðýný anladým. Nusret beye, “Hadi sevgilim, býrak konuþmayý artýk! Bu koca þeyi yerleþtir bana!” diyerek kývrandý yattýðý yerde. Nusret bey benimle konuþmayý býrakýp karýma döndü, “Bebeðim, Pelin’im, sana doymuyor o kocaman þey!” dedikten nihayetra isterik karýmýn dudaklarýna yumuldu. Bir yandan da eliyle memesini avuçlamaya baþladý. Üstlerindeki ince örtü kinetikleri arttýkça açýlýyordu. Karýmýn çýplak, güzel vücudu tamamiyle ortaya çýkmýþtý. Nusret bey de üstünü örten nihayet kýsmýný ittirerek üzerinden attý. 

Ýlk defa vücudunun ne kadar kýllý olduðunu gördüm. Yaraðý çok heybetliydi. Kalýn, uzun ve kapkaraydý. Çati arlarýný görebiliyordum oturduðum yerden. Kýllý iri taþaklarý da kapkaraydý. Karýmýn narin eli sýmsýký kavramýþtý yaraðýnýn gövdesini adeta kaçmasýndan korkar gibi. Az nihayetra Nusret bey karýmý altýna aldý. Pelin bacaklarýný fasilalayýp dizlerini kaldýrdý. Nusret bey eliyle koca yaraðýný tutup karýmýn amýna dayadý. Dudaklarýný karýmýn dudaklarýndan ayýrýp gözlerinin içine baka baka ittirmeye baþladý... 

Karýmýn simaünde bir gerginlik oldu. Saatlerce girip çýkmasýna raðmen halen büyük geldiði belliydi. Karým koca yaraðý içine tamamiyle alýr almaz bir, “Ohh!” çekti, ardýndan bacaklarýný kaldýrýp iki yandan erkeðinin beline doladý. Kýrmýzý ojeli ufak güzel ayaklarýný birbirine dolayýp kilitledi. “Seninim erkeðim! Seninim! Kökle dibine kadar!” diye soludu arzuyla... 

Nusret bey zaten bekleyecek deðildi. Kýllý poposunun karýmýn bacaklarý fasilasýna doðru alçaldýðýný seyrederken içim cýz etti. Karýmýn bir baþka erkek tarafýndan sikilmesini izlemekten aldýðým büyük zevke raðmen, kýskançlýk ve burukluk hissu da hayir deðildi içimde. Karýmýn aldýðý zevki tekrar tekrar isteyeceðini, ona baðlanacaðýný biliyordum. Nusret beyin kalçalarý aþaðý yukarý kinetik etmeye baþladýðýnda bu düþünceleri unutup önümde gerçekleþen muhteþem çiftleþmeye konsantre oluvermiþtim. Yumuþak baþlayan kinetikler gittikçe daha sert ve acýmasýz oluyordu. Adeta Pelin’e acý vermek ister gibi sikiyordu artýk. 

Pelin onun altýnda zangýr zangýr sarsýlýyor, soluk soluke inliyordu. Kýrmýzý ojeli ufak ayaklarý Nusret beyin kýllý poposunun üstünde fýrtýnada sallanan yapraklar gibiydi. O kocaman yaraðýn biricik aþkýmýn amýna girip çýkmasýný kýpýrdamadan seyrediyorum. Adeta büyülenmiþtim. Karým kollarý yettiðince ona sýmsýký sarýlýyor, diþlerini sýkarak altýnda debeleniyordu. Baþýný iki yana sallayarak haykýrmaya baþladýðýnda geldiðini anladým. Ama duramýyordu. Nusret bey de durmuyordu. Karým, “Yeter! Yeter!” diye yalvarmaya baþladý. 

Nusret bey daha gelmemiþti. Dakikalarca daha hayvan gibi sokup çýkardý. Karým tekrar deliler gibi baðýrmaya baþladý. Yine geliyordu. Vücutlarýn birbirine çarpma sesine Nusret beyin küfürleri eþlik etmeye baþladý. “Amýna koyuyorum kaltak! Daracýk deliðini sikiyorum! Amýna koduðumun orospusu!” diyerek o da kendini kaybetmiþti. Öyle kuvvetlü koyuyordu ki, karýma bir þey olacak diye korktum. Karým artýk ona sarýlamýyor, altýnda boþ bir çuval gibi duruyordu. Az önce Nusret beyin beline kilitlenen ayaklarýný salmýþ, adam yaraðýný dibine vurdukça bacaklarý kukla gibi iki yana sallanýyordu. 

Sonunda Nusret bey böðüre böðüre karýmýn içine boþaldý. Bütün aðýrlýðýyla, soluk soluke yatan karýmýn üstüne yýðýldý. Sonra yavaþça yana kaydý. Yumuþamýþ, ama halen kocaman yaraðý karýmýn amýndan kayarak çýkmýþtý. Pýrýl pýrýldý. Sýrt üstü uzandý. O da soluk solukeydi. 

