Birebir Hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Birebir Hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2014 Pazar

Peynir Ekmek Ýster Gibi Benden Am Ýstedi!

Selam, ben Melisa. Ýstanbulda Üniversite öðrencisiyim. 90-60-90 ölçülere ve sexy bir vücuda sahip, çok güzel bir kýzým. Ama bir sualnum var, sualnum belki de çok güzel olmamdan kaynaklanýyor. Hiç erkek arkadaþým veya sevgilim hayir, ve hiç bir erkekle de birlikte olmadým. Erkekler bana hep laf atarlar (Üfff yavruya bak, ne sikilir ama!) gibilerinden, ben gülümserim, lakin hep lafta kalýrlar, kimse gelip te ciddi ciddi asýlmaz. Dedim ya belki de çok güzel olmamdan çekiniyorlar, bilemiyorum. Okuduðum Üniversitede çok ama çok yakýþýklý bir çocuk var, adý Kerem. Hemen hemen mektepdaki herkes ona hayran. Tabii bende. Ama gereðinden fazla çapkýn biri, mektepdaki tüm kýzlara asýlýr (Kýzlar da bundan çok hoþlanýrlar).

yeni porno izle

Birgün ders fasilasýnda, bahçede bankta tekbaþýma oturuyordum, yanýma geldi ve “Selam!” dedi. Bende ona “Selam!” dedim. Ve daha ‘Naber, ne var ne hayir?’ diye sormadan, bana direkt, “Benimle sikiþirmisin caným?” dedi. Ben tabii þaþkýnlýðýmý gizleyemedim. Kem küm ettim, “Olmaz!” dedim. O da, “Paþa gönlün bilir! Fikrini deðiþtirirsen konut adresimi vereyim, gelirsin!” dedi. Ben de onun tatlýlýðýna dayanamadým ve “Tamam!” dedim. Adresini bir kaðýda yazdý verdi ve “Hadi Byee...” diyerek ýslýk çalarak yanýmdan ayrýldý. O gün dersler bittikten nihayetra konutime gittim. Üstümü deðiþtirip annemlere bir arkadaþýmla ders çalýþmaya gideceðimi söyledim, konutden çýktým...

Çok korkuyordum. Ýlk defa biriyle birlikte olacaktým, nasýl birþey olduðunu çok merak ediyordum. Sonunda Keremin konutine geldim. Kapýyý açtý ve selamlaþtýk. Beni hemen odasýna çýkarttý ve ben daha ne olduðunu anlayamadan, beni yataða fýrlattý. Üstünü ve üstümü çabucak soydu ve ben daha aðzýmý açamadan üzerime uzandý. Hiç konuþmadan ve öpüþmeden direk yarraðýný amýma müthiþ bir þekilde soktu ve bir “Ohh!” çekti. O anda öldüm sandým, caným çok yanmýþtý. Onun için kýzlýðýmý bozmasý falan önemli deðildi, müthiþ bir hýzla amýmda gidip geliyordu. “Lütfen yavaþla ne olur, caným çok yanýyor!” diye yalvarmaya baþladým. Bana, “Çok zevkli, yavaþlarsam zevk alamam!” dedi. Müthiþ bir aðrýydý, dayanamadým aðlamaya baþladým. Bacaklarýmý omzuna alýp iyice kökleyince ben öyle bir çýðlýk attým ki, sesim tüm mahalleye yayýlmýþtýr heralde. Ama ben baðýrdýkça o daha da hýzlanýyordu. Üstelik yarraðý da kocamandý.

Aðlayarak yalvardým, ama beni dinlemedi, hýzýna devam etti. Bu hýzla yaklaþýk yarým saat boyunca beni aðlatarak becerdi. Sonunda ben de zevk almaya baþlýyordum, artýk zevkten inliyordum resmen. Süper bir hisydu. Fakat amýmýn aðrýsý hala geçmemiþti. Birden durdu ve bana “Götten de istiyorum, hadi dön!” dedi. Çok korktum, “Ne olur yapma Kerem, yalvarýrým sana, götten sokarsan ben ölürüm!” dedim. Ama umrunda deðildi, zorla döndürdü beni ve domalttý. Arkama geçip birden bire kanlý yarraðýnýn tümünü götüme soktu ve pompalamaya baþladý. Götüm yýrtýlmýþçasýna aðrýyordu. Ýnanýn bacaðýmý kesseler belki bu kadar aðrýmazdý. Bu amýmý sikmesinden daha da fazla aðrýyordu. Üstelik götten sikilmek zevk vermiyordu, amdan becerdiðinde yine acýyla karýþýk zevk de alýyordum. Götümü sikerken sadece aðrý hissediyordum, hemde ne aðrý!

Sonunda götüme boþaldý. Dalga dalga fýþkýran döllerini götümün içinde hissedebiliyordum. Boþalmasý bittikten nihayetra yaraðýný götümden çýkarýp, bana zorla yalattý. Yalamak istemiyordum, ama, “Yala Orospu!” diyerek, ensemden tutup yaraðýný aðzýma zorla sokuyordu. Aðzýma halen dölleri geliyordu. Midem bulanmýþtý. Yaraðý aðzýmý doldurduðu için tüküremiyordum da, maalesef yutmak zorunda kalýyordum. Ýðrenç birþeydi. Yaraðýný bana yalatýp temizlettirdikten nihayetra, “Þimdi seni ödüllendireyim biraz!” dedi. Ne demek istediðini pek anlamamýþtým...

Bacaklarýmýn fasilasýna gömülüp amýmý yalamaya baþladý. Bu çok zevk veriyordu. O yaladýkça ben zevkten çýðlýklar atýyordum. Islanmýþtým, aðzýna boþaldým, yalayýp yuttu resmen, hemde büyük bir zevkle. Müthiþti. Sonra üstüme çýkýp dudaklarýmý, boynumu, boðazýmý ve göðüslerimi öpüp yalamaya baþladý. Deliler gibi seviþiyorduk. Seviþirken yaraðý yeniden sertleþmiþ ve amýmýn dudaklarý fasilasýnda seyahatniyordu ki, bu sefer amýma nasýl girdiðini anlamadým bile. Bu sefer amýmý yavaþ yavaþ sikerken müthiþ zevk veriyordu. Resmen zevkten çýðlýklar aýyordum. Bu zevk hiç bitmesin istiyordum. Ama metaesef erken sevinmiþim, birden amýmdan çýkarýp beni yeniden ters çevirip domalttý ve yeniden götten sikmeye baþladý...

O kadar hýzlý sikiyordu ki götümü, yine acýdan mahvolmuþtum. Oysa az önce amýmý yavaþ yavaþ sikerken ne güzel de zevk yaþýyordum. Zevk çýðlýklarým birden acý çýðlýklarýna dönüþtü. O ise her halükarda zevk alýyordu, bu da beni deli ediyordu. Mahfetmiþti beni. Sonunda bana acýyýp, götüme boþalarak, götümü sikmeye nihayet vermiþti. Acýdan götümü hissedemiyordum. Bana, “Nasýldý tatlým? Beðendiysen birdaha yaparýz, hemde bu sefer daha eðlencelisini.” dedi. Ben aðzýmý açamýyordum. Yemeklýnda hemen giyinip konute gitmek istiyordum, ama ne ayaða kalkacak halim, ne de yürüyecek halim vardý. Yarým saat dinlenip kendime geldikten nihayetra annemi fasiladým ve bugün arkadaþýmda kalacaðýmý söyledim. O halimle konute gidemezdim, gece mecburen Keremde kaldým. Gece boyunca sikiþmeden sadece seviþtik. O bile acý veriyordu, çünkü halsiz halimle beni yoruyordu.

Ertesi gün konute uðramadan, direkt mektepa gittim. Öðlen ders fasilasýnda Keremi gördüm, baþka bir kýzla el ele tutuþuyordu. Sinirden çýldýrdým resmen, yanýna gittim ve ona hesap sordum. Bana ne dese beðenirsiniz? “Bu akþam gelirsen üçlü yaparýz güzelim!” dedi hayvan. Bu lafýnýn üzerine daha da çýldýrdým, simaüne tükürüp, aðlayarak yanlarýndan ayrýldým. Birdaha onunla konuþmuyorum. Arada sýrada yanýma geldiði oluyor, “Sikiþelim mi?” diye, ama sima vermiyorum artýk, dersimi aldým!

Bir önceki yazýmýz olan Adamla Sikiþirken Karýsý Bizi Seyrediyordu! baþlýklý hikayemizi de okumanýzý öneririz.


[Melisa]

4 Ocak 2014 Cumartesi

Hem Am Göt Verdim Hem 6 Kilo!

Adým Mine, 38 yaþýndayým, 1.68 boyunda, 76 kiloda, balýk etli ve 13 yýldýr da konutliyim. Kocamla fasilamýz iyidir, bu konutlilikten birde oðlumuz var. Ben konut hanýmýyým, kocam kamuda memur. Kocamla monoton bir sex hayatýmýz var, bunda benim de etkim büyük, ama onda da erken boþalma var. 13 yýlda zevk aldýðým iliþki sayýsý 10’u geçmez diyebilirim. Ama durum böyle olmasýna raðmen kocamý (geçen yýla kadar) aldatmadým. Kocamla iliþkilerimizde fazla fantazilerimiz olmaz. Kocamla sikiþirken tam zevk almaya baþladýðým zaman, hýzlýca gidip gelmeye baþlar baþlamaz hemen boþalýr ve genelde simade doksan iliþkilerimiz bu þekilde nihayetuçlanýr. Hemen ardýndan banyo yaparýz, o arkasýný döner uyur, bense saatlerce uykuyu beklerim. Birkaç kez onu altadabilirmiyim diye çok düþündüm ama yapamadým. 


Sizinle paylaþacaðým olay geçen yilnin Eylül ayýnda yaþandý. Kocam kamuda çalýþtýðýndan yýlda bir defa izin kullanýr. Geçen yýl Eylül ayýnda sezon nihayetuna doðru, ‘All-inclusive’ yani fiyata ‘Herþey dahil’ tatil yapacaðýmýz bir otele rezervasyon yaptýrýp gittik. Çocuðu annemlere býraktýk, bu tatili bir nevi ikinci balayý olarak düþünmüþtük. Otel Marmaris’te güzel bir yerde idi. Ýlk günümüz oteli tanýmakla ve katýlýþla geçti, zaten o gece her ikimiz de yorgun olduðumuzdan seviþmedik bile. Ertesi gün sabah spor ve fitnes olduðunu öðrendim ve kilolu olduðumdan bu fýrsatlarý deðerlendireceðimi ve katýlacaðýmý söyledim. Kocam, “Tamam, sabahlarý beni kaldýrma da ne istersen yap!” dedi. O gün deniz, güneþ, havuz derken akþam oldu, as yedik. Tabi paralý olmayýnca bolca doldurduk mideleri, tüm Türkler gibi fazla kaçýrdýk biraz. Gece 23:00 gibi bara takýldýk. Kocam bedava olunca içkiyi kaçýrýyor tabi. Ben de biraz kýrmýzý þarap içtim. Eðlendik, canlý müzik derken, saat 03:00 gibi odamýza çekildik. Kafalarýmýz oldukça iyi idi, kapýyý bile zor açtýk diyebilirim. 

Kapýdan girdikten nihayetra kocam hemen icraata koyuldu. Yataða beraber atladýk. Ben sevindim tabi, bu akþam sikiþeceðiz diye. Neyse, bir yandan deli gibi öpüþüp, biryandan da elleþiyoruz. Bu fasilada kocaman göðüslerim vardýr, 105 numara sutyen giyerim, popom da oldukça iridir. Fazla deðil 10 dakikada çýrýlçýplak kaldýk. Kocam amýmý yalamaya baþladýðýnda çok þaþýrdým, çünkü kocamla ilk defa sarhoþken seviþiyorduk ve uzun zamandýr amýmý yalamýyordu. Balýk etli olduðumdan, amým oldukça kalýn dudaklý ve kabarýktýr. Kocam yaladýkça amým sulandý ve ben dayanamadým. Yemeklýnda ben de onun yaraðýný emmek istiyordum, ama patlar diye de çok korkuyorum, bu simaden onu içimde istedim. Kocamý altýma yatýrýp üzerine çýktým. Yavaþ yavaþ gidip gelmeye baþladým. Hýzlanmýyordum, çünkü bu durumun saatlerce sürmesini istiyordum. Biraz gidip geldim öylece, nihayetra en sevdiðim pozisyonu istedim. Yatakta bulunan tüm yastýklarý altýma alýp, üzerine yattým ve ayaklarýmý açýp, “Gir!” dedim. Girdi, gidip geliyordu. “Hýzlý sok caným!” dedim ve olan oldu, 2 kere soktu hýzlýca, nihayetra çýkarýp üzerime boþaldý. Ben 1 defa bile orgazm olamadan o bitti, hem de bitmesini hiç istemediðim bir zamanda. Bitmesini býrakýn, birde yýðýldýðý gibi sýzdý kaldý, horlamaya bile baþladý. Ben de duþa gidip küveti doldurdum ve sabunu resmen amýma sokarak mastürbasyon yaptým, orgazm oldum. Yataða döndüm, saati kurup uyudum. 

Sabah erken kalkýp hemen fitnes için hazýrlandým, altýma külot, tanga vs. giymeden, pembe bir tayt giydim ince, üstüme ise dar bir bluz giydim ve spor ayakkabýlarýmý giyerek doðruca çýktým. Hatta bir fasila asansörde kendime aynadan baktým, taytýn üzerinden amýmýn etli dudaklarý belli oluyordu, biraz da içine girmiþti. Popom zaten tüm hatlarýyla meydandaydý. Göðüslerimi giydiðim sutyen iyice dikleþtirmiþti. Lobiden spor alanýna giderken tüm erkeklerin bana arkadan baktýðýný hissettim. Spor alanýna biraz geç kalmýþ olmalýydým ki, hoca, “Hanfendi buraya gelin lütfen!” deyip, beni en öne aldý ve baþladýk spora. Etrafýma bakýndým, genelde 50 ve üzeri bayan ve baydan oluþan gurup ve 2 de zayýf bayan turist vardý. Hocamýz iri kaslý, 30-35 yaþlarýnda, çok fazla yakýþýklý olmayan, ama vücudu kuvvetlü bir beydi. En öne beni ve genç turistleri almýþtý. Spor esnasýnda bana deðil, amýma baktýðýný hissettim, fasilada gözü kayýyor ama tekrar gözlerini kaçýrýyordu. Sýk sýk arkaya döndürüp, ellerimizle ayak parmaklarýmýzý tutturuyordu. Bu pozisyonda amýmýn çanak gibi çýktýðýný ben bile hissediyordum. 

Spor bitti ve hocamýz adlerimizi yazdýrýp, ertesi gün için uyandýrma servisinin spor için uyandýrabileceðini söyledi, “Böylece kimse geç de kalmaz!” dedi bana bakarak. Bunun bir davet olacaðýný düþünerek özür lisanedim ve ilk günümüz olduðunu, bir daha olmayacaðýný söyledim. Önemli olmadýðýný söyledi, “Yarýn sizi bekliyorum, mutlaka gelin, burada size gidene kadar 5 kilo verdireceðim!” dedi. “Çok isterim hocam!” dedim. Oldukça terlemiþtim, hemen odaya gittim. Kocam halen uyuyordu. Saat 10:00 olmuþtu, duþumu aldým, Brunch’a katýldým. Kocam o gün saat 13:00 gibi kalktý, o da benim zorumla uyandý. Duþ alýp, yemeðe, denize falan girdik. Akþam yine ayný içki falan derken, yataða girdik tekrar, seviþmeye baþladýk. Ama beni hýzla sikmesini istemeye fýrsat bile kalmadan, 2-3 gidip gelmede boþaldý yine. Ben, “Tekrar yapalým!” dedim, ama kocam olmaz dedi. “Ben istiyorum!” dedim. Kocam, “Ben yorgunum, olmaz!” dedi. “Ne yaptýn da yoruldun?” dedim. “Yüzdüm!” dedi. Kýzdým, “Ben de simadüm, ama yorgun deðilim!” dedim ve böylelikle tartýþmaya baþladýk. Kocam baktý olmayacak, “Kaldýrýrsan belki yaparýz!” dedi. Yaraðýný elledim okþadým, kaldýramadým. Kocam yine sýzdý uyudu, ben uyuz oldum yine tabi. 

Sabah telefon ile uyandýrdýlar. Dünkü gibi giyinip koþtum spora, ama içimdeki istek bitmemiþti. Altýma yine tayt giymiþtim, ama akdý bu sefer. Beyaz olduðundan amýmýn dudaklarý daha da belli oluyordu. Hatta amýmýn üzerinde kýllarý üçgen þekilde býrakýrým, onlar bile belli oluyordu. Hoca tekrar öne aldý beni. Ekip aynýydý. Yine çok defa arkamýza çevirip domalttý bizi. Ama ben de döndüðümüzde hocanýn þortuna baktým, önü kabarýk duruyordu. Spor bitti, hemen odaya gidip duþ aldým. 

Duþtan nihayetra aldýðým bikiniyi giydim. Hayatýmda ilk defa bikini giydim. Kocam bile görmedi bu durumu. Kocam yine leþ gibi uyuyordu. Havuza gitmek için odadan çýktým. Havuza vardýðýmda, kadýn olarak sadece ben vardým. Havuz kenarýnda 4-5 erkek vardý ve havuzun içinde de 2-3 erkek. Ben gelince, hepsinin aç kurtlar gibi bana baktýklarýný ve gözleriyle soyduklarýný hissettim. Havuza yaklaþýnca, fitnes hocamýn da havuzda olduðunu ayrim – nüans – baskalik ettim. Hemen üzerimdeki tülü çýkarýp, bikini ile havuza daldým. Tabi erkekler de arkamdan suya girdiler. Hocam simaerek yanýma geldi ve “Mine haným, size uyguladýðým Kür’ün içinde simame de var, size 5 kilo verdireceðim ben!” dedi. Ben de, “Hocam çok iyi olacak, bunu çok istiyorum!” dedim. Hocayla konuþtuðumuzu gören erkekler yavaþ yavaþ kayboldu tabi. 

“Bu Kür’de baþka neler var hocam?” dedim. “Neler hayir ki!” dedi. Ýyice meraklandým, “Neler var?” dedim. Gülümsedi ve “Sýrasý gelince görürsün, acele etme!” dedi. Ben hocanýn konutli olup olmadýðýný öðrenmek için, “Sizin eþiniz bekler...” dedim. “Eþim hamile ve memlekette, ben mesleðim icabý buradayým!” dedi. Ýçimden, (Eyvah, bu da benim gibi kuduruyor!) diye geçirdim. O anda, bir þekilde bununla sikiþir tatmin olurum, burada bizi kimsede tanýmýyor nasýl olsa diye düþünceler geldi, onun da beni sikmek isteyeceðinden emindim. “Hocam ben çok mu kiloluyum?” dedim. “Hayýr, tam bir Türk kadýnýsýn, ama çok sexi giyinmeyi bilen bir Türk kadýný!” dedi. Ben mahçup olmuþ gibi, “Niye böyle söylüyorsunuz hocam?” dedim. “Baksanýza hiçbir eksiðiniz olmadýðý gibi, beni 2 gündür delirtmeyi baþardýnýz Mine haným!” dedi. Ben bu sinyalden bana ilgi duyduðunu anladým ve “Hocam nerede kalýyorsunuz?” dedim. “Burda, otelde, 309 nolu odada!” dedi. “Ben gelip sizden Kür’ü öðrenmek isterim!” dediðimde, hocanýn gözleri parladý. “Mine haným, her zaman beklerim! Hatta ben þimdi odama gidiyorum, lisanerseniz siz de gelin, Kür’ümüze devam edelim!” dediðinde, heyecandan ölüyorum sandým. “Tabi hocam!” dediðimde sesim bile titremiþti. Hoca, “Unutma 309!” diye fýsýldayýp gitti. 

Ben biraz daha takýldým havuzda, etraftan anlamasýnlar diye. Sonra çýkýp havluya sarýldým ve odama gittim. Bizim herifi kontrol ettim, halen horlaya horlaya uyuyordu. Hemen duþa girip, güzelce yýkandým, parfümümü sürdüm ve çýktým. Kocam halen uyuyor mu diye kontrol ettikten nihayetra, sessizce odadan çýktým ve asansöre binip 3. kata çýktým. Hocanýn odasý koridorun en nihayetundaymýþ. 

Kapýyý týklatýr týklatmaz açýldý, “Buyrun Mine haným!” dedi. Ýçeri girer girmez dudaklarýma yapýþtý, duvara sýkýþtýrdý beni. Çok iþtahlýydý. “Hocam...” dememe kalmadý, “Býrak þimdi hocayý, Murat de bana, sevgilim de bana!” dedi ve boynumu yalamaya baþladý. Bir eliyle kocaman göðüslerimi sýkýyor, diðeri ile ise kalçalarýmý sýkýþtýrýyordu. Kapýnýn arkasýnda 5 dakika kadar yiyiþtikten nihayetra, resmen muz soyar gibi soydu beni. Ben de onu tabi! Altýmda sadece dantelli tanga külodum kaldý, onda da önü kabarýk mayosu. Korkudan ve heyecandan elim yaraðýna bile gitmiyordu. Elimi tutup yaraðýnýn üzerine götürdü. Kocamýnkinden nihayetra ilk defa bir baþka erkeðin yaraðýna dokunuyordum, ama çok hoþ bir hisydu. Onun yardýmýyla elimi mayosunun için soktum ve yaraðýný dýþarý çýkarttým. Yaraðý çok fazla kalýn deðildi, ama uzundu. Yaraðý kalkmýþ, ama tam sertleþmemiþti. Ben de onun elini alýp kabaran ve ýslanan amýmýn üzerine koydum. “Offf, 2 gündür bu amý hayal ediyorum ve dün gece arka arkaya 2 defa 31 çektim bu amý düþünerek!” dedi. “Ýnanmam!” dedim. “Ýnandýrýrýz!” dedi ve beni kucaklayýp yataða görürdü... 

Beni sýrtüstü yatýrýp, ayak parmak uçlarýmdan yalamaya baþladý, baldýrlarýma geldi. Halen külodumu çýkarmamýþtý, külodun üzerinden amýmý kokluyor, öpüyor ve yalýyordu. O þekilde bile zevk alýyordum. Sonra çýkardý külodumu ve lisaniyle daldý, amýmý yalamaya baþladý. Zevkten kuduracak gibi oldum. Beni yalayarak bir kez boþalttýktan nihayetra doðruldu ve yaraðýný yalamam için aðzýma dayadý. O anda yaraðý kocaman olmuþtu. Ben pek beceremem, ama yine de yalamaya ve sývazlamaya baþladým. O da döndü üzerime ve 69 olduk, o beni ben, onu yalamaya devam ettik. Ama ben öyle bir oldum ki, artýk yalvarýyordum adama, “Hadi sik beni aþkým!” diye. Birden doðruldu ve bacak fasilama girerek, yaraðýný yavaþ yavaþ amýma sokmaya baþladý. Taþaklarýný kasýklarýmda hissettiðimde, ucunun amýmýn karþý duvarýna deðdiðini hissettim. Ve sakince gidip gelmeye baþladý. Sertçe sikmesi için kendime çekiyordum. Bu fasilada amým iyice þiþmiþ ve sulanmýþtý. “Hýzla gir sevgilim, sert sik beni!” deyince hýzlandý. Amýma ardý ardýna soktukça ‘Þlak, þlak, þlak’ sesler çýkýyordu. Bu hýzla 10 dakika kadar becerdi. Ben bu sürede kaç defa orgazm oldum bilemiyorum. Sonunda o da gelmek üzereydi. Yaraðýný hýzla çýkarýp göbegime fýþkýrdý, çaðlayan gibi aktý spermleri... 

Ben, Murat da kocam gibi bitti diye düþünürken, ucundan halen 1-2 çatila döl çýkmakta olan yaraðýný aðzýma dayadý ve “Em!” dedi. Hiç bu þekilde yarak emmemiþtim, aðzýma aldým yalamaya baþladým. Ama inanamadým, yumuþamaya sima tutan yarak anýnda tekrar kocaman oldu. “Þimdi Kür’ümüze geçelim caným! Ayaða kalk!” dedi, göbeðimdeki spermleri çarþafa topladý sildi ve bana göstererek, “Ýstermisin?” dedi. “Hayýr, kusarým!” dedim. “O zaman þimdi bana arkaný dön ve eðilerek ayaklarýný tut, seni bu þekilde çýplak hayal edip 31 çektim hep!” dedi. Ben kocaman kalçalarýmý ona dönerek parmaklarýma eðildim. Arkamda yatakta oturmuþ, yaraðýný sývazlayarak, “Bitiyorum bu senin götüne!” dedi. Yanaþarak, kýlsýz amýmdan baþlayarak götümün deliðine kadar yalayýp, lisan darbeleri atmaya baþladý. Bu þekilde fazla duramadým, çünkü ayaklarým titremeye baþladý, orgazm oluyordum. Berrakmumu anlamýþ olacak ki, beni yataða doðru çevirdi, ellerimi yatak baþýna koydu, belimi aþaðý doðru bastýrdý ve “Burada 1 kg vereceksin þimdi!” dedi. 

Arkama geçti ve zaten ýslak olan amýma yraðýný sertçe soktu ve ben hýzlan dememe gerek kalmadan hýzlandý. Yine ‘Þlak þlak þlak’ sesler çýkýyordu. Ben zevkten ölüyordum, amýmýn sularýnýn yere çatiladýðýný bile gördüm. Bir elini amýma sürüp ýslattýktan nihayetra, parmaðýyla göt deliðimi sevmeye baþladý. Ben kontrolu kaybetmiþtim zaten. Sonra parmaðýný göt deliðime sokup sokup çýkarmaya baþladý. Ama müthiþ zevk aldým ve ben bile þaþýrdým bu duruma. Ýki deliðim ilk defa doluydu. Kocam bana bunu yapmýyordu, zaten yapsada ben istemezdim. 

Bu þekilde amýmý bir süre becerdikten nihayetra, yaraðýný amýmdan çýkarýp götüme dayadý. Hiçbir þey diyemedim, ilk olduðundan merak ediyordum aslýnda. Ve götüme yavaþ yavaþ girmeye baþladý. Parmaðýyla alýþtýrdýðý için fazla acýmadý. Yavaþ ve ehilca köküne kadar girdi. Biraz bekleyip yavaþ yavaþ ve ehilca hýzlandý. Taþaklarý amýma vuruyor ve müthiþ zevk veriyordu. Ben rüyadaydým sanki, ilk defa bu kadar uzun sikildim ve o gün hayatýmýn ilklerini yaþadým. Götümü 20 dakika kadar becerdikten nihayetra götümün içine boþaldý ve yýðýldý üstüme. Ben de öylece biraz durdum. Arkamý dönüp saate baktým, 12:00’yi az geçmiþti. Kocam saat 13:00 gibi uyanabilirdi. “Gitmem lazým!” dedim. “Tamam aþkým!” diyerek götümün içinde yumuþamýþ yaraðýný öýkardý. Ben hemen banyoya koþup her yerimi temizledim. Murat’ý öpüp çýktým, hýzla odama gittim. Odaya girince kocam uyandý ve “Nerden geliyorsun?” dedi. “Fitnes ve sabah sporundan, nihayetra havuza girdim simadüm biraz, duþ alýp yatacaðým, hoca bugün bizi çok yordu!” dedim. Duþa girdim, ama ayaklarým ve kasýklarým resmen sýzlýyordu. Duþtan nihayetra hemen yattým, uyumuþum. Kocam beni saat 17:30’ da zorla uyandýrdý. 

Tatil boyunca, her gece kocama 4-5 dakika sikilip, her sabah da spordan nihayetra hocama 1,5 - 2 saat becerdirdim. Tatil bitti, döndük. Ve ben hem yaraða doydum, hem de 6 kilo zayýfladým. Hayatýmýn en güzel tatili oldu. O zamandan beri (kocamdan baþka) kimseyle sikiþmedim. Ama aklým götümü becerdirmekte kaldý. Kocama halen götten vermedim, çünkü verirsem benden þüpheleneceðini biliyorum. Þimdiki hedefim belli, kocamýn çalýþtýðý iþyerine yeni atanan Hakan bey var. Onun da bende gözü olduðunu biliyorum, çünkü konutimize geldiklerinde, ogün tayt giymiþtim ve Hakan beyin gözlerini kaçýrdýðýný ayrim – nüans – baskalik ettim. 

Þimdilik hoþçakalýn ve kendinize iyi bakýn. Bayanlar, tayt çok sihirli bir giysi, hele ki külotsuz giydiðinizde, sizi sikmek istemeyecek erkek hayir! Bunu sakýn unutmayýn :)) 

[Mine] 

Baldýzýmýn Ýlik Gibi Kýzýna Dayanamadým Siktim!

Eylül ayýnýn ikinci haftasýydý, geçici görev için Tekirdað’a gönderilmiþtim. Bunu biraz da ben istemiþtim, çünkü orada üniversite okuyan (baldýzýmýn kýzý) Çilem vardý. Hem bir büyüðü olarak onu kontrol edecektim, hemde iþimi yapacaktým. Arabamla Pazar akþamý Tekirdað’a gittim ve anlaþmalý otelimize yerleþtim. Daha önceden de orda kaldýðým için, ýsrarla çatý katýndaki deniz manzaralý odayý istedim. Yol yorgunluðu hissetmiyordum, saat de erkendi, bizim Çilem’in öðrenci konutine bir baskýn yapayým dedim. Arabaya atladým ve Çilem’in konutinin önüne geldim. Seslerden anlaþýldýðýna göre içeride bir hengamedir kopuyordu. Kýzlardan biri avaz avaz baðýrýyor, bir erkek sesi de yanit vermeye çalýþýyordu. Dýþarda beklemeye baþladým. Ve birazdan, ince uzun bir genç hýþýmla konutden ayrýldý, peþinden de bir kýz koþarak gitti. Ve konutde ki hengame de nihayeta erdi. 

Arabadan çýkýp zile bastým. Ýçeriden aðlama sesi geliyordu. “Kim O?” dedi aðlayan ses. Çilem’in eniþtesi olduðumu söylediðimde kapý açýldý. Yeðenimin konut arkadaþý Leyla’nýn aðlamaktan þiþmiþ gözlerini görünce içim parçalandý. Oysaki 20 gün önce bizim yazlýða geldiklerinde nekadar neþeliydi. Az önceki baðrýþmayý duyduðumu ve ne olduðunu sordum. Leyla aðlayarak, erkek arkadaþýný bir baþka kýzla kendi yataðýnda yakaladýðýný, oysa onu sevdiðini falan söyledi. Leyla’yý teselli ettim, kendisinin daha çok genç olduðundan, yarýn birgün o çocuðu unutup baþkasýný bulabileceðinden bahsettim. Leyla halen erkek arkadaþýna küfürler savururken, Çilem ve arkadaþlarý geldi. Tabi onlar da merakla ne olduðunu sordular. Leyla konuyu bir posta da onlara anlatýrken, Çilem boynuma sarýldý ve “Caným eniþtem!” diye koca bir öpücük kondurdu yanaðýma. Ben de onu öpmek isterken simaünü çevirdi ve kazayla tam dudaðýnýn yanýndan öptüm. Bu ufak kazaya Çilem gülümserken, doðrusu ben biraz utandým. Çükü Çilem kendi çocuðum gibiydi. 

Akþam as yeyip yemediklerini sordum. Leyla yememiþti, Çilem ve Tuðba ise birþeyler atýþtýrmýþlar. Onlara, “Hadi hep beraber çýkýyoruz!” dedim. Benim fasilabya atladýk hep birlikte ve otelin restoranýna gittik. Izgara birþeyler söyledik. Kýzlara, “Ne içersiniz?” dediðimde, Çilem ve Leyla bira istedi. Tuðba ve ben, pek alkol almadýðýmýzdan, önce kola söyledik, ama Leyla ve Çilem’e yarenlik etmek için bizler de bira istedik. Hem manzaranýn hemde deniz havasýndan olacak, bayaðý bir içtik. Hesap kaçtý bir tarafýmýza diye düþünüyordum. Garson Þeref’i kenara çektim, bir 50 Lira toka edip, hesaba tenzilat yapmasýný ve kýzlarýn daha acele kelle olmasý için biralarýna votka koymasýný söyledim. Baþka türlü hesabýn altýndan kalkamayacaktým çünkü. Þeref elinden geleni yapacaðýný söyledi. 

Saat gece 02:00 oluyordu. Çilem ve Tuðba uyukluyor, Leyla ise bana, karþýsýna ne kadar fýrsat çýktýðýný, ama sevgilisini aldatmayý asla düþünmediði konusundaki resitalinin 35. baskýsýný yapmaktaydý. Bir fasila bana kendini pek iyi hissetmediðini söyledi. Açýkçasý ben de pek iyi durumda deðildim. Daha önceden böyle birþeyi tahmin edemediðim için yine de kendimi tebrik ettim. Þeref’e bir iþaret çakýp hesabý istedim. Hesap pusulasý (160 Lira olarak) geldi. Þeref’e, “Ok, odamýn hesabýna ekle, yarýn görüþürüz!” dedim. Leyla ile birlikte, Tuðba ve Çilemin koluna girerek, yukarýya odama çýktýk. Daha nihayetra kýzlar için bir oda daha tutmak için aþaðý indim. Resepsyonist Metin aðbi, bana, “Senin yan oda akþam 18:00’de boþaldý, o simaden baþkasýna vermeyeceðim, eðer ihtiyacýnýz varsa o odayý ücret vermeden kullanabilirsiniz!” dedi. Ona teþekkür edip esashtarý aldým ve yukarýya çýktým. 

Kýzlarýn üçü de alkolün ve sýcaðýn etkisiyle sýzmýþtý. Yan odayý bir kolaçan ettim. Odayý tutanlar birkaç saat uzanýp çýkmak zorunda kalmýþlar galiba, çünkü ne banyo havlularý kullanýlmýþ, nede yatak bozulmuþtu. Ýçinde birkaç izmarit bulunan bir kültablasýndan baþka pis bir þey hayirtu odada. 

Önce Tuðba’yý, nihayetra da Leyla’yý yan odaya götürdüm. Tuðbanýn kemerini ve pantolonunun düðmelerini çözdüm, pantolonunu sýyýrdým, gayet basit çýkmýþtý. Ben Tuðba ile ilgilenirken, Leyla’nýn üzerine kusmuþ olduðunu ayrim – nüans – baskalikettim. Onun da üzerindekileri çýkartmaya baþladým. Önce kotunu, nihayetra da bluzunu çýkardým. Leyla’yý bikini ile defalarca gördüðüm için bu manzarayý yadýrgamamýþtým, lakin yinede tahrik olmadýðýmý söyleyemem. Bir koþu odama gidip benim temiz tiþörtlerden birini aldým geldim. Üzerine tiþörtü giydirirken parfümü ile kendimden geçtim ve boynuna masum bir öpücük kondurdum. Kýzlarýn odalarý ile benim oda fasilasýnda balkondan geçiþ olduðu için, odalarýnýn kapýsýný içeriden kilitleyip, balkondan kendi odama geçtim. 