Biraz nihayetra karýmýn güzel amýndan Nusret beyin dölleri dýþarýya taþmaya baþladý. Gecenin kim bilir kaçýncý boþalmasý olmasýna raðmen Nusret beyin döllerinin bu kadar çok olduðuna þaþýrdým. Gözlerim, karýmýn amýndan yavaþça süzülen döllere kilitlenmiþti. Kim bilir daha ne kadarý karýmýn rahmindedir diye düþünürken, Nusret beyin yattýðý yerden sesini duydum. “Amýna koduðumun orospusu bitirdin beni!” dedi. Halen soluk solukeydi. Pelin’imin ise yanit verecek hali hayirtu, yarý baygýn kinetiksiz yatýyordu sýrtüstü. Diri, dolgun memeleri inip kalkýyordu sadece. Terden sýrýlsýklamdý. Loþ ýþýkta parlýyordu. Ter ve seks kokusu iyice sarmýþtý odayý... 

Ben sesimi çýkartmadan onlara bakýyordum. Sikim de halen dimdikti, sýzlýyordu. Elime alýp boþalmak için deli oluyordum, ama bir yandan da kýzacak diye adamdan korkuyordum. Nusret beyin, “Kerem, git bize birer bardak soðuk su getir!” sözüyle kendime geldim. Konuþacak halde deðildim. Hemen kalkýp odadan çýktým. Mutfaða doðru pür telaþ yürürken, olanlarý tekrar yaþýyordum basmda. Hemen geri dönmek için acele ettiðimi ayrim – nüans – baskalik ettim. 

Odaya elimde tepsiyle geri döndüðümde, Pelin daha tam kendine gelmemiþti, bardaðý alacak durumu hayirtu. Nusret beye içine buz da attýðým soðuk suyunu verdim. Kana kana içti. Karýma tepsideki diðer bardaðý alýp uzattý, “Bebeðim, su iç, biraz kendine gel!” dedi. Yine o kibar beyefendi olmuþtu. Karým hafifçe gülümsedi. Dirseklerinin üzerinde kuvvetlükle doðrulup, Nusret beyin elinden suyu içti. Bitap görünüyordu. Suyu içip kendini tekrar býraktý, sýrtüstü, çýrýlçýplak. 

Nusret bey bana dönüp baktý ve gülümsedi. O an utandým. Karýmýn külodundan fýrlayan sikimi görmüþtü. “Bizi sikiþirken izlemek seni iyice azdýrdý galiba Kerem. 31 çekmek ister misin?” diye sordu. Yüzüne bakmadan utana utana baþýmý salladým. “Hadi çek o zaman! Karýna baka baka çek! Haa, avucunun içine boþalacaksýn. Bir yeri kirletirsen çok kýzarým. Tamam mý?” deyip güldü. 

Tamam anlamýnda baþýmý salladým. Avucuma tükürüp, küçülmüþ haliyle bile benimkinden büyük bir yaraðýn önünde 31 çekmeye baþladým. Karýmýn, içinden halen döl sýzan güzel kýlsýz amýna bakýyordum. Daha ikinci sývazlamada sessizce boþaldým avucuma. Herif yattýðý yerden, bir çocuðun yaptýðý marifeti seyredermiþ gibi eðlenmiþti 31 çekmemden. “Hadi þimdi git temizlen. Sonra þu karþýdaki kanepeye uzan uyu. Bir þey istersem uyandýrýrým seni!” deyip, yerdeki yataðýn örtüsünü fýrlattý bana. 

Efendisinin emrinde bir köle gibi emirlerine itaat ettim. Banyodan döndüðümde ikisi de uyumuþlardý. Çýrýlçýplak yatýyorlardý. Adamýn iri simsiyah kýllý gövdesi ile, ona sýmsýký sarýlan karýcýðýmýn minyon narin bedeni ve bembeyaz teni çok güzel bir tezat oluþturmuþtu. Baþýný adamýn göðsüne koymuþ, sarý uzun saçlarý adamýn göðsüne dalgalar halinde yayýlmýþtý. Eli, inikken bile hayli iri görünen sikin üzerinde, bir bacaðýný Nusret beyin üstüne atmýþ, minik pembe amcýðý, içinden süzülen zevk sývýlarý ve adamýn dölleriyle halen ýslak ýslak parlýyordu. Öyle güzel bir manzaraydý ki! 

Nusret beyin dediði gibi, kanepeye uzandým, örtünün altýnda büzülüp uyudum. 

[Kerem] 
akraba seks hikayeler akraba seks hikayeler mobil seks hikayeler