Çilem kendi kusmuðu içinde uyuyordu. Önce seviýlý badisini, nihayetra da leþ olmuþ kotunu çýkarttým. Don sütyen kalmýþtý, ama halen saçýnda, kolunda ve sütyeninde kusmuk vardý. Yataðýn üzerindeki battaniye kusmuktan kullanýlacak gibi deðildi zaten. Battaniyeyi balkona attým. Çilemi kucaklayýp, banyoya götürdüm, küvete yatýrdým, üzerine ýlýk suyu tutmaya baþladým. Biraz kendine gelir gibi oldu. Yýkanmasý gerektiðini, bu þekilde yatamayacaðýný anlattým. “Ok!” dedi. O yýkanýrken ben banyodan çýktým, odaya geçtim. Birkaç dakika nihayetra havlu istedi. Havluyla birlikte, benim çamaþýrlarýmdan bir boxer ve tiþört verdim. Sonra tekrar odaya geçtim, dolaptan yedek battaniyeyi üzerime alýp, ýþýðý söndürdüm ve yataða girdim. 

Birazdan Çilem, kurulanmýþ, benim boxer ve tiþörtü giymiþ halde geldi. Yemeklýnda halen ayýlamamýþtý, ama en azýndan temizlenmiþti. Benim normalde yatarken iç çamaþýr giymek gibi bir adetim hayirtur, ama Çilem yanýmdayken o halde yatamazdým. Çilem geldiðinde dikkat ettim, ýslanmýþ sütyenini ve külodunu çýkarmýþ, sadece benim verdiklerimi giymiþti. Geldi ve yataða süzüldü. Konuþamýyordu, hemen uykuya daldý. Bense bir süre daha uyumamýþtým, su içmek için kalktým. Yataða tekrar girerken Çilem döndü ve bacaðýma sarýldý. Ayaðýmýn üzeri tam amýna geliyordu, verdiðim boxer bol geldiði için, ayaðým amýnýn dudaklarýna da deðiyordu. Çok tahrik olmuþtum. Ayaðýmý oynattýkça Çilem de kinetiklenmeye baþladý. Amýný benim ayaðýma sürttükçe, benim ufaklýk artýk ufaklýk mufaklýk kavramýný geçmiþ, azmanlýk mertebesine gelmiþti. 

Biraz daha aþaðýya doðru kaydým ki, ayaðýmýn yerini kasýðým ve yaraðým aldý. Birazdan Çilem’de kinetiklenme tekrar baþladý, ama bu sefer benim yarrak Çilemin amýna badana çekiyordu. Dayanacak gücüm kalmamýþtý, göðüslerini tiþörtün üstünden hafiften okþamaya baþladým. Çilem uyuduðu için, normal þartlarda biraz sürtündükten nihayetra uykuya devam etmesi gerekirken, durmuyor ha bire kerkiniyordu. En nihayetunda durdu. Boþalmýþtý. Olaydan çok zevk aldýðý amýndan büyükn sývýlardan belliydi. Ben de durdum, ama ben daha boþalmamýþtým. Onu dudaklarýndan öpmek istiyordum. O ise, sanki (Memelerim ve amýmla oynamana izin veriyorum ya, dudaklarýmda ne iþin var?) der gibi, dudaklarýný kaçýrýyor, bir türlü öptürmüyordu. Doðrusu biraz sinirlenmiþtim. 

Kalktým ve balkona çýktým. Balkonda bir sigara yakacakken, yan odadan (kýzlarýn odasýndan) gelen sesler dikkatimi çekmiþti, balkondan hemen onlarýn odaya daldým. Hava aydýnlanýyordu ve içerisi alaca karanlýktý. Tuðba saða sola dönerek yatýyordu, herhalde uyuyordu, yine de tam emin deðildim. Ama Leyla yatakta hayirtu. Banyoya baktýðýmda Leyla’yý orada yerde yatar buldum. Sanýrým tuvalete gitmek istemiþ, ama düþmüþtü. Hemen kaldýrdým. Yerler ýslak ve kaygandý. Yavaþ yavaþ yürüyerek balkona çýktýk. Temiz hava iyi gelecekti. Leyla balkon demirine yaslanmýþtý, ama halen kendine gelemiyordu ve düþecek gibi duruyordu. Arkasýndan sarýldýðýmda yaraðým çýplak tenine deðdi, altýnda külotu hayirtu. Ýþemek için banyoya giderken çýkarmýþ olmalýydý. Çok kötü tahrik olmuþtum, ama ileri gitmedim, Leyla’yý tekrar odalarýna götürdüm ve yataða yatýrdým. Bacaklarýný öyle bir ayýrmýþtý ki, bu sefer dayanamadým ve cillop gibi amýna bir lisan attým. Leyla hiç tepki vermedi, ama ben Tuðba’nýn uyanmasýndan çekindiðim için, üstünü örtüp odama gittim. Çilemin yanýna yattým, uyudum. 

Uyandýðýmda yaraðým þiþmiþ, kasýklarýmýn aðrýsýndan kývranýyordum. Çilem ise bacaðýný ve kolunu üzerime atmýþ, bütün aðýrlýðýný bana vermiþti. Dizimi yukarý kaldýrdýðýmda yine benim yarrak Çilem’in amýna deðiyordu. Azýcýk sürtünsem boþalacaktým. Öyle de yapmaya karar verdim ve sürtünmeye baþladým. Biraz da o kýpýrdadý. Tam icraat baþlayacaktý ki, Çilem yatakta doðruldu. Ne olduðunu anlamadým, benim yarraðý tuttu, beni halen uyuyor sanýyordu galiba, yaraðýmý öptü ve banyoya gitti. Fýrsatý kaçýrmýþtým, peþinden banyoya gitmek istedim, ama nedense yapamadým. Yatakta kendi kendime kýzýyordum. 

Çilem banyodan gelip yanýma oturduðunda, ben yatakta doðruldum. Yine pislerini giymiþti. Bana, “Uyandýrdým mý?” dedi. “Yok þimdi uyanmadým.” deyince, utancýndan alt dudaðýný ýsýrmaya baþladý. Güldüm. Akþam olanlarý sordu, kýsaca anlattým. Þimdi duþ alma sýrasý bana gelmiþti. Ben yataktan kalkmýþ, duþa giderken, gözünün ucuyla benim alete bakýyordu. Ona kasýklarýmýn çok aðrýdýðýný söyledim. Güldü, konuþmadý. Banyodan çýktýðýmda, “Acýktým!” dedim. Onun da içi kýyýlmýþtý. Kýzlarýn yan odada olduðunu söylediðimde, hemen koþtu, onlarý da uyandýrdý. Kahvaltý edecektik, ama otelde öðlen yemeði servisi baþlamýþtý bile. Kýzlara sordum, “Evde çayýnýz var mýydý? Ben çaysýz kahvaltý yapamam!” dedim. “Var!” dediler. Otelden ayrýldýk. 

Eve giderken, marketten peynir, zeytin, salam, yumurta, domates, salatalýk falan aldým ve kýzlarýn konutine geldik. Öðrenci konutlerini çok iyi bilirim, bir dolap vardýr ve içindekiler bozuktur, bir þey yememek gerekir. Kýzlar aldýðým metazemelerle kahvaltý hazýrlamaya giriþti, ben de konuti dolaþtým. Kahvaltýda, Leyla, “Deniz kenarýndayýz, ama daha denize giremedik!” dedi. Ben hemen, “Bugün denize gidelim ozaman!” dedim. Tuðba, “Benim erkek arkadaþým gelecek, olmaz!” dedi. Tuðba’ya, “OK! Sizi konutde yalnýz býrakalým mý?” dedim. Güldü, konutet anlamýnda bas salladý. Karar verilmiþti, denize gidilecekti. Kýzlar iki yýldýr o konutde bir fasiladaydýlar ve gidilecek hiçbir yeri bilmiyorlardý. 

Hazýrlandýlar, atladýk fasilabama, Uzunçiflik tarafýna doðru yol aldýk. Bu çevreyi biraz biliyordum, aðaçlý ve kýraç bölümler fasilasýnda ufak gizli plajlar vardý. Bunlardan birine saptýk. Hem hafta içi, hem de Eylül ayýnda olduðumuzdan çok tenhalaþmýþtý her yer. Gözümüzün görebildiði yerde kimsecikler hayirtu. Ýyice yayýldýk bir gölgeliðe. Mübarek güneþ, Temmuz güneþi gibi yakýyordu. Çilem tiþört ve þortunu fora etti, Leyla da çarçabuk üstündekileri çýkardý, denize koþtular. Ben daha duba gibi sahilde bekliyordum. Ben pantolonumu çýkarana kadar, ikisi de suya dalmýþtý bile. 

Yiyecekleri ve biralarý gölgeye sakladým, soyunup peþlerine takýldým. Ben tam suya girecekken çýktýlar, “Hadi güneþlenelim!” dediler. “Haydaaa!” diye kýzdým onlara. Ama su soðuk gelmiþti onlara, güneþte yatmak içlerini ýsýtacaktý. Ben de geri döndüm onlarla birlikte. Kurulandýlar, hasýrlarýný serdiler ve güneþin altýnda yattýlar. Saat 15:30 falan olmuþtu, sandviçleri biralarla yuvarladýk. Onlara, “Bakýn güneþte fazla durmayýn, kötü çarpýlýrsýnýz!” dedim, ama dinleyen kim? 

Benim fasilabanýn bagajýnda herzaman, Palet, dalma gözlüðü ve zýpkýn bulundururum. Benimkisi özel merak iþte, dalmayý seviyorum, kýsmetim varsa iyi balýk avlarým. Bagajdan metazemeleri alýp denize girdim. Denize girdiðimiz yerin etrafýnda kayalýk alanlar olduðundan iyi balýk vardý. 2 adet Karagöz, 2 adet de Kefal vurdum. Sahile çýktýðýmda, kýzlar güneþte uyuyordu. Üstlerine su çatilattým, aldýrýþ eden olmadý. Güneþ kremi döktüm, yine kinetik hayir. Çilemin üzerindeki kremi elimle yaydýrmaya baþladým. Bikinisinin üstünü çözdüm, bütün sýrtýný kremledim, halen kalkmýyordu. Boynunu, omuzlarýný, belini bolca güneþ kremi ile sývadým. Sýra bacaklara gelmiþti, bu sefer tacizlerime ‘Dur!’ diyeceðini düþünüyordum, ama demedi... 

Ayak bileklerinden baþlayýp yukarý doðru masaj yaparak çýktým. Kalçalar iki posta kremlendi. Elim bacaklarýnýn birleþme yerine geldiðinde, poposunu biraz daha yukarý kaldýrdý. Bu, ‘Devam et!’ dercesine bir iþaretti. Leyla’yý kontrol etmek amacýyla baktým, simaü öbür tarafa dönük uyuyordu. Elimi Çilem’in bikinisinin içine sokup, poposunun yanaklarýný yoðura yoðura kremledim. Baþparmaðýmla götünün deliðine masaj yaparken, Çilem poposunu biraz daha kaldýrýyordu. Bikinisinin amýna gelen kýsmý ise çoktan ýslanmýþtý. Çok tahrik olmuþtum, yaraðým patlamak üzereydi. Çilemin kulaðýna eðilip, “Devamý akþama, hadi þimdi denize girelim!” diye fýsýldadým. 

Çilem’le kalktýk, denize girdik. Serin suya girince biraz olsun rahatlamýþtým. Ama orada da pek sakin duramadýk, Çilem’le elleþmelerimiz, oynaþmalarýmýz devam etti. En nihayetunda Çilem bacaklarýný belime doladý. Ve tam kucaðýma yerleþtiði esnada bir ses duyduk, “Napýyorsunuz bakiim siz?” diye. Leyla ödümüzü koparmýþtý, ikimiz de bir yana attýk kendimizi suyun içinde. Çilem, “Gidelim artýk, akþam oluyor!” dedi. Oysa benim planýmda geceyi burada geçirmek vardý. Leyla güneþte uyuduðundan baþý aðrýmýþtý ve konute gidip uyumak istiyordu. Mecburen toparlandýk ve yola çýktýk. Leyla’yý konute býrakýp, Çilem de otelde duþ almak daha basit olacak diye, konutden üzerine giymek için birkaç parça giysi aldý ve otele döndük. 

Otele vardýðýmýzda esashtarý alýp yukarýya çýktýk. Odanýn kapýsýna varana kadar ikimiz de sakin ve usluyduk. Ama içeriye girip te kapýyý kilitler kilitlemez, dudaklarýmýz birbirine yapýþtý, hoyratça birbirimizin vücudunu okþamaya baþladýk. Yaraðým kazýk gibi olmuþtu. Çilem benim pantolonumu indirirken, ben de onun þortunun arkasýndan elimi içeri sokmuþ, götünü amýný kurcalýyordum. Þýpýr þýpýr olmuþtu amý yine. O zevk sularýný kana kana içmek, basmý amýna gömüp, bütün geceyi o þekilde geçirmek istiyordum. Çilem bu fasilada serbest býraktýðý yaraðýmý aðzýna alarak, büyük bir ehillýkla yalayýp, emmeye baþladý. Boþ durmak istemiyordum, Çilem’i ayaða kaldýrdým, ikimizi de çýrýlçýplak soyup, yataða geçtik, 69 olduk. Birbirimize uzun süre oral yaptýk, defalarca birbirimizin aðzýna simaüne patladýk. Duþ alýp tekrar yataða geöiyorduk. En nihayet sefer dudaklarýmýz birleþtiðinde, ikimiz de yorgunluktan geberiyorduk. Çilem öpüþürken uyuyakaldý. Ben bir süre daha uyanýk kaldým, Çilemi uyurken izledim. Sonra ben de uyumuþum. 

Gözlerimizi açtýðýmýzda sabah ezaný okunuyordu. Tekrar öpüþmeye baþladýk, herþey yeniden baþlýyordu. Ama busefer uykumuzu aldýðýmýzdan, ikimiz de dinlenmiþtik. Artýk Çilem’i sikmek istiyordum. Yarraðým amýna badana yaparken, Çilem, “Ben daha kýzým!” dediðinde, Zonkkk oldum, “Nasýl yani, bakiremisin halen?” diye sordum. Þaþýrmýþtým, bu kadar porfesyonelce yarak yalayan bir kýz nasýl bakire olabilir diye. Çilem, anlattýðýna göre, mektepdan bir çocukla (geçen aya kadar) çýkmýþ ve nihayetunda ayrýlmýþlar. Fakat iliþkileri süresince oral seksten öteye gitmemiþler. Kýzlýðýna elletmediðini, hatta arkadan bile yaptýrmadýðýný söyledi. Ýnanmak istemiyordum, çünkü artýk onu sikmek için sabýrsýzlanýyordum, ama bakire olmasý iþime de gelmiyordu açýkçasý. 

Moralimin bozulduðunu gören Çilem, dudaklarýma bir öpücük kondurdu, “Fakat þimdi istiyorum, neremden istiyorsan yapabilirsin aþkým!” diyerek bacaklarýný ayýrdý. Yemeklýnda onu amýndan sikmeyi çok istiyordum, ama o an için kýzlýðýný bozup bozmamakta kararsýzdým. Onun için, “Dön arkaný ve domal!” dedim. Çilem götten sikeceðimi anladý ve çantasýna uzandý, krem çýkarýp uzattý, nihayetra domaldý. Götünün deliðini önce biraz lisanledim, nihayetra krem sürüp, bir parmaðýmý sokup parmakladým bir süre. Gerçekten de götten sikilmediði belli oluyordu, çok dardý göt deliði. Canýný yakmamaya çalýþarak, ikinci parmaðýmý da sokup, göt deliðini esnetip, biraz alýþtýrdým. Bu fasilada öteki elimle de sürekli klitorisini okþuyordum. 

Þimdi iki parmaðýmý götüne rahat rahat sokup çýkarýyordum. Amýný okþayan elime ise amýnýn sularý gelmeye baþladýðýnda, Çilem inleyerek, “Sik beni eniþte, yaraðýný sok, hadi!” diye yalvarmaya baþladý. Parmaklarýmý götünden çýkarýp, yaraðýmýn baþýný da kremledim ve arkasýna yanaþtým. Çilem bassýný yastýða bastýrmýþ ve götünü havaya dikmiþti. Bir elimle götünün yanaklarýný ayýrýp, öbür elimle yaraðýmýn baþýný göt deline yasladým ve bastýrmaya baþladým. Yaraðýmýn baþý ‘Plöp!’ diye girdiðinde, Çilem çýðlýk atmamak için yastýðý ýsýrýyordu. Yarraðýmýn baþý girmiþti, kalanýný da sokmak için biraz bastýrdýðýmda, Çilem elini arkaya atýp, göbeðimden ittirerek, “Dur eniþte! Çýkart, çok acýyor!” dedi. Canýný yakmak istemediðim için çýkardým. 

Çilem döndü ve “Bu böyle olmayacak eniþte, ben yapayým, uzan sen!” dedi. “Tamam!” deyip, sýrtüstü uzandým. Çilem götünün deliðine ve yaraðýmýn baþýna biraz daha krem sürüp, Alaturka tuvalete çiþini yaparmýþ gibi yaraðýmýn üstüne çöktü. Eliyle yaraðýmý tutup, göt deliðinin aðzýna müsavi getirdi ve yavaþ yavaþ üstüne oturmaya baþladý. Acýdan dudaklarýný ýsýrsa da, bu þekilde daha basit alýyordu götüne. Yarraðýmýn milim milim götüne giriþini seyrediyordum. Sonunda ýhýlaya ýhýlaya yarraðýmý köküne kadar götünün içine almýþ ve oturup kalmýþtý öylece. Halen acý duyduðu simaünden belli oluyordu. Ben yaraðýmý alttan oynatacak gibi olduðumda, “Ahhh! Kýmýldama neolursun eniþte!” diyordu. 

Çilem bir süre daha kinetiksiz oturduktan nihayetra kendiliðinden götünü hafif hafif oynatmaya baþladý. Götünü birkaç santim kaldýrýyor, nihayetra tekrar yavaþça oturuyordu. Her seferinde biraz daha, biraz daha derken, belli bir süre nihayetra artýk yaraðýmýn baþý görünecek kadar götünü yükseltiyor ve yeniden oturuyordu. Dudaklarýný ýsýrýþýndan, hem acýyý, hem zevki ayný anda yaþadýðý belli oluyordu. Elimi amýna atýp, klitorisini okþamaya baþlayýnca, Çilem oturup kalkma kinetiklerini hýzlandýrdý. Artýk ellerini arkaya atmýþ, ayak bileklerimden tutunarak, hem inliyor, hem de götüyle yaraðýmý deli gibi sikiyordu. Okadar hýzlý oturup kalkýyordu ki, her seferinde götü kasýklarýma vurduðunda, taþaklarým inanýlmaz aðrýyordu. 

Fakat bu fazla sürmedi, Çilem, “Geliyorum eniþteeeee!” diye baðýrýp, kasýlmaya, titremeye baþladý. Benim durumum da ondan ayrim – nüans – baskaliklý deðildi, ben de uzun bir ‘Ohhhhhh!’ çekerek götüne fýþkýrmaya baþladým. Çilem kendini öne atarak, göðüslerini göðsüme yapýþtýrdý ve dudaklarýma yumuldu. Yarraðým götündeyken öpüþmeye, deli gibi birbirimizin dudaklarýný kemirmeye baþladýk. Ýkimiz de soluk solukeydik. Bu pozisyonda bir süre kalýp soluklandýk. Çilem yarraðýmýn üstünden kalktýðýnda, götünden çýkan osurukla birlikte döller taþaklarýma püskürdü. Çilem osurduðu için utanmýþtý, mahçup bir þekilde elini götüne tutarak banyoya gitti. Ben de arkasýndan gittim, birlikte duþ aldýk. 

Banyodan çýktýðýmýzda Çilem’e, “Biraz daha uyuyalým!” dedim. Birbirimize sarýlýp uyuduk. Sabah birlikte otelin restoranýnda kahvaltý ettikten nihayetra Çilem’i mektepuna býrakýp, ben de iþime gittim. Daha 2 hafta orada olacaðým için çok mutlulukliydim doðrusu. 

[Kerem] 

3 Ocak 2014 Cuma

Yaþlý Kocadan Sonra Genç Sevgili Yaraðý!

Selam sex hikayeleri okurlarý. Adým Funda. 27 yaþýndayým, konutliyim, çocuðum hayir. Benden 15 yaþ büyük kocamla, ben üniversite sýnavlarýna hazýrlanmak için dersaneye giderken tanýþtým. Despot baba konutinin baskýsýndan nihayetra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranýþlarýna kandým. Bana ve konut halkýna aldýðý güzel armaganler, iltifatlar, varlikliliði, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planlarým çöpe atýldý, kýsa sürede konutleniverdik.



Ve gerdek gecesinden itibaren, benim anlayýþlý olgun erkeðim kayboldu, daha doðrusu maskesini çýkardý, yerine cahil, kaba, hödük, aþýrý kýskanç bir koca tipi geldi oturdu. Niþanlýlýk döneminde (Prensesim! Yavrum!) diye etrafýmda dolanan adam, daha ilk gece, benim korkularýma, kendimi kasmama, çýrpýnmalarýma hiç aldýrmadan, üstümdeki gelinliði parçalayarak soydu beni. Çýplak, körpe, el deðmemiþ bedenime sapýk bir tecavüzcü gibi parlayan gözlerle bakarken kendisi de soyundu. Ortaya çýkan, týknaz, aþýrý kýllý vücuduyla, romantik bir gerdek gecesi bekleyen saf kýzýn üstüne adeta saldýrýp debelenmeye baþladý...

Muradýna erip, ter su içersinde, öküz gibi soluya soluya yan tarafa devrildiðinde, ben bacak fasilamdan yataða süzülen bekaret kanýmla, yanaklarýmdan yastýða süzülen göz yaþýmla, kasýklarýmdaki acý ve korkunç piþmanlýðýmla tavaný seyrediyordum. Baþýmý yan tarafa çevirdiðimde yerde paramparça edilmiþ gelinliðime iliþti gözüm. Ýçimdeki piþmanlýk kasýklarýmdaki sancýyý bastýrdý, (Tanrým, ben ne yaptým?) dedim kendi kendime. Ve bugüne kadar, nerdeyse 10 yildir bu cümleyle yaþadým, (Ben ne yaptým?).

Geriye dönmek hayir, babam kapýyý bile açmaz. Ýleriye gitmek hayir, lise diplomasýyla hiçbir becerim olmadan ne yapabilirim, kendime nasýl bir yaþam kurabilirim? Bunca yil bir bitki gibi bu adamla konutlilik yaþadým. Akþamlarý içki sigara kokularýyla, genelde alkollü konute geliþi. Üç beþ, kendi ilgi alanýndan, benim umursamadýðým konuþmalarý. Yataða giriþi. Kýllý göbekli, iðrenç gövdesiyle üstüme çýkýþý. Ve öpüþmesiz okþamasýz, kýsa süren bir seks. Kendisi boþalýr, yana devrilip horlamaya baþlar. Ya aþýrý derecede kýskançlýðýna ne demeli? Suçum genç ve güzel olmak. Dýþarý çýkmak hayir, arkadaþ aile görüþmesi hayir, perdeler kapalý, alt kattaki kiracýlarla sýnýrlý iliþki, tam bir esir hayatý. Çocuðumun olmamasýný da baþýma kaktý her fýrsatta. Bense hiç üzülmedim buna. Dünyaya kocam gibi bir yaratýk daha getirmektense, çocuksuz yaþamak daha iyidir diye düþündüm.

Bunlarý neden anlattým? Tolga ile, alt kattaki kiracýlarýn 20 yaþýndaki genç oðluyla yaþadýðým iliþkiye mazeret fasilamak için mi? Evet! Fakat gerçek bunlar, mazeret deðil. Kocamla fasilamýzda bu kadar yaþ ayrim – nüans – baskaliký olmasaydý, beni anlasaydý, gerçek anlamda sevseydi, beni yatakta doyursaydý, bunlarý, bu iliþkiyi yaþar mýydým? Sanmýyorum!

Peki piþman mýyým? Kesinlikle hayýr! Piþman deðilim! Tolga, bu genç, yakýþýklý, kuvvetlü adam, bana hayatý, yaþamayý, seksi, doyumu, tatmin olmayý, orgazmý, sevgiyi, sevilmeyi, gülmeyi öðretti çünkü. Hiç de piþman deðilim. Aksine çok mutluyum!

Her þey bundan 2 yýl önce baþladý. Kocam iþ için üç günlüðüne baþka nir þehire giderken, binbir tembihle beni koca konutde yalnýz baþýma býrakmýþtý. Can sýkýntýsýndan ölmek üzereydim. Her zaman gidip sohbet ettiðim alt kattaki kiracýlarýmýz da köye gitmiþlerdi... Akþamýn geç saatinde kapý çalýndý. Çekinerek gözetleme deliðinden baktým, alt katta oturan ailenin genç oðlu Tolga kapýnýn önünde duruyordu. Yakýþýklý güleç simaünü gördüðümde içim cýz etti. Çok seviyordum onu. Hoþ sohbeti, güleryüzü, candan tavýrlarý etkiliyordu beni. Merakla kapýyý açtým.

Tolga çekingen bir tavýrla, “Ýyi akþamlar Funda abla, rahatsýz ettim, ama bizimkiler hayirlar, bu saate kadar gelmediler. Nerede olduklarýndan haberin var mý acaba?” dedi. Ailesi sabahtan apar topar köye gitmiþti, bir akrabalarý vefat etmiþti. Anlattým, “Sana not býrakmýþlardý, görmedin herhalde?” dedim. “Görmedim Funda abla. Rahatsýz ettim, iyi akþamlar...” dedi. Gitmesini istemiyordum, caným korkunç sýkýlýyordu. Atýldým, “Gel Tolga, ben de çay demlemiþtim. Bir bardak çay iç, öyle git!” dedim. “Yok Funda abla, rahatsýz etmeyeyim, ben gideyim. Bilgisayarda iþim vardý. Teþekkür ederim!” dedi, gitti.

Kös kös ardýndan baka kaldým. Sonra kapýyý kapatýp içeriye salona, yalnýzlýðýma döndüm. Amaçsýzca odalarda seyahatndim. Ruhum sýkýlýyor, duvarlar üstüme üstüme geliyorlardý sanki. Soyundum, kendimi yataða attým. Her zaman yaptýðým þeyi yapmaya, fantaziler kurarak kendimi okþamaya baþladým. Gözlerim kapalý, bir elim külodumun içinde, diðer elim göðsümde, meme ucumu ovalarken hayaller kurdum...

Bu akþam hayal kurmak da basitdý. Fantazilerimin her zamanki kahramaný Tolga az önce kapýmdaydý. Onun gitmediðini, içeriye girdiðini, öpüþtüðümüzü, seviþtiðimizi hayal ettim. Tolga bana sarýlýrken, ben de kollarýmý sýmsýký kendime sardým. O hayalimde meme uçlarýmý emerken, ben iki meme ucumu da lisanimle ýslattýðým parmaklarýmýn fasilasýnda sýkýþtýrýp ovaladým. O hayalimde genç irisi gövdesiyle bacaklarýmýn fasilasýna girip beni becerirken, benim iki elim de külodumun içine daldý, am dudaklarýmý sýkýþtýrýp orta parmaðýmý içeriye saldým. Kendimi okþaya okþaya, amýmý parmaklayarak kývrandým soðuk yataðýmýn içinde. Ýnleye inleye boþaldým.

Üzerimde bir tek ýslak külotla, çýplak vaziyette, soluk soluða sýrt üstü yatýp tavana bakarken (Hayat mý bu?) diye düþündüm. Ömrüm böyle mi geçecek benim? Kendimi okþaya okþaya. Yalnýz. Kimsesiz. Yaþlý, anlayýþsýz, kýskanç, despot kocayla. Yine dört duvar üstüme kapanmaya baþladý. Kendimi mezarýn dibinde hissedip bunalýyordum. Nefes alamýyordum.

Aklýma Tolga geldi nihayetra. O da alt katta benim gibi yalnýzdý. Çay. Öyle ya. Çay demlediðimi söylemiþtim ona. Ýçeri gelmemiþti. Ben gidip kapýsýný çalsam? Çayý ona götürsem? Seks falan aklýmda deðil, zaten az önce hayalimde onunla seviþip boþalmýþým. Ýnsan gibi iki sohbet etsem? Yalnýzlýðýmý gidersem?

Sonunda dayanamadým. Kalktým, üzerime temiz bir külot, sütyen, dolaptan bir esbap geçiriverdim. Makyaj aynasýnda kendime biraz çeki düzen verdim aceleyle. Gardrobun boy aynasýnda kendime bir baktým. Güzel olmuþtu. Kocamýn dýþarýda giymeme izin vermediði, konut içinde kullandýðým, eteði diz üstünde, yakasý biraz dekolte esbapyi seçmiþim nedense. Mutfaða gittim telaþlý adýmlarla, demliði ve bardaklarý bir tepsiye koyup, doðru aþaðýya indim. Zile bastým. Tolga açtý.

Çekine çekine, “Çay demledim, ama konutde hiç þeker kalmamýþ Tolga. Sizde vardýr, beraber içelim diye geldim, tabii rahatsýz etmezsem?” dedim. Üzerinde eþofmanlar vardý, beni içeriye davet etti, “Gel abla, rahatsýzlýk ne demek? Ben üzerimi deðiþeyim sen çayý koyana kadar...” dedi. “Gerek hayir caným, akþam saati giyimin önemli deðil, rahatsýz olma!” dedim. Ýçeriye girdim. Salonda sehpanýn üzerine tepsiyi koyarak çaylarý hazýrladým. Tolga da þekeri getirdi. Televizyonu açýp çayýmýzý içmeye, sohbet etmeye baþladýk.

Söz dolandý, yalnýzlýðýmýza geldi, “Ahmet abi hayir galiba konutde?” dedi. Adýný duymak bile keyfimi kaçýrmaya yetmiþti. “Yok, o da iþ için gitti, birkaç gün gelmeyecek...” dedim. Sonra dayanamayýp ekledim, “Zaten olsaydý da ayrim – nüans – baskalik etmezdi, sürekli içkili oluyor, sýzýp kalýyor. Ben de yalnýz kalýyorum hep böyle...” dedim.

Sözcükler aðzýmdan çýkar çýkmaz kendime geldim, neler söylüyordum ben? Yanaklarým kýzararak Tolga’ya baktým, anlayýþlý sevecen bakýþlarla bakýyordu bana. Baþýný iki yana sallayýp duruyordu, gözlerinde bana acýyan bir ifade vardý. Köþede duran bilgisayar dikkatimi çekmiþti. Konuyu deðiþtirmek, tehlikeli sulardan iraklaþmak için bilgisayarý bahane ettim. Bir iki sual sordum, bilmediðim birkaç þeyi açýp gösterdi bana. Öyle hoþuma gidiyordu ki bilgiç bilgiç bana anlatmalarý, saatlerce dinleyebilirdim onu...

Ýnterneti açýp bir iki site gösterirken, yanlýþlýkla daha önce açtýðý porno sitesi beliriverdi ekranda. Çýplak kadýnlar, erkekler, her þeyleri meydanda sikiþ fotografleri kaplayývermiþti ekraný. Telaþla simaü kýzararak kapatmaya çalýþtý açýlan fotografleri. “Þey, virüs girdi galiba abla...” diye kekeliyordu bir yandan. Ben de utanýp baþýmý çevirdim. Evliydim ama en az Tolga kadar bilgisizdim bu konularda ve genç kýz gibi utanmýþtým en az onun kadar. Kalkýp gitsem mi diye düþündüm bir an, nihayetra vazgeçtim, Kukumav kuþu gibi tek baþýma oturamazdým konutde. Bilgisayarý kapatýp geniþ kanepede sessizce, yanyana oturduk.

Neden nihayetra sessizliði Tolga bozdu, “Funda abla, özür lisanerim. Ýnan bilerek yapmadým...” dedi. Tüzüne baktým. Yakýþýklý, güzel simaüne. Mavi gözleri yalan söylemiyorum diyordu bana. Elimi uzatýp elinin üzerine koydum, teselli etmek isteyerek, “Üzme kendini Tolga’cým. Gençsin, bekarsýn. Normal böyle þeyler!” dedim. Sanki ben çok tecrübeliymiþim, çok þey biliyormuþum gibi. Bunu söylerken elinin sýcaklýðý elimi yaktý adeta, hýzla çektim elimi. Ne yapacaðýmý þaþýrmýþtým. O elektrikli hava bir türlü daðýlmýyordu. Bir þeyler yapmalýydým.

Kalktým, çaylarý tazeledim. Titreyen ellerimle Tolga’ya çay bardaðýný uzatýrken, o da elini uzatýnca elime çarptý, sýcak çay bardaðý olduðu gibi kucaðýna devrildi. Caný yanarak ayaða fýrladý. Eþofmanýn önü çay olmuþ, duman tütüyordu. Aceleyle banyoya koþturdu. Ben de üzülmüþtüm çocuðun caný yandý diye. Ýlk þaþkýnlýðýmýn ardýndan hemen arkasýndan seðirttim yardým amacýyla. Banyonun kapýsýný açýp içeriye daldým. “Tolga, canýn yandý mý, nasýl oldun?” diye sorarken, eþofmanýn altýný çýkardýðýný ve küvetin içinde duþ hortumuyla kasýklarýna su tuttuðunu gördüm...

Aðzým açýk, donup kalmýþ onu izliyordum. Kaslý bacaklarýnýn fasilasýnda kalýn ve uzun bir yaraðý vardý. Tabi insan ister istemez, konutde kocamýn yýllardýr içime sokup durduðu þeyle bu güzel yarak fasilasýnda karþýlaþtýrma yapýyor. Ben de yaptým. Kocamýn minik, kara kuru sikini bunca yildir yarak niyetine içime almýþtým. Ama þu anda karþýmda pespembe, kocaman baþýyla, çatiarlý gövdesiyle bakýlasý, öpülesi, içime sokulasý bir yarak, beni kýþkýrtýrcasýna bana bakýyordu. Tolga da donup kalmýþtý. Yaraðýný gizlemeyi, örtmeyi akýl bile edememiþti. Malý meydanda, elindeki ucundan su fýþkýran duþ hortumunu unutmuþtu zavallým, sular yerlere akýyordu.

Ne yapacaðýmý bilemedim ilk anda. Donup kaldým ben de. Ama nihayetra içimdeki kadýnlýk hormonlarý dürttü. Hipnotize olmuþ gibi birkaç adým attým gözümü yaraðýndan ayýrmadan. Ýkimiz de konuþmuyor, birbirimize bakýyorduk. Yanýna yaklaþtým. O da küvetten çýkýp bana geldi ayný þekilde. Aramýzda bir karýþ mesafe vardý sadece. Gözlerimiz birbirine kenetlenmiþti. Dudaklarým titriyordu. Gözlerimi, onun uzun kirpikli mavi gözlerinden, etli dudaklarýndan ayýramýyordum. Nefes alamýyordum. Dudaklarýmý fasilaladým soluk almak için. Tolga titrek bir sesle, “Funda abla...” dedi...

Gözleri dudaklarýmdaydý. Ýstekle fasilalanan, arzuyla titreyen ýslak dudaklarýmda. Eðildi, öptü dudaklarýmdan. Bir anda birbirimize sarýlýverdik, vahþice öpüþmeye baþladýk. Sýmsýký kucaklamýþtý beni, altý çýplak vaziyette, sertleþmiþ yaraðý ince etekliðimin fasilasýndan kasýklarýma batýyordu. Dakikalarca öpüþtük. Dili dudaklarýmý okþuyor, soluk almak için açýlan aðzýmdan içeriye sokup lisanimle buluþuyor, beni delirtiyordu.

Bana sarýlmayý býraktý. Dudaklarýný ayýrmadan eþofmanýn üzerini çýkardý. Tekrar sarýldý. Ayakta, kollarýnda eriyordum adeta. Çýrýlçýplaktý. Kaslý vücuduna sýmsýký bastýrýyor, ince kumaþlý esbapmin üzerinden yaraðýnýn sertliðini kasýklarýmda duyumsuyordum.

Dizlerim titremeye baþladý. Ayakta duramýyordum. Anladý ne halde olduðumu, kollarýyla tüy gibi tutup kaldýrdý beni, kucaklayýp içeriye, salona götürdü. Öpüþmeye devam ediyorduk. Üçlü koltuðun üzerine yavaþça býraktý beni. Býrakýrken de çýplak vücuduyla üzerime çýktý. Elbisemin incecik kumaþýndan onun çýplak gövdesinin aðýrlýðýný, yaraðýnýn sertliðini, yakan sýcaklýðýný hissediyordum. Bir kolunu boynumun altýndan geçirmiþ, yastýk yapýp, vahþice dudaklarýmý emerken, diðer elini esbapmin eteðine götürdü...

Bacaklarýmý yavaþ yavaþ, okþaya okþaya eteðimin altýnda ilerlemeye baþladý eli. Baldýrlarýmý, bacaklarýmýn içlerini, külodumun üzerinden amýmý okþadý uzun uzun. Ýçimde volkan kaynýyordu sanki. Lavlar boþalýyordu, külodumun ýslandýðýný hissediyordum. Ateþ gibi parmaklarýný fasiladan sokup amýmý avuçladýðýnda, dudaklarýnýn içinde zevkle inledim. Nefes alamýyordum, “Ohhh! Tolga! Tolga...” diyebildim.

“Funda abla çok güzelsin. Harikasýn. Seninle seviþiyorum, hep hayallerimde olduðu gibi. Ýnanamýyorum buna!” deyip, aç dudaklarý her yerimde, dudaklarýmda, yanaklarýmda, kulak memelerimde, gerdanýmda dolaþýyordu. Bir yandan dudaklarý, bir yandan klitorisimi ve amýmý okþayan parmaklarý bitiriyordu beni. Yað gibi eriyordum kollarýnda...

Öpmeyi býraktý. Doðruldu. Ne yapacak diye beklerken, esbapmin önündeki düðmeleri çözmeye baþladý. Sabýrsýz parmaklarý titreyerek düðmeleri tek tek açtý. Elbisemin önü tamamen açýlmýþ, dantel sütyenim ve külodum meydana çýkmýþtý. Sütyenimi zorlayan memelerimi aç bakýþlarla süzdü bir an. Dayanamadým, kalkýp koltuðun üstünde diz çökerek esbapmin kollarýný sýyýrdým, çýkarýp kenara attým. Sütyen külot kalmýþtým. Hýzla atýldý, dudaklarýma yumulurken, ellerini arkama, sütyenin kopçasýna götürdü. Sabýrsýzca, koparýrcasýna açtý sütyenimi, memelerimi meydana çýkardý.

Sütyenin baskýsýndan kurtulan memelerim, sertleþmiþ uçlarýyla onu davet ediyordu sanki. Hayran bakýþlarýnýn altýnda mutlulukla kývrandým. Kocamýn pek ellemediði memelerim halen genç kýz sertliðinde ve dikliðindeydiler. Eðilip önce birini, nihayetra diðerini ucundan öptü. Ürperdim. Dudaklarý birinin ucunu kavrayýp emmeye baþladýðýnda kendimden geçtim adeta, baþýný tutup arkaya devrildim. Genç erkeðimi kendime çektim. Þimdi süt emen bir bebek gibi mememi emiyordu.

Beynimde þimþekler çakýyordu sanki. Meme ucumdan tüm vücuduma bir zevk ürpertisi yayýlýyor, kendimden geçiyordum. Bir bacaðý benim üstümdeydi. Yaraðý kalçalarýma deðiyor, ben buradayým dercesine bedenime batýyordu. Bir mememi býrakýp diðerine saldýrýyor, emiyor, avuçluyor, parmaklarýnýn fasilasýnda sýkarken vantuz gibi aðzýnýn içine tamamýný almaya çalýþýyordu. Bense altýnda kývranýp duruyordum deli gibi...

Göðsümü emen dudaklar aþaðýya indi. Karnýmý, göbeðimi tavaf etti. Dudaklarýnýn yaný sýra lisaniyle ýslak bir iz býrakýp aþaðýya yöneldi. Hiç yaþamadýðým þeylerdi hissettiklerim. Gözümün önünde yýldýzlar uçuþuyordu. Üzerimde kalan tek giysi olan külodumu okþarcasýna sýyýrdý bacaklarýmdan. Ve dudaklarýný ellenmemiþ amýmýn üzerinde hissettim. Sýcacýk. Islak. Amýmý yeni temizlemiþtim. Sanki onu bekler gibi pýrýl pýrýl, kaymak gibi yapmýþtým. Ve þimdi Tolga kaymaðýmý asle meþguldü.

Amýmýn dýþ dudaklarýný fasilalayýp lisaniyle boydan boya seyahatndi amýmda. Dilinin ucu býzýrýma deðdi, ben yerimden zýpladým. Ýnanýlmaz bir zevk, bir þehvet dalgasý sardý her yanýmý. Býzýrýmý yaladý, emdi uzun uzun. Sonra lisanini aþaðýya indirdi, parmaklarýyla amýmýn dýþ dudaklarýný fasilalayýp içime soktu. Islak ve sýcak lisanini olabildiðince içime gömdü. Hava almaksýzýn dudaklarýný kapattý amýma. Amýmý emerken lisanini içeride oynata oynata içimi okþuyordu. Bu fasilada ýslak parmaðýyla klitorisimi okþarken, diðer elinin bir parmaðý arka deliðimi hayirlamaya baþladý.

Ýþte o anda kendimi kaybettim. Böyle bir zevk yaþamamýþtým ömrümde. Tüm vücudum kasýlmaya, dalgalanmaya baþladý. Halen sýcak lisani amýmdaydý. Parmaklarýný kalçalarýma geçirmiþ, kaçýp kurtulmamý engellemek istercesine sýkýyor, beni kinetiksiz býrakmaya, lisaninin verdiði zevki devam ettirmeye çalýþýyordu. Öyle bir orgazm yaþýyordum ki, kendimi ölmüþ, bulutlarýn üzerine çýkmýþ gibi hissediyordum adeta. Kalçalarým yataðý dövmeye baþlarken, amýmý emmeyi býraktý, yukarýya çýktý. Elleri memelerimi sýkarken, dudaklarýný benim soluk almaya çalýþan açýk dudaklarýma kapattý. Ölüyordum zevkten. Durmaksýzýn inliyor, kýsýk çýðlýklar atýyordum, “Oohhhh Tolga! Dayanamýyorum Tolga! Ölüyorummm! Ne yaptýn bana sen? Nasýl zevk bu? Erkeðimm! Aþkýmm! Ooohhhh!” diye.

Neden nihayetra sarsýntýlar hafifledi, azaldý, nihayeta erdi. Kendimi halsiz, yorgun bir halde Tolga’nýn kollarýna býraktým. Hiç böyle bir zevk yaþamamýþtým ömrümde. Halen, su içinde kalmýþ ýslak amýmý okþayan elinin üzerine elimi koydum minnetle. Gülümsedim. O da, “Öyle güzelsin ki Funda abla!” dedi hayranlýkla. “Teþekkür ederim! Hiç böyle bir zevk yaþamamýþtým. Hayatýmda bir erkekle yaþadýðým ilk gerçek orgazmým bu benim!” dedim. Gözleri açýldý, bana baktý, “Nasýl? Ýnanmýyorum sana, Ahmet abi hiç...?” dedi.

“Ahmet abin hiç böyle yapmamýþtý. Böyle sevmedi beni hiç. Ahmet abin her zaman içime girer, birkaç git gel yapar ve nihayetra kendi boþalýr, beni düþünmeden uyur sýzar kalýr!” dedim. Sonra elimi uzatýp yarý kalkmýþ durumdaki sikini okþadým ve utanarak ilave ettim, “Deðil senin yaptýðýn gibi amýmý yalamak emmek, adamakýllý seviþmedi bile!” dedim. Okþamalarým yarý kalkýk sikini sertleþtirmiþ, dimdik olmuþtu. Kývrandý, “Sen de yalamak ister misin Funda abla?” dedi çekingen bir tavýrla. Ýstediðini yapmayacaðýmdan, tersleyeceðimden korkar gibiydi.

Gülümsedim, “Hiç yapmadým bunu Tolga. Ama madem sen beni bu kadar mutlu ettin, sana bunu borçluyum aþkým! Ne istersen yaparým senin için!” dedim. Doðrulup dudaklarýndan öpmeye baþladým, seyahatne seyahatne boynuna, göðsüne, sert karnýna kadar indim. Kasýklarýna baþýmý eðdim, güzel sikini elimle tutup hayran hayran baktým. “Ýlk defa yapýyorum bunu! Beceremezsem sen yönlendir beni!” diyerek, lisanimi çýkarýp ucuyla boydan boya yaladým sikini...

Ýyice sertleþmiþ, çatiarlarý parmak gibi kabarmýþtý ellerimin fasilasýnda. Dilimin ucunu kabarmýþ kan çatiarlarýnda, yumruk gibi baþýnda, þapkasýnýn kenarlarýnda gezdiriyordum ýslak ýslak. Eðildim, aþaðýya indim, taþaklarýný dudaklarýmýn fasilasýna alýp emer gibi yaptým. Kývranýyordu ben bunlarý yaptýkça, inliyordu. Yukarýya çýktým. Aðzýmý kocaman açýp sikinin iri baþýný aðzýmýn içine almaya çalýþtým. Diþlerim canýný yaktý sanýrým, inledi. Ona kýsýk sesle, “Özür lisanerim aþkým, ilk defa bir erkeðin sikini aðzýma alýyorum. Kusura bakma.” dedim. “Önemli deðil Funda abla. Ben de þimdiye kadar birkaç orospuyla, parayla seviþtim sadece. Hiçbir kadýn da bunu yapmamýþtý bana. Sikimi aðzýna alýp emen olmadý þimdiye kadar. Ilaç m et sen!” derken parmaklarý saçlarýmýn fasilasýnda dolaþýyordu.

Bu beni daha da ateþledi. Dudaklarýmý daha da açýp aðzýma aldým sikinin baþýný. Þapýr þupur bebek emziði gibi emmeye, lisanimle içimde yalamaya baþladým. Tolga da baþýmdan tutup kendine bastýrýyordu. Böylece koca siki aðzýmýn içinde kaybolmaya, yavaþ yavaþ aðzýmýn derinliklerine kadar girmeye baþladý. Gözleriyle beni izliyordu. Ben de onun zevkten kýsýlmýþ gözlerinden gözlerimi ayýrmadan iþimi yapýyor, onun yönlendirmesiyle sikini nihayetuna kadar aðzýmýn içinde kaybetmeye, onu zevkten eritmeye çabalýyordum.

Belki bir 10 dakika böyle emdikten nihayetra kasýlmaya baþlamýþtý ki, birden kalktý yerinden, beni sýrtüstü yatýrýp üzerime çýktý, sikini tekrar aðzýma soktu. Baþým iki siranin fasilasýndaydý. Saçlarýmdan tutup nihayetuna kadar kendine çekti. Dudaklarým kasýklarýna deðdi. Nefessiz kalmýþtým. Baþýmý sallayýp kurtulmaya çalýþtým. Sikinin bassý bademciklerime deðiyordu, boðazýmdan içeriye girmiþti sanki. Saçýmdan tuttuðu parmaklarýyla baþýmý geriye çekti, soluk almamý saðladý, nihayetra tekrar gömdü. Kalçalarýný ileri geri oynatýyor, aðzýmý siker gibi gidip geliyordu. “Ohhh Funda ablaaa! Harika emiyorsun! Delirtiyorsun beni! Aaahhhh! Harikaaa!” diye feryat ediyordu bir yandan da.

Benimse yanit verecek halim hayirtu. Aðzýmýn içinde kocaman bir yarakla soluk alamadan aðzýmdan sikiliyordum. Tam boðulacak gibi olduðum anda sikini aðzýmdan çýkarýyor, bir parça soluk almamý saðlýyor, nihayetra tekrar sikini aðzýma gömüyordu. Kendimi kurtarmak için ellerimi kalçalarýna sarmýþ, týrnaklarýmý kabalarýna geçiriyordum. Ama týrnaklarýmýn acýsý bile engel olmuyordu erkeðime ve beni aðzýmdan sikmeye devam ediyordu...

Sonunda kasýlmaya, döllerini aðzýmýn içine püskürtmeye baþladý. Kaçmak istedim, býrakmadý. Döllerinin nihayet zerresine kadar aðzýma, boðazýmdan içeriye boþalttý titreye titreye. Baskýyý hafifletmiþti. Ben de olan oldu diyerek tadý pek hoþuma gitmese de yaraðýný emdim, nihayet çatilasýna kadar döllerini boþalttým. Aðzýma boþalmaktan mest olmuþtu. Koltuðun üzerine devrildik ikimiz de. Nefes soluke kalmýþtýk. Kenarda duran esbapmi alýp aðzýmýn kenarýndan taþan dölleri temizledim bir güzel. Çýrýlçýplak uzandýk öylece.

Elini uzatýp elimi tuttu, “Hiç böyle bir an yaþamamýþtým!” dedi. Elini sýktým minnetle, “Ben de aþkým. Ben de!” dedim. Kesik kesik konuþmaya baþladýk kendimize geldiðimizde. “Tolga, lütfen bundan kimseye bahsetme olur mu? Yalvarýrým sana! Eðer bahsetmezsen erkeðim olursun, her zaman yaþarýz bu zevkleri! Kocamla bunca yildir yaþadýðým seks deðilmiþ meðer, beni sen doyurursun bundan nihayetra! Ben de seni doyururum!” dedim. Eðilip öptü beni, “Deli misin Funda abla? Bu zevki yaþamak için ne istersen yaparým. Baþkasýna anlatýr mýyým hiç?” dedi.

Sýmsýký sarýldým ona, “Keþke daha önce yaþasaydýk bu zevkleri! Nelerden mahrum kalmýþým meðer! Becerikli erkeðim! Tatmadýðým zevkleri tattýran erkeðim! Bundan nihayetra kocam sensin! Erkeðim benim!” dedim. Yine sertleþmiþti siki, bacaklarýma deðiyordu taþ gibi. Dudaklarýmdan öptü, “Ama daha sikmedim Funda abla! Amýný yaladým sadece! Artýk seni sikmek istiyorum! Döllerimi amýna boþaltmak istiyorum! Hadi yukarýya, sizin konute çýkalým. Seni kocanýn yataðýnda sikmek istiyorum!” dedi.

“A-aa Tolga, konuþma böyle Sikli Amlý falan! Terbiyesiz!” dedim gülerek. Ama hoþuma gitmiþti böyle konuþmasý. Elimi fasiladan uzatýp sertleþen sikini kavradým. Taþ gibiydi. “Hýmmm, demek beni kocamýn yataðýnda sikmek istiyorsun ha? Kocamýn beni becerdiði yatakta? Ahlaksýz seni! Hadi o zaman yukarýya çýkalým, sik beni güzel güzel! Bu koca sikini sok amýma!” dedim. Ýkimiz de heyecanlanmýþtýk. Ateþimiz tekrar yükselmiþti. Kalktým, külot sütyenimi alýp giymek için davrandým. Elimi tuttu, “Hayýr, giyme Funda abla. Öyle gel, çýrýlçýplak!” dedi.

Binada ikimizden baþkasý hayirtu. Üçüncü kat boþ duruyordu. Kýkýrdadým, “Delisin sen Tolga! Çýlgýnsýn! Hadi o zaman, gidelim!” dedim. Beni kolumdan tuttuðu gibi, elimizde giysilerimizle dýþarýya çýktýk. Daha merdivenlerden çýkarken oramý buramý ellemeye, öpmeye baþlamýþtý bile. Kahkahalarla gülüyor, çocuklar gibi oynaþýyorduk. Ýyice sertleþen siki bacaklarýnýn fasilasýnda sallanýp duruyordu. Deli gibi tahrik oluyordum onun çýlgýn kinetiklerinden.

Bizim dairenin kapýsýna geldik. Heyecanla esashtarýmý esashtar deliðine sokmaya çalýþýrken, Tolga arkamdan yaklaþýp yaraðýný bacak fasilamdan sokmuþ, beni belimden tutup kendine çekiyordu. Kapýyý zar zor açtýðýmda hemen içeriye girmedi, sýrtýmý kapýya dayayýp üzerime abandý kaslý gövdesiyle. Öpmeye baþladý. Ellerimi yukarýda birleþtirmiþ vücudunu vücuduma bastýrýyor, kinetik etmeme, kurtulmama izin vermiyordu. Siki kasýklarýma dayanmýþ baský yapýyordu. Hoþ, zaten pek kaçmak istediðim de hayirtu ya! Uzun uzun öpüþtük. Önümde onun kaslý bedeninin ateþ gibi sýcaklýðý, sýrtýmda çelik kapýnýn soðuk serinliði. Deli oluyordum zevkten...

Ve neden nihayetra kapýyý kapatýp içeriye girdik. Bu sefer hakimiyet bendeydi. Onu kolundan tutup yatak odamýza götürdüm. Yatak odam herzamanki gibi gayet düzenliydi. Oldukça geniþ bir yataðýmýz vardý. Etrafýna bakýnýp duran Tolga’ya sarýlýp dudaklarýna yapýþtým. Karþýlýk verdi. Öpüþürken solukimiz kesiliyordu. Bir eli saçlarýmý çekerken, diðer eli sýrtýmda, kalçalarýmda dolaþýyor, kendine sýmsýký bastýrýyordu beni. Az önceki ihtiras yine tüm vücudumu sarmýþtý. Alevler içinde yanýyordum. Dudaklarýmý çekip inledim, “Tolga, bu gece seninim! Bu gece kadýnlýðýmý yaþat bana!” diye.

Beni öpe öpe yataðýn kenarýna kadar götürdü. Öpmeyi býrakmadan üzerime eðildi, beni yataða uzattý boylu boyunca. Bunca yildir kocam yanýmda horlarken aðladýðým, kendimi tatmin ettiðim yataðýmda, genç bir erkeðin altýna yatmak üzereydim. Heyecandan, zevkten ölüyordum. Tolga’nýn tüm bedenimde dolaþan dudaklarý elleri bitiriyordu beni. “Hadi Tolga, içime gir artýk! Dayanamýyorum, seni içimde istiyorum!” diye inledim. Bacaklarýmý fasilaladý, dizlerinin üstünde yaklaþtý. Sikini tutup baþýný ýslak amýmýn kapýsýnda, dudaklarý üzerinde dolaþtýrdý. Ýnledim. Kalçalarýmý oynatarak kývrandým, “Hadii, sok artýk!” dedim.

Kýrmadý beni. Yavaþça yüklendi. Ama girmedi hemen. Tüm ýslaklýðýna karþý amýmýn giriþi güçlük çýkarýyordu kocaman yaraðýna. Biraz daha ýslaklýðýmý okþadý, yaraðýnýn baþýný ýslattý sularýmda. Sonra tekrar bastýrdý. Baþý girmiþti içime. Durdu. Bekledi. Tekrar ittirdi. Yavaþ yavaþ koca sikini gömüyordu amýma. Ýnanýlmaz bir zevkti yaþadýðým. Kendimi kaybediyordum zevkten. “Aaahhh!” diye inledim. “Beðendin mi Funda abla? Sikim zevk veriyor mu?” diye sordu. “Deli misin? Zevk de laf mý Tolga? Çok güzelll! Kocamýn pipisine alýþtý amým, senin koca sikin kudurtuyor beni, zevkten ölmek üzereyim!” dedim.

Bütün bedeniyle üstüme yüklendi. Siki dibine kadar amýma girdi bir anda. Boynuna sarýlýp tüm vücudumla yapýþtým ona. Bacaklarýmý beline sardým. Bacaklarýmýn fasilasýnda koca bir et parçasý vardý ve beni zevkten, þehvetten öldürüyordu bu kalýnlýk. Kýpýrdanmaya, amýmýn içinde gidip gelmeye baþladý yavaþ yavaþ. Nefesim kesiliyordu zevkten. Boynuna diþlerimi geçirip týsladým, “Ohhhh! Harikaaa! Mmmm! Çok güzel! Hadi hýzlan aþkým! Sik beni!” diye. “Hemen deðil Funda abla... Seni yavaþ yavaþ sikecem! Kocanýn yaptýðý gibi sikimi sokup çýkarýp boþalmayacaðým sana! Tadýný çýkaracaksýn yaraðýmýn! Sikilmenin, seks yapmanýn ne demek olduðunu öðreneceksin bu gece Funda abla!” dedi soluk soluke kulaðýma.

Biraz hýzlanýyor, biraz yavaþlýyor, gelecek gibi olduðunda durup bekliyordu. Böyle yapýnca da ben zevkten kuduruyor, deliriyordum. Yavaþ yavaþ kendini geriye çekiyor, nihayetra hýzla, bir anda köküne kadar yaraðýný içime sokuyordu. Sikinin baþýnýn ta diplerime deðdiðini, koç baþý gibi zorladýðýný hissediyordum. Amýmýn diplerinde hissettiðim sertliðinin okþamalarý beni benden alýyor, kývranýyor, kendimi saða sola atýyordum. Kalçalarýmý çalkalayýnca da daha kötü oluyor, koca siki amýmýn içinde her yerime deðiyor, çýldýrtýyordu. Amýma her vuruþunda zevkin yanýnda acýyla inliyordum. Kocamýn hiç deðmediði yerlerime deðiyordu yaraðý...

Ve bir yarak içimdeyken hayatýmýn ilk orgazmýný yaþadým, kendimden geçtim. Bacaklarýmý sýmsýký kalçalarýna sarmýþ, indirip kaldýrýyor, kalçalarým yataðý dövüyor, haykýrýyordum. Ýnanýlmazdý yaþadýðým þey. Dakikalarca sürdü bu zevk. Kendimden geçtim bir süre. Neden nihayetra kendime geldiðimde Tolga halen içimde, bacaklarýmýn fasilasýndaydý ve gidip geliyordu yavaþ yavaþ. Tekrar inlemeye baþladým. O volkan tekrar kaynamaya, zirveye yükselmeye baþladým. Tolga da nihayeta yaklaþmak üzereydi...

Tam bu esnada telefon çaldý. Ýkimiz de durup yataðýn yanýndaki telefona baktýk. Hemen açmadým. Telefon birkaç defa çalana kadar soluðumun düzelmesini bekledim. Konuþabilecek hale gelince elimi uzattým, ahizeyi kaldýrdým. Telefonun diðer ucunda kocam vardý. Sorun var mý, her þey yolunda mý diye fasilamýþ. Bu fasilada Tolga da içimden çýkmamýþ, üzerime uzanmýþtý. Bacaklarýmýn fasilasýnda genç bir erkek, yaraðýný amýmýn dibine kadar sokmuþ vaziyette, uykudan uyanmýþ sesimle kocama yanit verdim, “Aloo?” diye ve konuþmaya baþladýk. “Erkenden uykum geldi kocacým. Uyuyordum...” dedim.

Ben kocamla konuþurken, Tolga içimde milim milim sikini oynatýyor, yavaþ kinetiklerle gidip geliyordu amýmda. Aðzýmý kapatýp zevk inlemelerime engel olmaya çalýþtým kocama yanit verirken. Garibim, benim baþka bir erkeðin altýnda sikiþtiðimden habersiz, beni sualyordu. Buysa daha çok tahrik ediyordu beni. Kocamla konuþurken beni sikmekte olan Tolga ile göz göze bakýþýyorduk. Zevkten gözlerimiz kýsýlmýþtý. Dudaklarýmýzda bir gülümseme. Kocam uzun uzun bir þeyler anlatýrken telefonun ahizesini elimle kapatýp, Tolga’ya fýsýldadým, “Memnun musun aþkým? Telefonda kocam var. Ve sen karýsýný sikiyorsun!” diye.

Tolga inledi sessizce, “Ohhh! Evet Funda abla. Öyle güzel ki, Ahmet abinin karýsýný sikiyorum yataðýnda! Altýmda zevkten inletiyorum! Haberi hayir pezevengin!” diye fýsýldadý. Boynuna sarýlýp, omuzunu diþledim. “Erkeðim benim! Sikemeyenin karýsýný sikerler! Hadi sik beni! Güzel güzel sik! O koca yaraðýnla sik Ahmet abinin karýsýný! Ohhh! Sok yarraðýný bana!” diye fýsýldadým.

Kocam halen anlatýyordu telefonda. Arada ahizeyi kapatan parmaklarýmý kaldýrýp, (Hý… hý… konutet… hayýr…) diye yanitlýyordum onu. Özlediðini söyledi nihayetunda. “Ben de seni çok özledim kocacým! Yalnýzlýk zormuþ! Bir an önce gelsen keþke! Burda, yataðýmýzda yalnýz yatýyorum, sensiz! Gelsen de seviþsek!” dedim cilveli cilveli. Sanki gelse yapacaðýmýz þeyin adý seksmiþ gibi. Vedalaþtýk, “Ýyi geceler karýcým, kendine iyi bak!” dedi, kapattý telefonu. Bense ahizeyi elimden fýrlatýp attým, içimde gidip gelen Tolga’ya sýmsýký sarýlýp kalçalarýmý çalkalamaya baþladým, amýmda kinetik edip duran sikini daha çok hissetmeye çalýþtým.

Tolga’ya, soluk soluða, “Duydun mu? Kendime iyi bakacakmýþým!” dedim. Tolga da bütün gövdesiyle üstüme yüklenerek amýma abanýrken yanýtladý beni, “Merak etme Funda abla, ben sana iyi bakarým!” dedi.

Demin telefonda konuþurken biraz yavaþlatmýþtýk hýzýmýzý. Ama konuþtuðumuz hayasýz, ar çatiarý çatlamýþ kelimelerin etkisiyle delirmiþtim. Tolga da benden daha çok heyecanlanmýþ ve zevke gelmiþti. Sona yaklaþmýþtýk ve üzerime uzanmýþ, nihayet darbeleri vuruyordu. Boþalmak üzereydim. O da geleceðimi hissetmiþ, hýzlanmýþtý iyice. Ve nihayet hamlede öyle bir yüklendi ki, kendini kastý, odanýn içini dolduran inlemelerle ayný anda ben de kasýldým. Birbirimizi öylesine sýmsýký sarmýþtýk ki, ikimiz de birbirimizin kollarý fasilasýnda titreye titreye boþalýyorduk. Döllerinin sýcaklýðýný amýmýn diplerinde hissediyordum. Hayatým boyunca böyle bir þey yaþamamýþtým.

Bir süre içimde öylece kaldý. Amým sikini sarýyor, içimde yeni yeni küçüldüðünü hissediyordum. Ýçimden çýkmak istemiyor gibiydi. Bacaklarýmýn fasilasýnda boylu boyunca uzanýyordu üstümde. Nefeslerimiz nihayetunda düzene girdi, sakinleþtik. Ýçimden çýktý, kendini yan tarafýma býraktý ve “Sigaran var mý aþkým?” diye sordu.

Ýçim titriyordu o aþkým dedikçe. Kalkýp kocamýn sigara paketini çýkardým çekmeceden, iki sigara çýkarýp çakmakla ikisini de yaktým. Çýplaklýðýmdan utanmak aklýma bile gelmiyordu, öylesine doðaldý ki çýplaklýðýmýz. Tekrar yataða, sevgilimin koynuna girdim. Kollarýnýn fasilasýna uzanýp onun sigarasýný dudaklarýnýn fasilasýna kýstýrdým. Pek kullanmadýðým halde onunla beraber orgazm sigarasý tüttürdük birlikte. Göbeðinin üstüne koyduðumuz Fondöten kutusunu küllük olarak kullanýyorduk.

“Tolga, bundan nihayetra bana abla demeni istemiyorum!” dedim. “Peki aþkým! Bu geceden nihayetra kadýnýmsýn sen benim. Ablam deðilsin!” dedi. Uzanýp sigara dumaný çýkan etli dudaklarýný öptüm ve “Ýlk defa seviþmekten zevk aldým. Senin sayende aþkým! Senin kollarýnda kadýn olduðumu anladým ilk kez!” diyerek içimi döktüm. Kulaðýmdan öperek, “Daha gece nihayeta ermedi aþkým! Sabaha kadar benimsin! Altýmda inletecem seni! Halsiz kalýncaya kadar sikecem seni!” dedi. Sýmsýký sarýldým, “Ne istersen yap! Yýllarýn acýsýný çýkarmak istiyorum. Ne zaman, nasýl, ne kadar istersen seviþirim seninle!” dedim.

Tolga, “Ýçine boþaldým... Hamile kalýrsan?” dedi tereddütle. “Olsun, senin çocuðun, doðururum!” dedim. Endiþeyle simaüme bakýyordu. Gülerek yanaðýný okþadým, “Merak etme, çocuðum olmuyormuþ benim. Korunmamýza gerek hayir. Ýstediðimiz gibi seviþebiliriz yani!” dedim. Elimi uzatýp sikini okþadým, hemen baþýný kaldýrdý yaramaz. “Hatta þimdi baþlayabiliriz seviþmeye, gücün varsa?” dedim.

Belimden tutup bir anda üstüne çýkardý beni. Bacaklarýmý fasilalayýp, üstüne yerleþtiðimde, çoktan sertleþmiþ siki amýma baský yapmaya baþlamýþtý. Ne yapmak istediðini kadýnlýk sezgilerimle anlamýþ, sikinin üzerine oturmaya baþlamýþtým bile. Dudaklarýmý ýsýra ýsýra yaraðýný içime aldým. Belimden tutup kendine çekiyordu. Sonunda dibine kadar girdi.

Biraz bekleyip üstünde kinetik etmeye baþladým. Yukarý aþaðý inip kalkýyor, ucuna kadar çýkýp, dibime kadar içime alýyordum. Giderek hýzlandým, ýslak amýmýn içinde yað gibi kaymaya baþladý yraðý. Baþýný kaldýrýp memelerimi yalýyor, uçlarýný emiyordu ben üstünde gidip gelirken. Zevkten deliriyordum yine. Bir kez daha sarsýlmaya, orgazm olmaya baþladým. Sonunda üstüne yýðýlýp kaldým. Yana devrilip iki büklüm oldum. Bacaklarýmý kasýyor, halen devam eden orgazm kasýlmalarýnýn zevkini çýkarýyordum.

Sabaha kadar seviþtik. Duþ yaptýk. Banyoda bir kez de arkadan, minik deliðimden becerdi. Çýðlýklarýma aldýrmadan götümün kýzlýðýný bozdu. Onun zevkini de yaþattý bana. Duþtan çýktýk, yataðýn üstünde domalttý beni, kalçalarýmdan tutup amýma girdi. Bu kez deðiþik açýdan amýma giren yaraðý zevkten delirtti beni... Sabaha kadar seviþtik kýsacasý. Uzun uzun seviþtik. Durduk, dinlendik, sikiþtik. Ben erkeksiz, o kadýnsýz geçen yýllarýn acýsýný çýkarýrcasýna seviþtik. Sabah güneþ doðarken sýzýp kaldýk yatakta.

Öðlene kadar ölü gibi uyuduk. Uyandýk. Çýrýlçýplak konutin içinde dolaþtýk, oturduk, kalktýk, mutfakta as yedik. Evin her köþesinde, her odasýnda seviþtik. Ýki gün boyunca yeni konutli balayý çiftleri gibiydik. Hiç durmadýk. Öpüþüp koklaþtýk, seviþtik, sikiþtik. Ertesi gün, kocam gelecek diye zorla ayrýldýk birbirimizden.

Ýki yýla yakýn bir zaman boyunca sürdü Tolga ile bu iliþkimiz. Fýrsatýný bulduðumuz, canýmýzýn çektiði her anda birbirimizin kollarýna koþtuk. Fakat nihayetunda taþýndýlar, birbirimizi kaybettik. Þimdi hayata küsmüþ gibiyim. Bir kenara çekilip saatlerce Tolga ile yaþadýðýmýz seviþmeleri anýyorum. Mutfakta as yerken, o as masasýnda Tolga’nýn bana yaptýklarý. Kocamla yatarken, o yatakta Tolga ile yaþadýðýmýz orgazmlar. Kocamýn çükü içimde gidip gelirken, Tolga’nýn içimi dolduran yaraðýnýn kalýnlýðý. Kocamýn leþ gibi içki kokusundan iðrenirken, burun deliklerimde Tolga’nýn erkek vücudunun salgýladýðý beni tahrik eden erkek kokusu...

Fakat yapacak bir þeyim hayir. Ya böyle yaþamaya devam edeceðim, ya da kendime geleceðim, çýkýp kendime bir þekilde yeni bir Tolga bulacaðým. Onun gibi bir erkek. Beni doyuran, beni yaþatan, beni kadýn yapan bir erkek. Bekliyorum henüz. Bir gün karþýnýza, genç ve güzel bir kadýn çýkarsa, gözleriyle sizi süzen, tartan, fasilanan... O benim iþte!

Ateþli sohbet için 0088 189 61 962 numaralý telefonu fasilayarak ulaþabilirsiniz <3

[Funda]

2 Ocak 2014 Perşembe

Karýmýn Metres Olmasýna Sesim Çýkmadý!

Evlilik yýl dönümümüzde, karým Pelin’e sürpriz yapmak istiyordum. Hep istediði, ama bütçemizin çok üstünde, yeni açýlmýþ ünlü bir bara götürdüm. Maddi durumum elvermediði için, bunun için karýmdan habersiz bankadan gereksinim kredisi çekmiþtim. Ama o gece barýn özel bir parti için kapalý olduðunu öðrenince üzülmüþ, kapýdaki görevliyi ikna edip girmeye çalýþýyorduk. O sýrada yanýmýzda beliren iyi giyimli orta yaþlý bir adam, kapýdaki görevliye, “Onlar benimle beraberler!” deyince, görevli elindeki listeye bile bakmadan yana çekildi... 


Adamla birlikte içeri giriverdik. Çok sevinmiþtik. Ýltimaslý bir durumda olmak da çok hoþumuza gitmiþti. Pelin’le birbirimize bakýp gülüyorduk. Karým Pelin varlýklý bir ortamda, oldukça þýmarýk büyümüþtü. 4 yýl önce babasýnýn iflasýndan nihayetraki hayatýna halen alýþamamýþtý. O varlikli rahat hayatý doðal hakký olarak görüyordu. Ben de Pelin’in hak ettiði hayatý yaþamasýný istiyordum. Onun için buraya girmiþ olmak bizi özellikle mutlu etmiþti. Kalabalýðýn çok seçkin olduðu belliydi... 

Ýçerde adama gülümseyerek elimizi uzattýk. “Ben Kerem!” dedim. Karým da, “Ben de Pelin!” dedi. Adam da kendini tanýttý. Ýsmi Nusret imiþ. Benimle el sýkýþtý. Sonra da karýmýn gözlerinin içine bakarak, iki eliyle tuttuðu elini öptü. Pelin’in ürperdiðini gözlerimle gördüm... 

Bardaki parti, yayýna yeni baþlayan bir derginin tanýtýmý içinmiþ. Nusret beyle sohbete baþladýk. Eski bir Ýstanbul ailesinden geldiði belliydi. Yakýþýklý deðildi, ama baþka bir çekiciliði vardý. Ýçkiler su gibi içildikce samimiyet artýyor, ama iliþkinin dengesi hiç deðiþmiyordu. Biz ona hep Nusret bey diyorduk, o da bize Pelin ve Kerem. Nusret beyin 45 yaþýnda ve konutli olduðunu, bizim yaþlarýmýzda bir oðluyla bir kýzýnýn olduðunu öðrendik. Biz de ona üniversiteyi bitirir bitirmez konutlendiðimizi ve þimdi 2 yýllýk konutli olduðumuzu söyledik. 

Nusret bey anlattýðý hikayelerde çapkýnlýðý konusunda hiç çekingen deðildi. Ama direkt olarak da Pelin’e asýlmýyordu. Sakin ve aðýr tavrý ona gittikçe daha çok saygý duymamýzý saðlýyordu. Karým bu tür erkeklere her zaman ilgi duyardý. Nusret beyin esprilerine gittikçe daha çok gülüyor, anlattýðý hikayelere gereðinden fazla olumlu tepki gösteriyordu. Her halinden onu etkilemeye çalýþtýðý belliydi. Nusret bey garsona sürekli içkilerimizi tazelemesini söylerken, bize gösterdiði ilginin benim de hoþuma gittiðini hissettim... 

Nusret bey bir fasila bize, “Siz keyfinize bakýn, ben biraz ayrýlacaðým!” dedi. Yakýnýmýzdaki bir grubun yanýna gitti. Onlar konuþurken iraktan seyretmeye baþladýk. Herkes ne kadar saygý gösteriyor, önem veriyordu Nusret beye. Karým gözlerini ona dikmiþ, “Ne kadar etkileyici biri. Deli gibi istiyorum onu!” dedi. O anda artýk benim engelleyebileceðim bir þey olmadýðýný biliyordum. Karým kývýrtarak benden iraklaþtý. Dans eden kalabalýðýn fasilasýna karýþtý. Herkesin ilgisini çekmesi fazla zaman almadý. 

Pelin’in üstündeki mavi dar mini esbap sütun gibi bacaklarýný cömertçe sergiliyordu. Etrafta baþka çekici kýzlar olmasýna raðmen, bütün erkeklerin ilgisi ondaydý. Dans ederken incecik kumaþýn altýnda titreyen diri göðüslerinin sütyensiz olduðu belliydi. Etrafýndaki erkeklerin sayýsý kýsa zamanda üç olmuþtu. Uzun dalgalý sarý saçlarý daðýlýrken ýþýkta parlýyordu. Yuvarlacýk çýkýk poposu her salýnýþýnda baþka bir güzel görünüyordu. Pelin etrafýndaki erkeklere pas verirken, fasila sýra da Nusret beye çapkýn bakýþlar atýyordu. Ýstediðinin Nusret bey olduðu aþikardý. 

Nusret bey bir süre nihayetra icinde olduðu gruptan ayrýlýp yanýma geldi. Benimle beraber karýmý seyretmeye baþladý. Bana dönüp, “Karýn tam bir felaket. Çok seksi. Lolita gibi!” dedi kendinden emin bir gülümsemeyle. Sanki karýmdan deðil de, satýþa çýkardýðým bir fahiþeden bahsediyordu. Çocukça bir mutlulukle gülümseyerek, “Teþekkür ederim. Öyledir benim karým!” dedim. Sevincim karýmýn istediði oluyor diye miydi, hayirsa benim de saygý duyduðum biri ondan hoþlandý diye miydi bilemedim. 

15-20 dakika nihayetra Nusret bey gözünü ayýrmadan izlediði karýma eliyle gel iþareti yaptý. Karým dans etmeye devam ederek diðer erkeklerin fasilasýndan süzülüp yanýmýza geldi. Yüksek sesli müzikten sesini duyurabilmek için karýmý belinden tutup kulaðýna baðýrarak, “Ne kadar güzel dans ediyorsun sen!” dedi. Pelin müziðin ritmiyle halen oynatýp durduðu kalçalarýnda okþarcasýna dolaþan ele aldýrmadan, “Güzel dans ederim. Özellikle hoþuma giden bir erkeðin önünde olursam!” diyerek yanýtladý. Nusret bey sanki anlamamýþ gibi, “Kimmiþ o þanslý erkek?” diye sordu. Pelin elini uzatýp Nusret beyin kalçasýný okþayan kürek gibi elini tuttu, sýmsýký poposuna bastýrdý ve gözlerinin içine bakarak, “Sizin!” dedi. 

Nusret bey zaten görebildiði þeyi karýmýn aðzýndan duymaktan mutlu gülümsedi. Ne benden, ne de etraftakilerden çekiniyorlardý. Pelin artýk konuþurken ona dokunuyor, gözlerinin içine bakýyor, genç kýz gülücükleriyle ve fasilada isterik kahkahalar ile süslüyordu sözlerini. Bu hale geldiðinde karýmýn karþýsýndaki erkeðe teslim olduðunu biliyordum. Yaþlý kurdun da bunu benden çok daha iyi bildiðinden hiç þüphem hayirtu. 

Nusret beyin arkadaþý olduðunu tahmin ettiðim bir yaþýtý bir erkek yaklaþýp, “Nasýlsýn Nusret?” diyene kadar bir birlerine kur yapmaya devam etiler. Nusret bey arkadaþýný baþýndan acele savmasýný bildi. Sonra da karýmýn elinden tutup, “Gelin çocuklar, daha sakin bir yere gidelim!” dedi. Nusret bey Pelin ile el ele, ben de yanlarýnda, çýkýþa doðru yürüdük. Þef garson yanýmýza gelince, Nusret bey karýmýn elini býraktý, cebinden kalýn bir cüzdan çýkardý. Nerdeyse benim 2 aylýk maaþým kadar olan hesabý ödedi. Sonra da garsonundan vestiyerine kadar Yüzlük banknotlar halinde bahþiþler daðýta daðýta mekanýn kapýsýna kadar geldik. Sanýrým bizim için bu nihayet darbe oldu. Karýmla göz göze geldik bir an, kocaman kocaman açýlmýþtý gözleri, adamýn daðýttýðý paralarý gördükten nihayetra. 

Nusret beyin fasilabasý hemen geldi. Son model, kocaman, kara bir fasilabaydý. Þöför arka kapýyý açtý. Nusret bey Pelin’i nazikçe fasilabaya bindirdi. Karým nihayet derece hoþnut, mini eteðinin kasýklarýna kadar açýlmasýna, þoför dahil hepimizin küloduna kadar görmemize aldýrmadan rahat kinetiklerle geçti, oturdu. Nusret bey kendisi de bindi. Ben de arkalarýndan binmeye rüzgartendim, ama þöför kibarca beni ön koltuða yöneltti, “Burada daha rahat edersiniz beyefendi!” dedi. Biraz bozularak, “Ha, tabii...” dedim. Ön koltuða oturdum. Araba yeni deri kokuyordu. 

Þöför kapýmý kapattý. Kendisi de bindi, “Villaya mý beyefendi?” diye sordu. Evet cevabýný alýrken kinetik etmiþtik bile. Arabanýn sessizliðine raðmen Nusret beyin kalýn boðuk sesini duyuyor, ama çoðu zaman ne dediðini anlamýyordum. Karýmýn fasila sýra (Evet, Hayýr) dediðini ve gülüþlerini duyuyordum. 

Sesleri kesildiðinde öpüþtüklerini anladým. Yan gözle þoföre baktým, simaünde pis bir sýrýtmayla dikiz aynasýndan arkada olanlarý izliyordu. Kendimi kötü hissettim. Benim azgýn fingirdek karým, ucuz bir fahiþe gibi, þoföre ve bana aldýrmadan baþka bir erkekle arka koltukta fingirdiyor, seviþiyordu. Sonra gözümün önüne Nusret beyin barda daðýttýðý banknotlar, kalýn cüzdanýnýn görüntüsü geldi. Boþ verdim herþeye, kendimi deri koltuðun rahatlýðýna býraktým. 

Yol fazla sürmedi. 15 dakika nihayetra demir bir kapýdan girip, güzel bir villanýn önünde durduk. Þöför hemen inip arka kapýyý açtý. Önce Nusret bey indi, elini uzattý ve Pelin’in inmesine yardým etti. Ben de indim fasilabadan. Ne yapmam gerektiðini bilmiyordum. Bekçi olduðunu tahmin ettiðim bir adam konutin yan tarafýndan koþarak geldi, “Hoþ geldiniz Nusret bey!” dedi, villanýn gösteriþli ön kapýsýný açtý. Nusret bey Pelin’in beline sarýlýp içeri girdiler. Ben de arkalarýndan girmeye rüzgartenirken, Nusret bey, “Seni ben nihayetra çaðýracaðým. Þimdilik burada bekle!” dedi. 

Bir þey söylemeden aptal aptal durdum, arkalarýndan baktým. Kapý kapandý. Þimdi geriye dönmem gerekiyordu, ama þöförle sima simae gelecegimi düþünerek utandým. Onun da bekleyeceði belliydi. Þöförün, “Gel koçum fasilabada otur!” diyen sesiyle kendime geldim. Artýk bana beyefendi demiyordu. Patronu hayirtu ortalýkta. Bu duruma aþina olduðu besbelliydi. Pek fazla göz göze gelmemeye çalýþarak fasilabaya girdim. Onunla muhattap olmak istemiyordum. Süklüm püklüm, konuþmadan oturdum. 

Sessizliði o bozdu, “Yenge de pek hoþmuþ. Karýn mý?” dedi. Ýsteksizce, “Evet...” dedim. Þöför, “Nusret bey böyle ufak tefek genç kýzlara bayýlýr. Çoðu zaman böylesi çýkmýyor. Onun için keyifli görünüyor bu akþam...” dedi. Karýmýn güzelliði, seksiliði onun da hoþuna gitmiþti sanki. Hoþ, Pelin’in, ayný anda hem masum bakire, hem seksi fahiþe olabilen görüntüsünü görüp de iç geçirmeyen, siki kalkmayan erkeðe rastlamamýþtým ya... 

Þöför, “Zor geliyor mu sana?” diye sordu. Sesinde samimiyet ve sýcaklýk vardý. Biraz daha yakýn hissettim kendimi ona. Birinin yakýnlýðýna ihtiyacým vardý açýkcasý. “Eh, tabii aðýr geliyor...” dedim. Þöför babacan bir gülüþle, “Alýþýrsýn oðlum, zevk de alýrsýn. Sen öyle birine benziyorsun. Buraya gelinceye kadar aðzýný açýp bir þey diyemediðine göre...” dedi. Sonra ayný gülümsemeyle, “Nusret bey senin hatundan hoþlanýrsa seni de ihya eder!” dedi. 

Zevk alacaðýmý söylemesine gerek olmadýðýný, zaten o utanç verici zevki aldýðýmý ona itiraf edemedim. Ama anlamýþ olacak ki, “Sessiz olursan seni onlarý duyabileceðimiz yere götürürüm.” dedi. “Peki...” dedim uysalca. Eliyle gel iþareti yaparak yürümeye baþladý. Arkasýna takýldým. Evin arkasýna doðru yürüdük. Etrafta baþka bir konut olmadýðý için sessizliðin içinde karýmýn haykýrmalarý duyulmaya baþladý. Hafif bir ýþýðýn geldiði ikinci kattaki pencerenin altýndaydýk. Ne acele baþlamýþlardý. Nasýl hemen karým böyle bas bas baðýrýr hale gelmiþti? 

Karým normalde sikilirken inlerdi, ama böyle baðýrdýðý pek nadirdi. Zevk haykýrýþlarý yükseldikçe sikimin kalktýðýný, sertleþtiðini hissettim. Þöförün de eli de apýþ fasilasýna gitmiþti. Pantolonunun üzerinden sikini düzeltti. Sonra da sessizce, “Üff... Ulan senin orospu iyi baðýrýyor!” dedi ve pantolonunun üstünden yaraðýný avuçlayýp oynamaya baþladý. Gayri ihtiyari ben de ayný þeyi yaptýðýmý ayrim – nüans – baskalik ettim. O daha fazla beklemedi, pantolonunun kemerini çözdü, donuyla birlikte aþaðý indirdi. Elini tükrükleyip, dýþarý çýkan yaraðýna asýlmaya baþladý. 

Artýk kendimi engelleyemiyordum, ben de aynýsýný yaptým. Yemekýlmaya baþladým. Öyle garip, anlatýlmaz bir durumdu ki! Kendimi tanýyamýyordum. Bugüne kadar hiç tanýmadýðým bu adamla yan yana, pencerenin altýnda karýmýn sikilirken çýkardýðý seslere 31 çekiyordum. Þoför kulaðýma yaklaþýp, “Acele etme... Nusret bey boþalmadan uzun uzun siker senin karýyý! Tadýný çýkar!” dedi. Bir þey söylemeden baþýmý salladým. Kulaklarýmda karýmýn çýðlýðý ve vücutlarýnýn birbirine çarpmasýnýn sesiyle kendimden geçiyordum... 

Birazdan karýmýn haykýrmalarý arttý. “Aahhh! Nusret’im! Erkeðimmm! Sik beni!” diye baðýrdý. Artýk sadece çýðlýk atýyordu. Karým geliyordu. Bir kaç dakika sürdü gelmesi. Onun böyle kendini kaybetmiþ bir halde boþaldýðýný hiç duymamýþtým. Nusret bey, “Offff... Amýna koduðumun ufak orospusu!” diye soluya soluya basýyordu karýma. “Daracýksýn amcýk! Þimdi beni de getireceksin...” dedi, hemen ardýndan da böðürürcesine sesler çýkartarak boþaldý. Sonra sesleri duruldu. 

Þöför hýzla pantolonunu toparlamaya baþladý. “Hassiktir! Senin orospu karýn patronu acele getirdi! Toparlan, gitmemiz lazým hemen!” dedi. Þöförün paniðini anlamadým, ama ben de telaþlandým. Pantolunumu çektim aceleyle. Sessizce kaçtýk ordan. Evin önüne geldiðimizde, “Nusret bey asla bu kadar acele gelmezdi, senin karýnýn muamelesi çok iyi olmalý! Nusret bey bir þey istemek için telefon eder bazen, onun için korktum. Pencerenin altýndayken benim telefon çalsaydý boku yemiþtim!” dedi. 

Nusret beyden telefon gelecek diye bekleyerek bir daha arkaya gitmedik. Ýki saate yakýn konuþtuk. Þöförün adý Kemal imiþ. Nusret bey çok güvenirmiþ kendisine. Ben de kendimden bahsettim. Karýmýn erkeklerden ne kadar hoþlandýðýný ve benim bunu bilerek konutlendiðimi anlattým. Aklý almadý, ama dinlerken eðlendiðini hissettim. Benden 5-6 daha büyüktü. Bekardý. Þimdi gönlünü eðlendiriyordu. Ama, temiz bakire bir kýz bulup konutlenmeye niyetliydi. “Ben namusuma düþkünüm! Karý dediðin konutinin, erkeðinin kadýný olur. Bir erkeðe yan gözle baksýn öldürürüm valla. Nusret bey de öyledir. Bakma, önüne gelene kayar, ama karýsýnýn yeri baþkadýr. Sen de biraz karýna sahip çýk diyeceðim, ama geç kaldýn galiba!” deyip gülmeye baþladý. “Senin karý meta caným... Sen ona sahip çýkamazsýn zaten! O yolun yolcusu o!” derken, ben sadece dinliyordum. 

Sonunda Kemal’in telefonu çaldý. Hemen açtý. “Tabii Nusret bey!” dedi. Birkaç defa daha, “Tabii... Tabii...” dedi. Telefonu kapatýnca, bana, “Gel bakalým!” deyip kapýya doðru yürüdü. Ýçeriye girdik. Gösteriþli bir antrenin ardýndan loþ aydýnlatýlmýþ büyük ve etkileyici salona girdik. Zenginlik konutin her köþesinde hissediliyordu. Modern, ak aðýrlýklý dekorasyon çok hoþuma gitmiþti. 

Merdivenin ardýndaki bölümü göstererek, “Bak burasý bar...” dedi. Ýçkileri, bardaklarýn yerlerini gösterdi. “Ben bir þey istemiyorum!” dedim. Güldü, “Senin için deðil salak! Nusret bey talimat verdi. O istediði zaman götüreceksin!” dedi. Bunu düþünemediðim için kendime kýzdým. Mutfaðý ve diðer yerleri gösterdikten nihayetra üst kata çýktýk. Heyecanlanmaya baþlamýþtým. Yanlarýna gidiyorduk galiba. Nasýl davranacaktým? Ne yapacaktým? Nasýl konuþacaktým? Aðzým kurumuþtu heyecandan. Holün nihayetunda, hafif ýþýk gelen odaya yaklaþtýkça kalbim yeriden çýkacak gibiydi. Az önce altýnda karýmýn sikiþme seslerini dinleyerek 31 çektiðim oda olmalýydý bu. 

Kemal öksürerek geldiðimizi belli etti. Ýçeriden, “Gelin, gelin!” diyen Nusret beyin sesini duyduk. Kemal önde ben arkada içeri girdik. Kocaman yatak odasýnýn ortasýnda onunla orantýlý büyüklükte bir yatak vardý. Odanýn içinde yoðun bir seks kokusu vardý. Yarý oturmuþ vaziyetteki Nusret beyin göðsüne baþýný dayamýþ olan karým çok mutlu görünüyordu. Narin elleri onun kýllý göðsünü okþuyordu. Ýkisi de gögüslerinin üstüne kadar örtülüydü. Herhalde biz gelmeden örtmüþlerdi üstlerini. Saçý baþý daðýnýktý karýmýn. Dudaklarýnda ruj kalmamýþ, bulaþmýþtý. Bana bakýp yorgun yorgun gülümsedi. Nusret beye ayýp olmasýn diye karþýlýk veremedim. 

Nusret bey bir eliyle karýma sarýlmýþtý, diðeriyle omuzunu okþuyordu. Muhabbetlerini kesmiþ gibi suçluluk duydum, ama kendisi çaðýrmýþtý bizi. Nusret bey kendinden emin, ama artýk daha sevecen sesiyle bana, “Kemal sana her þeyin yerini gösterdi mi?” dedi. “Evet, Nusret bey.” dedim. “Hadi bakalým o zaman bana bir buzlu Viski getir!” dedi. Karýma da birþey içmek istiyor mu diye soracaktým ki, “Pelin’e de aynýsýndan getir!” dedi. Sonra da karýma döndü, “Seni istediðim gibi yeniden yaratacaðým!” dedi gülümseyerek. Karým da kýkýrdayarak kýllý göðsüne öpücük kondurdu ve “Ben bilmem, beyim bilir!” dedi. 

Nusret bey bana, “Hadi bakalým, git getir þimdi!” deyip, Kemal’e de, “Kerem içkileri hazýrlayýncaya kadar bekle, bir yanlýþ yapmasýn, nihayetra konutine gidebilirsin!” dedi. Kemal, “Tabii Nusret bey!” dedi. Ýkimiz tam odadan çýkýyorduk ki, “Dur bak, seninle biraz oyun oynayalým. Aþaðýda soyun ve Pelin’in külodunu giy, öyle gel!” dedi. Etrafa bakýnýp karýmýn külodunu fasiladý. Bulamayýnca, “Durmayýn orada! Arasýnýza!” diye kýzdý. Kemal’le ben yataðýn etrafýnda dolaþýp karýmýn külodunu fasilamaya baþladýk. Sonunda Kemal yataðýn dibinde buldu, “Buldum Nusret bey!” dedi. 

Karýmýn minik pembe külodu Kemal’in elinde, beraberce odadan çýktýk. Aþaðýya ininceye kadar Kemal karýmýn külodunu koklayýp, “Off, çok güzel kokuyor yaa!! Halen sýrýlsýksam!” deyip durdu. Aþaðýdaki bara indiðimizde, “Hadi Kerem, giy bakalým karýnýn külodunu!” dedi. “Sen gittikten nihayetra giyerim...” dedim. Ama ýsrarlarýna nihayetunda daha fazla karþý koyamadým. Kemal þu anda bana burada destek olabilecek tek kiþiydi. Soyunmaya baþladým. Gömleðimi, pantolonumu, külodumu, çoraplarýmý tek tek çýkardým. Çýrýlçýplak Kemal’in önünde duruyordum. Sikim kalkmaya baþlamýþtý. Elimi uzatýp, “Ver de giyeyim bari...” dedim. 

“Dur bekle!” dedi, kemerini çözdü. Pantolonunun önünü açtý. Yaraðýný çýkarttý, karýmýn küloduna sürtmeye baþladý. Dýþarýda azýp da boþalamamanýn acýsýný çýkartacaktý belli ki. Ara sýra da bana bakarak, “Ohhh, Kerem karýn tam sikilecek bir karý! Tam bir orospu!” diye fýsýldýya fýsýldýya 31 çekmeye baþladý. Çok sürmeden karýmýn külotuna fýþkýrttý döllerini ve “Ooohhhhh!” çekti. Sonra da dölleriyle výcýk výcýk olmuþ külotu elime verdi ve pantolonunu toplamaya baþladý. Gülerek, “Giy hadi!” dedi. Öylece durduðumu görünce, “Giysene lan gavat!” dedi. 

Tek ayaðýmla mermer zemin üstünde dengemi saðlayarak bir bacaðýmý geçirdim. Sonra da ötekini. Külodu belime kadar çektiðimde, Kemal’in ýlýk dölü sikime, taþaklarýma bulaþtý. Bu nedense sikimin daha da kalkmasýna neden oldu. Kemal’in bunu ayrim – nüans – baskaliketmesi ihtimalinden rahatsýz oldum. Kalkmýþ sikimin ucu karýmýn külodundan dýþarý taþýyordu. Arkasýndaki ip ise popumun fasilasýna girmiþti. Kemal’in karþýsýnda gerçekten utandýðýmý ayrim – nüans – baskalikettim. O ise bana bakýp eðleniyordu, “Dön þöyle bir de arkadan bakayým!” dedi. Gayri ihtiyari dediðini yaptým. “Ohhh yavrum, göte bak!” deyip kýçýma bir þaplak attý. Hafifçe yana kaçtým. “Genç kýz gibi cilvelisin valla! Hadi içkileri götür gecikmeden, hayirsa kýzacak Nusret bey sana!” dedi. 

Haklýydý. Ellerim titreyerek bardaklara Viskiyi, buzlarýný koydum. Bardaklarý Kemal’in verdiði tepsiye yerleþtirdim, ona bir þey demeden arkamý dönüp, üstümde sadece karýmýn minik pembe külodu olduðu halde, yalýn ayak, serin mermerin üstünde yürümeye baþladým. Kemal’in arkamdan halen baktýðýný biliyordum. Merdiveni çýkarken külodun sürtünmesiyle Kemal’in dölü iyice bulaþýyordu. Hole geldiðimde kalbim tekrar hýzlý hýzlý çarpmaya baþladý. Odalarýna yaklaþýyordum. Ýçerden seslerini duymaya baþladým. Seks sesleri deðildi. Konuþuyorlardý. 

Odanýn açýk kapýsýna geldiðimde durdum. Onlarýn odasýna giriyordum, izin almam gerektiðini düþündüm. Beni hemen ayrim – nüans – baskalik ettiler. Nusret bey, “Gel Keremciðim!” dedi. Geç kaldýðýma kýzmadýðý için sevindim. Yanlarýna gittim, tepsiyi uzattým. Ama Nusret bey kendi eline daha yakýn olduðumu ayrim – nüans – baskalik etti ve “Önce kadinlara sunulur!” dedi. “Haklýsýnýz, özür lisanerim!” deyip tepsiyi karýma uzattým. Pelin bardaðý alýrken beni süzerek, sevimli bir tavýrla, “Kocacým, çok yakýþmýþ külodum sana!” dedi. Ardýndan Nusret bey aldý içkisini. Bardaklarýný tokuþturup birer yudum aldýlar. 

Nusret bey bana, sandalye çekip yataðýn yanýna oturmamý söyledi. Dediðini yaptým. Diken üstünde, dimdik sandalyeye oturdum. Yatakta biraz daha doðruldular. Artýk biz bize olduðumuz için üstlerini örtmeye çalýþmýyorlardý. Karýmýn güzel göðüsleri ortaya çýkmýþtý bile. Onlara bakmak istiyordum, ama Nusret Bey’den çekiniyordum. 

Nusret bey, “Kerem’ciðim...” diye söze baþladý ve “Durum þöyle... Pelin’den çok hoþlandým. Çok güzel, taþ gibi, iþveli, cilveli...” deyip, beni tartmak ister gibi simaüme baktý. Tepki göstermediðimi, can kulaðýyla dinlediðimi görünce devam etti, “Hadi daha açýk konuþayým. Karýn seviþmesini, sikiþmesini de çok iyi biliyor. Daracýk amcýðý var karýnýn... Bitirdi beni... Metresim olmasýný istedim, karýn da bunu severek kabul etti!” dedi. 

Bana sormadan kabul ettiði için karýma kýzmama raðmen, karýmýn bu kuvvetlü varlikli erkeðin metresi olacaðý düþüncesi hoþuma gitmiþti. Bir yandan da bunun hayatýmýzý nasýl deðiþtireceðini, ne güçlüklarý olacaðýný bilemediðim için korkuyordum. Yine de olumsuz bir þey demeye cesaret edemedim, “Siz nasýl uygun bulursanýz...” dedim. Karým hislarýmý biraz ayrim – nüans – baskalik etmiþ olmalý ki, “Güzelim, ben senin karýn olarak kalacaðým. Çekineceðin bir þey hayir. Sadece Nusret beyin de kadýný olacaðým. Tabii bazen seninle olamayacaðým. Ama onun karþýlýðýnda lüks, rahat bir hayatýmýz olacak!” dedi. 

Nusret bey, “Sikinin haline bakýlýrsa hoþuna da gidiyor zaten!” deyip güldü ve “Hadi itiraf et Keremcim, karýnýn pembe külodunu giyip yanýmýza gelmeyi kabul ettiðine göre, karýný becermeme, metres yapmama hiç bir itirazýn hayir senin!” dedi. Adam doðru söylüyordu. Karýmýn pembe külodundan fýrlamýþ sikimle orada öylece oturmuþ, baþýmý sallayarak, az önce karýmý siken adamýn dediklerini onaylýyordum. Kekeleyerek, “Þeyy... Pelin ilk konutlendiðimizden beri böyle davranýyor. Ben de onu kaybetmek istemiyorum. Alýþtým artýk. Bir yerden nihayetra hoþuma gitmeye baþladý diyebilirim. Haklýsýnýz, baþka erkeklerin karýmý sikmesinden, karýmý baþkalarýyla seviþirken izlemekten zevk alýyorum, ne yalan söyleyeyim...” diye içinde bulunduðum durumu anlatmaya çalýþtým. 

Bu sýrada Pelin, örtünün altýnda kalan elini kinetik ettirerek, “Aaaaa! Bu kocaman olmuþ yine!” diye kýkýrdadý. Eliyle o kocaman olmuþ siki okþadýðýný, kavradýðýný anladým. Nusret beye, “Hadi sevgilim, býrak konuþmayý artýk! Bu koca þeyi yerleþtir bana!” diyerek kývrandý yattýðý yerde. Nusret bey benimle konuþmayý býrakýp karýma döndü, “Bebeðim, Pelin’im, sana doymuyor o kocaman þey!” dedikten nihayetra isterik karýmýn dudaklarýna yumuldu. Bir yandan da eliyle memesini avuçlamaya baþladý. Üstlerindeki ince örtü kinetikleri arttýkça açýlýyordu. Karýmýn çýplak, güzel vücudu tamamiyle ortaya çýkmýþtý. Nusret bey de üstünü örten nihayet kýsmýný ittirerek üzerinden attý. 

Ýlk defa vücudunun ne kadar kýllý olduðunu gördüm. Yaraðý çok heybetliydi. Kalýn, uzun ve kapkaraydý. Çati arlarýný görebiliyordum oturduðum yerden. Kýllý iri taþaklarý da kapkaraydý. Karýmýn narin eli sýmsýký kavramýþtý yaraðýnýn gövdesini adeta kaçmasýndan korkar gibi. Az nihayetra Nusret bey karýmý altýna aldý. Pelin bacaklarýný fasilalayýp dizlerini kaldýrdý. Nusret bey eliyle koca yaraðýný tutup karýmýn amýna dayadý. Dudaklarýný karýmýn dudaklarýndan ayýrýp gözlerinin içine baka baka ittirmeye baþladý... 

Karýmýn simaünde bir gerginlik oldu. Saatlerce girip çýkmasýna raðmen halen büyük geldiði belliydi. Karým koca yaraðý içine tamamiyle alýr almaz bir, “Ohh!” çekti, ardýndan bacaklarýný kaldýrýp iki yandan erkeðinin beline doladý. Kýrmýzý ojeli ufak güzel ayaklarýný birbirine dolayýp kilitledi. “Seninim erkeðim! Seninim! Kökle dibine kadar!” diye soludu arzuyla... 

Nusret bey zaten bekleyecek deðildi. Kýllý poposunun karýmýn bacaklarý fasilasýna doðru alçaldýðýný seyrederken içim cýz etti. Karýmýn bir baþka erkek tarafýndan sikilmesini izlemekten aldýðým büyük zevke raðmen, kýskançlýk ve burukluk hissu da hayir deðildi içimde. Karýmýn aldýðý zevki tekrar tekrar isteyeceðini, ona baðlanacaðýný biliyordum. Nusret beyin kalçalarý aþaðý yukarý kinetik etmeye baþladýðýnda bu düþünceleri unutup önümde gerçekleþen muhteþem çiftleþmeye konsantre oluvermiþtim. Yumuþak baþlayan kinetikler gittikçe daha sert ve acýmasýz oluyordu. Adeta Pelin’e acý vermek ister gibi sikiyordu artýk. 

Pelin onun altýnda zangýr zangýr sarsýlýyor, soluk soluke inliyordu. Kýrmýzý ojeli ufak ayaklarý Nusret beyin kýllý poposunun üstünde fýrtýnada sallanan yapraklar gibiydi. O kocaman yaraðýn biricik aþkýmýn amýna girip çýkmasýný kýpýrdamadan seyrediyorum. Adeta büyülenmiþtim. Karým kollarý yettiðince ona sýmsýký sarýlýyor, diþlerini sýkarak altýnda debeleniyordu. Baþýný iki yana sallayarak haykýrmaya baþladýðýnda geldiðini anladým. Ama duramýyordu. Nusret bey de durmuyordu. Karým, “Yeter! Yeter!” diye yalvarmaya baþladý. 

Nusret bey daha gelmemiþti. Dakikalarca daha hayvan gibi sokup çýkardý. Karým tekrar deliler gibi baðýrmaya baþladý. Yine geliyordu. Vücutlarýn birbirine çarpma sesine Nusret beyin küfürleri eþlik etmeye baþladý. “Amýna koyuyorum kaltak! Daracýk deliðini sikiyorum! Amýna koduðumun orospusu!” diyerek o da kendini kaybetmiþti. Öyle kuvvetlü koyuyordu ki, karýma bir þey olacak diye korktum. Karým artýk ona sarýlamýyor, altýnda boþ bir çuval gibi duruyordu. Az önce Nusret beyin beline kilitlenen ayaklarýný salmýþ, adam yaraðýný dibine vurdukça bacaklarý kukla gibi iki yana sallanýyordu. 

Sonunda Nusret bey böðüre böðüre karýmýn içine boþaldý. Bütün aðýrlýðýyla, soluk soluke yatan karýmýn üstüne yýðýldý. Sonra yavaþça yana kaydý. Yumuþamýþ, ama halen kocaman yaraðý karýmýn amýndan kayarak çýkmýþtý. Pýrýl pýrýldý. Sýrt üstü uzandý. O da soluk solukeydi. 

Biraz nihayetra karýmýn güzel amýndan Nusret beyin dölleri dýþarýya taþmaya baþladý. Gecenin kim bilir kaçýncý boþalmasý olmasýna raðmen Nusret beyin döllerinin bu kadar çok olduðuna þaþýrdým. Gözlerim, karýmýn amýndan yavaþça süzülen döllere kilitlenmiþti. Kim bilir daha ne kadarý karýmýn rahmindedir diye düþünürken, Nusret beyin yattýðý yerden sesini duydum. “Amýna koduðumun orospusu bitirdin beni!” dedi. Halen soluk solukeydi. Pelin’imin ise yanit verecek hali hayirtu, yarý baygýn kinetiksiz yatýyordu sýrtüstü. Diri, dolgun memeleri inip kalkýyordu sadece. Terden sýrýlsýklamdý. Loþ ýþýkta parlýyordu. Ter ve seks kokusu iyice sarmýþtý odayý... 

Ben sesimi çýkartmadan onlara bakýyordum. Sikim de halen dimdikti, sýzlýyordu. Elime alýp boþalmak için deli oluyordum, ama bir yandan da kýzacak diye adamdan korkuyordum. Nusret beyin, “Kerem, git bize birer bardak soðuk su getir!” sözüyle kendime geldim. Konuþacak halde deðildim. Hemen kalkýp odadan çýktým. Mutfaða doðru pür telaþ yürürken, olanlarý tekrar yaþýyordum basmda. Hemen geri dönmek için acele ettiðimi ayrim – nüans – baskalik ettim. 

Odaya elimde tepsiyle geri döndüðümde, Pelin daha tam kendine gelmemiþti, bardaðý alacak durumu hayirtu. Nusret beye içine buz da attýðým soðuk suyunu verdim. Kana kana içti. Karýma tepsideki diðer bardaðý alýp uzattý, “Bebeðim, su iç, biraz kendine gel!” dedi. Yine o kibar beyefendi olmuþtu. Karým hafifçe gülümsedi. Dirseklerinin üzerinde kuvvetlükle doðrulup, Nusret beyin elinden suyu içti. Bitap görünüyordu. Suyu içip kendini tekrar býraktý, sýrtüstü, çýrýlçýplak. 

Nusret bey bana dönüp baktý ve gülümsedi. O an utandým. Karýmýn külodundan fýrlayan sikimi görmüþtü. “Bizi sikiþirken izlemek seni iyice azdýrdý galiba Kerem. 31 çekmek ister misin?” diye sordu. Yüzüne bakmadan utana utana baþýmý salladým. “Hadi çek o zaman! Karýna baka baka çek! Haa, avucunun içine boþalacaksýn. Bir yeri kirletirsen çok kýzarým. Tamam mý?” deyip güldü. 

Tamam anlamýnda baþýmý salladým. Avucuma tükürüp, küçülmüþ haliyle bile benimkinden büyük bir yaraðýn önünde 31 çekmeye baþladým. Karýmýn, içinden halen döl sýzan güzel kýlsýz amýna bakýyordum. Daha ikinci sývazlamada sessizce boþaldým avucuma. Herif yattýðý yerden, bir çocuðun yaptýðý marifeti seyredermiþ gibi eðlenmiþti 31 çekmemden. “Hadi þimdi git temizlen. Sonra þu karþýdaki kanepeye uzan uyu. Bir þey istersem uyandýrýrým seni!” deyip, yerdeki yataðýn örtüsünü fýrlattý bana. 

Efendisinin emrinde bir köle gibi emirlerine itaat ettim. Banyodan döndüðümde ikisi de uyumuþlardý. Çýrýlçýplak yatýyorlardý. Adamýn iri simsiyah kýllý gövdesi ile, ona sýmsýký sarýlan karýcýðýmýn minyon narin bedeni ve bembeyaz teni çok güzel bir tezat oluþturmuþtu. Baþýný adamýn göðsüne koymuþ, sarý uzun saçlarý adamýn göðsüne dalgalar halinde yayýlmýþtý. Eli, inikken bile hayli iri görünen sikin üzerinde, bir bacaðýný Nusret beyin üstüne atmýþ, minik pembe amcýðý, içinden süzülen zevk sývýlarý ve adamýn dölleriyle halen ýslak ýslak parlýyordu. Öyle güzel bir manzaraydý ki! 

Nusret beyin dediði gibi, kanepeye uzandým, örtünün altýnda büzülüp uyudum. 

[Kerem] 
akraba seks hikayeler akraba seks hikayeler mobil seks hikayeler